YAZARLAR

Toplumun en çok sevilen kesiminin kimler olduğunu söylesem inanmayacaksınız! Torbalarda onlar var, manşetlerde onlar var.

Dillerde ve gönüllerde oldukları söylenenler, karşıdan karşıya elmalı dağlar misali özlenenler, bayramdan bayrama hazır mesajlarla yarım elma-gönül alma misali hatırlananlar, bankaların sadece onlara özel diye sağladığı imkanların muhatapları onlar!

Onlar kim mi?

İnanmayacaksınız amma emekliler!

Son günlerin en çarpıcı, en göz alıcı, haberleriyle mest oldu emekliler!

Nasıl mı?

Emeklilerin beklentisi olan 900 liralık promosyondan kapak kaldırılmazken, özel bankalar açık artırma misali 50- 100 lira artırmalara giderken, devlet bankaları susma krizlerine girerken, bir yaşımıza daha girdik!

Bunun adına kafa karıştırmak, zihin bulandırmak, hatta hedef şaşırtmak bile denebilir!

Emeklilere yakacak yardımı yapılacakmış, hemde 600 lira!

Bu konuda, Meclis’e sunulmuş kanun teklifi bile varmış!

Şimdi siz, siz olun hangi dağda kurt öldü demeyinde görelim!

Durun daha bitmedi esas haber geride…

Emekililere dini bayramlar öncesi yılda iki kere birer maaş tutarında ikramiye verilmeside kanun teklifinde yer almış!

Kimin başına saksı düştü acaba diye merak etmeyecek misiniz?

Haber dediğiniz böyle olur.

Yılın ilk yarısında 30 lira, ikinci yarısında bir 30 lira daha maaş artış müjdesi ile müjdelenen ve ihya edilen emeklilere beddua etmesin, desteklerini çekmesin diye mi, bütün bu lafla ağızlarına bir parmak bal çalmalar!

Sanki her meclise taşınan kanun teklifi kabul görüyor!

Maaş Promosyonu konusunda resmen beklentiye giren emeklileri, artı beklentilerle toptan kalpten götüreceksiniz anlaşılan!

Günümüzün haberleri aynen fal gibi…

Fala inanma, falsız kalma demiyorlar mı?

Habere inanma, habersizde kalma diyelimde, günümüz şenlikli geçsin!

Bu haberciler, bir ömür sevgili okurlar!

Emeklilere vermedikleri müjde yok, içimiz dışımız, evimiz-barkımız, iç ceplerimiz, yan ceplerimiz müjde doldu!

Müjde doldu da, elimize niye bir kuruş bile geçmedi, onu niye yazmıyorlar?

Yazmazlar çünkü işlerine gelmez!

Kimin yalancıları bunlar!

Olmaz amma, ağzımıza bir parmak balı gerçekten çalsalar ne diyecekler?

Dur baba, şekerin var, maazallah ölürsün!

Alt tarafı bir parmak bal, yiyemedi de öldü diyeceklerine, yedi de öldü desinler diyenlerinde, aman ha… ne olur ne olmaz, başımıza kalır diyerek tutuveriyorlar ellerinden.

Maksat bal kavanozuna, bal peteğine uzaktan baktırmak. Sizin bir ayağınız çukurda, deyip oyalamak!

Aklına başka bir şey gelen, promosyon görüşmelerinden ne sonuç çıktı bilen var mı?

Bir promosyonu halledemeyenler, üzerine düşmeyenler, görüşüyoruz, mutlaka çözeceğiz diyerek işi zamana yayanlar, iplere un serenler, lafa-söze boğanlar mı, emekliye yeni imkanlar sağlayacaklar?

Habercilerin amacı merak uyandırmak, yazdıklarını okutmak ve gündem olmak!

Zaten beklenti içinde olan insanları, dahada fazla beklenti içerinde bırakarak, ha bugün-ha yarın diye meraklandımak!

Emeklililerin içinde kalbi olan, tansiyonu olan, şekeri, kolestrolü olan, heyecanlara, sevinç ve üzüntülere gelemeyen dünya kadar insan var!

Yarısı hücceten, bir yarısı kalpten, bir yarısı tansiyondan gitsin, ortada emekli diye bir şey kalmasın mı istiyorsunuz?

> Yeni Meram >Yazarlar > Emeklilerin ağzına bir parmak bal!..
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.