YAZARLAR

Fransız General Male, 1812’de Napoloen’un Rusya seferinde öldüğünü öne sürüp hükümet darbesi yapmaya kalkıştı; başarılı olamayınca yakalandı ve tutuklandı. Yargılamanın ilk duruşmasında Yargıç General Male’ye sordu;

– Kimlerle birlikte hareket ettiniz, yandaşlarınızı açıklar mısınız?

General Male’nin yanıtı tam anlamıyla bir kıssadan hissedir;

-Bütün Fransa, hatta siz sayın yargıç; şayet başarılı olsaydım.

İşte darbe böyle bir şeydir. Sonucuna göre, hüküm ifade eder. Ne var ki, genelleme olarak “darbe” demokrasiye ve demokratik anlayışa ters düşen bir yaklaşımdır, hepimizin karşı çıkma görevi vardır ve olmalıdır.

Sırası gelmişken aktarmakta yarar vardır;

Darbeler daima evlatlarını yer.

tartışmaları, darbe olgusunu bir kez daha gündeme taşıdı, darbenin düzü ve düz olmayan bir de postmoderni var. Çoğu yazar, çizer, sanatçı ve siyasetçi 28 Şubata post modern darbe nitelemesi yapıyor.

Darbe Arapça kökenlidir, “arbe” den gelmektedir. Kaba anlamıyla, vuruş, çarpış anlamındadır. Mecaz anlamda ise, birini kötü duruma düşüren, sarsan olaydır.

Rejimi ilgilendiren “darbe”nin anlamı ise;

■ Bir ülkede baskıyla ve zor kullanarak ya da demokratik yollardan yararlanarak hükümeti istifa ettirme veya rejimi değiştirmeye dönük yönetimi devirmedir

Samuel Phillips Askeri darbeler dört çeşit;

Atılım darbesi, veto darbesi, Guardian darbesi ve kansız darbe. Askeri darbelerin yanında özellikle siyasal aktörlerin telaffuz ettiği bir başka darbe daha var;

Sivil Darbe!

Grevleri de darbenin ayak sesleri olarak algılayanlar bile var. Ancak grevi “demokratik hak” diye savunmak doğru olanıdır.

Bizde de birkaç kez uygulanan hükümete “muhtıra vermeyi “ darbe olarak niteleyenler az değildir. Fransızca “déclaration”ctan gelme, bildirme, duyurma, ilân etme gibi anlamları taşıyan deklarasyon gözden ırak tutulmalıdır.

Postmodern darbe 1997 Şubat’ta MGK ’nın toplantısında alınan ve 28 Şubat diye bilinen kararlarla gelişen olayların ilk olarak Yazar Türker Alkan’ın “Postmodern bir askerî müdahale” başlıklı yazısıyla gündeme girmiş, Cengiz Çandar’ın etkisiyle yabancı basında da kullanılmaya başlanmıştır.

Sırbistan’da , başarısız olan Beyaz Rusya’daki eylemler,Gürcistan’da gelişen “Gül Devrimi” ile Kasım 2004 ile Ocak 2005 arasında Ukrayna’da gelişen ve “Turuncu Devrim” diye nitelendirilen süreç de yabancı basında “postmodern darbe” diye adlandırıldı.

Venezuela’da Chavez karşıtlarınca yapılan eylemler “postmodern darbe” olarak değerlendiriliyor. Bu terimin Türkiye’de ve dünyada kullanımı arasında belirgin bir ayrım bulunmaktadır. Türkiye’de ordunun siyasal hükümete yapılacak ve yapılmayacakları dikte ettirdiği, kurumun demokrasinin işleyişine müdahalesini anlatmak için kullanılmaktadır. Dünya üzerinde özellikle “Turuncu Devrim” için Guardian gazetesi yazarı Steele tarafından öne sürülen görüşe göre, otoriter hükümetin işleyişine, ABD kaynaklı hükümet dışı örgütlerce desteklenen toplumsal hareketlerle müdahele edilmesi anlamındadır. Bu tarz eylemlere parasal destek olduğu ileri sürülen muhafazakâr kapitalist George Soros’un ve ABD’li National Democratic Institute, The International Republican Institute ve Freedom House hükümet dışı örgütler öne çıkmaktadır

Postmodern durum ekonominin küreselleşmesi sermaye birikimi ve hareketi ile ulusal ekonomilerin piyasa mekanizmaları aracılığıyla bütünleşmesi gibi sosyo-ekonomik özelliklere işaret etmektedir. Bu darbe de Yeni Dünya Düzeninde yapılan/ yaptırılan darbe demektir.

BİR DAMLA

■ Baskı ihtilalin tohumudur.

> Yeni Meram >Yazarlar > DÜZ DARBE, POSTMODERN DARBE!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.