YAZARLAR

■ İnsanı, Allahü teâlâdan uzaklaştıran şeyleri istemekte zillet, âhireti istemekte ise izzet vardır.
***

Hz. Mevlânâ, başkalarından bir şey istemeyi öğrenicilerine yasaklar ve der ki;
“Başkasına el açıp bir şey isteyen, bizim öğrenicimiz değildir. Ona dünyada da âhirette de şefaat etmeyiz; uzak dururuz.

Biz, öğrenicilerimize sürekli vermeyi, ihsan ve ikramlarda bulunmayı, herkese karşı alçak gönüllükte bulunmayı, tatlı sözlü, güler yüzlü olmayı tavsiye ediyoruz. El açıp istemek bizim yolumuzda yoktur.”

■ Dünyayı sevmek, Allah sevgisini kalpten götürür. Allahü teâlâdan başkasından korkmak, Allah korkusunu kalpten çıkarır; Allah’tan başkasından istemek, Allahü teâlâya olan ümidi kalpten uzaklaştırır.
Sonuçta, Allahü teâlâdan isteyen aziz, insanlardan isteyen ise zelil olur. Yahya bin Muâz-ı Râzî Hazretleri’nin buyurduğu gibi:
“İnsanı, Allahü teâlâdan uzaklaştıran şeyleri istemekte zillet, âhireti istemekte ise izzet vardır.
■ Allahü teâlâya imân eden, O’nun emirlerine boyun eğen, başını secdeye koyan, aziz olur. Kendi nefsine, kendisi gibi aciz olan insanlara boyun eğen, onların huzurunda eğilen, dünyalık ele geçirmek için onlara yaltaklık eden de, zelil, hakir olur.
Tezellül, bayağılık, kendini aşağı tutmak yani zillet demektir. Bir günlük yiyeceği, içeceği olan bir kimsenin, başkalarından yiyecek, içecek, para istemesi, dilenmesi, tezellül olur ve haramdır;
“Dünyayı kazanmakta nefisler için zillet, âhireti kazanmakta ise izzet vardır”

■ Davet edilen yere gitmemek günahtır. Davet olunmadığı yere gitmek hırsızlık etmek olur.

***

Fazla armağan almak için, az şey vermek, bayağılıktır. Zaruret olmadan, bir kimseden bir şey istemek, dilenmektir ve haramdır.

Hz. Resûlullah, Hz. Ömer’e armağan olarak bir şeyler göndermişti. Hz. Ömer ise, bunları almayıp geri gönderdi. Karşılaştıkları zaman Peygamber efendimiz sordu;
– Niçin almadın?

Hz. Ömer yanıt verdi;
Yâ Resûlallah, buyurmuştunuz, bunun için almadım!

Bu yanıt üzerine Hz. Muhammed dedi ki;
– O sözüm, isteyip de almak içindi. İstemeden gelen şey, Allahü teâlânın gönderdiği rızıktır.

Bunun üzerine Hz. Ömer konuştu;
-Allahü teâlâya yemîn ederim ki, kimseden bir şey istemeyeceğim ve istemeden gelen her şeyi alacağım.
■ Aç olan ya da bir şeye muhtaç olan, kimseden istemeyip, Allahü teâlâdan beklerse, Allahü teâlâ, ona bir yıllık rızık kapıları açar.
Hz. Ebû Saidi bir olay aktardı;
“Annem beni Resûlullah efendimizden bazı şey istemem için gönderdi. Mübârek yüzünü bana çevirerek dedi ki;
– Kim sahip olduğu şeye kanâat ederse, Allahü teâlâ onu başkasına muhtaç etmez. Kim çirkin şeylerden sakınırsa, Allahü teâlâ onu iffetli eyler. Kim sahip olduğu şey ile yetinirse, Allahü teâlâ ona kâfidir. Kim bir ûkıyelik miktarında bir şeye sahip olduğu halde, başkasından bir şey isterse, sürekli isteyici olur. Ben kendi kendime falan devemiz bir ûkıyeden daha iyidir dedim. Hiçbir şey istemeden Resûlullah efendimizin huzurundan kalkıp gittim.

■ Dünyalık mal sana yöneldiği zaman sen de vermesini bil. Dünyalık mal senden yüz çevirdiği zaman yine ver. Çünkü o mal devamlı sende kalmayacaktır.

BİR DAMLA:

■ Veren el, alan elden üstündür.

■ Bizim yolumuz cömertliktir, vermektir. Kimseden bir şey istemek değildir

> Yeni Meram >Yazarlar > EL AÇIP İSTEMEK
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.