YAZARLAR

■ Adama dayanma ölür, duvara dayanma yıkılır .

■ Duvar yapıldıktan sonra duvarcı unutulur.

***

Ben bir duvarım hiç güneş görmedim
Sen hiç güneş görmemiş bir başka duvar
Yüzümüz benek benek tahta kurusundan
Ve sinemiz baştan başa ak üstünde karalar.

Yunanistan ve Bulgaristan’ın Türkiye sınırlarına “duvar çekme” konusunda karar alması, bu yapıyı yeniden gündeme getirdi:

Duvar deyip geçmeyin. Duvarların dili olsa da konuşsa. Özel yaşamda ve ülkeler arası ilişkilerde “duvar” özel anlam taşır. Konuya ilişkin iz bırakan yapı Berlin Duvarı’dır.

O dönem Doğu Berlin, komünist Sovyetler Birliğinin güdümü altındaydı. Halk, Batı’ya geçmenin yollarını arıyordu. Berlin Duvarı, Doğu Almanya’dan Batı Almanya’ya insan akınını engellemek amacıyla 1961 yılında siyasal ve ideolojik nedenlerle yapılmıştı.

Özgürlüklere dikilen bu utanç duvarından insanlık ancak 28 yıl sonra kurtulabilmişti. ABD Başkanı Ronald Reagan’ın 12 Haziran 1987’de Berlin’i ziyareti sırasında, duvarının yıkılması için Sovyetler Birliğinin lideri Mihail Gorbaçov’dan destek ve ilgi istedi;

İnsanların hangi nedenlerle olursa olsun, istedikleri yere gidebilme, göç etme hakkı vardır. Bu hak kullanılmalıdır!
Berlin Duvarı nihayet özgürlüğün simgesi olarak 28 yıl 9 Kasım 1989’da yıkıldı. Berlin duvarı ortadan kalktı ama dünya maalesef duvarsız olamıyor. Duvarı’nın yıkılışından 21 yıl sonra bu kez ABD bir utanç simgesi Meksika sınırına duvar ördü. Proje, Latin Amerika ülkelerinden ABD’ne girişleri önlemeye dönük yapıldı. Genelde iş bulmak ya da ailelerini birleştirmek gibi sosyal nedenlerle ABD’ ne göç etmeyi yeğliyorlar.

Batı Şeria’daki İsrail yerleşim yerlerinin çevresi de duvarla örülüyor. Duvar arkasında dünyadan soyutlanan Filistin’de genç kızlar aç kalmamak için nişan yüzüklerini satıyor. ***

Sosyolog Prof. Dr.Wallerstein, duvarların, insanlarla paylaşmak istenmeyenleri koruma düşüncesiyle inşa edildiğine vurgu yapıyor.
“ Duvarlar önce zihinlere örülür. Daha somutlaştırılarak özel mülk alanlarının çevresi ya da sınırlara örülmeye başlanır. Bu bağlamda da varlıklı insanlar davetsiz konuklarını mülklerinden uzak tutmak için duvar yaptırırlar.“

Duvar öylesine değişik fotoğraflar verir ki. Örneğin, hapishane duvarı, okul duvarı, köşk duvarı, bahçe duvarı, stadyum duvarları vb.

Bir de duvara toslamak vardır ki, bu da umutsuzluğu çağrıştırır. “Duvar gibi adam” deriz, konuşmayanın portresini çizeriz

Adama dayanma ölür duvara dayanma yıkılır!
İnsanlar yaşam boyunca birbirlerine destek verirler, ancak, destek sürekli olmaz.

■ Yalnız taş duvar olmaz.

İnsanlar bir arada yaşamak zorundadırlar. Bu zorunluluk dayanışmayı, yardımlaşmayı gerekli kılar. Tek taşla duvar yapılamazsa, insanlar da tek başlarına işlerinin üstesinden gelemezler. Çektiğimiz sancının özünde tek taşla duvar örmeye kalkışma yatmaktadır.

Dayanışma ve yardımlaşma özürlüsüyüz!

■ Duvarın temelini kazdıktan sonra, dibinde durma.

■ Aşılmasına imkân olmayan hiçbir duvar yoktur.

BİR DAMLA:

DUVARA GEREK YOK!

Namık Kemal, Rodos Mutasarrıfı iken, mezarlığın etrafına duvar örülmesi için

başvuranlara şu yanıtı vermiş;
– Buna gerek olduğunu zannetmiyorum, İçerdekiler isteseler de dışarı çıkamazlar. Dışarıdakiler, yalvarsan da içeri girmezler.

> Yeni Meram >Yazarlar > DUVARLAR YÜKSELİYOR
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.