YAZARLAR

Durdu, durdu, kar ilkbahar mevsiminin kapı komşusu olan Mart’ta yağmaya başladı.

Atalarımız doğru söylemişler;

Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır.

Bahar havası içinde geçen kış mevsimi, ilkbahar kapıya gelip dayanınca, sadece kar değil, soğuklarda başladı.

Mevsimlerin de yazgısı değişti, bir birinin içine geçti;

Kışta bahar, bahar da kış yaşıyoruz.

Kavanoz dipli dünya değiştikçe değişiyor, buna ayak uyduran mevsimler de öyle

Kar olgusu, edebiyatımızın renklerinden ve zenginliklerindendir. Şiiri, şarkısı, öyküsü, romanı ve efsanesi dolu bir kar olgusu.

Ne zaman kar yağsa Ahmet Muhip Dranas’ın kar şiiri beynimde mıh gibi çakılı kalır.

“Kardır yağan üstümüze geceden,
Yağmurlu, karanlık bir düşünceden,
Ormanın uğultusuyla birlikte
Ve dörtnala dümdüz bir mavilikte
Kar yağıyor üstümüze, inceden.

Sonra Cenap Şahabettin’in Elhan-ı Şita’sı gelip yüreğimin ortasına oturur,

Bir beyaz lerze, bir dumanlı uçuş

Eşini gaib eyleyen bir kuş gibi kar Geçen eyyâm-ı nevbaharı arar. Sonra, değerli dostum, hemşerimiz Bekir Sıdkı Erdoğan’ın “fal” şiiri kapımı çalıyor; ■ Sen karşıma, her özlediğim anda çıkarsın!
İzmir’de; çıkar Kars’ta çıkar, Van’da çıkarsın…
Hiç böyle vefa görmedi âlemde hakikat;
Yollar kapanır, sen yine fincanda çıkarsın! Kar yağanda ustamız, üstadımız Feyzi Halıcı öyle dingin durur mu? Daha taşa, yere göge, karaya denize sevgisini gergef gergef işleyen Halıcı’nın duyguları karla ile şaha kalkar; ■ Sevdadır çevre yanımda
Bir nice nöbet tutmuştur
Kar yağmıştır o dağlara
Nilgün beni unutmuştur..

Gönlümde dert dilim dilim
Aşkım tanımıyor iklim
Dostlar kendimde değilim
Gitti hayatım, sevgilim
Gayri ne söylesem boştur
Kar yağmıştır o dağlara

Nilgün beni unutmuştur.

Sezai Karakoç, kar deyince ne diyor;

■ Karın yağdığını görünce

Kar tutan toprağı anlayacaksın

Toprakta bir karış karı görünce
Kar içinde yanan karı anlayacaksın
.

Yahya Kemal Varşova Büyükelçisi iken

yağan karda İstanbul’u özlüyor;

■ Birdenbire mes’ûdum işitmek hevesiyle,
Gönlüm dolu İstanbul’un en özlü sesiyle.
Sandım ki uzaklaştı yağan kar ve karanlık,
Uykumda bütün bir gece Körfez’deyim artık!
Cahit Sıtkı’nın kara yaklaşımı daha değişik;
Esiyor tane tane yine beyaz bir rüzgâr.
Söyleyin hangi kuşun kanatları yolundu?
Yine hangi ağaçtan döküldü bu yapraklar?
Nazım Hikmet karı karanlıklara yağdırıyor;

■ Lambayı yakma, bırak,
sarı bir insan başı
düşmesin pencereden kara.

Kar yağıyor karanlıklara.
Kar yağıyor ve ben hatırlıyorum.
Kar…

BİR DAMLA

■ Memesiz kalmış çocuklar gibi ağlar Karların altında toprak ana Ağaçlar bir mahzun, kuşlar neşesiz, Uzun ve efkârlı gecelerin beyaz karanlığında,

Büyük yalnızlık içindeyiz.

■ Kar yağanda melül, mahzun olurum

Uçarı gündüzlerde yitirdim seni.

Geceler içinde yeniden bulurum

Hatırlasam deli olurum

Hatırlamasam edemem

Hatırlarım.

■ Baharı özlüyorum diz boyu kar içinde

Gerçek şu ki, dört mevsimde çiçeksin

Besbelli, kış sonrası bahar da gelecek,

Ama, sen gelmeyeceksin.

A.Rıdvan Bülbül

> Yeni Meram >Yazarlar > ELHAN-I ŞİTA
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.