YAZARLAR

Dürüstlük, bilgelik kitabının ilk dersidir.

Sinoplu Diyojen’in elinde fener çarşıda, pazarda, sokakta meydanda güpegündüz

“ adam gibi adam “ aradığı gibi, toplumsal uzlaşı içinde, dürüstlük arıyoruz. Öncelikle siyasette başladığımız arama sonra başka alanlara doğru yöneliyor-.örneğin ticarette, medyada, eğitimde, bütün mesleklerde.. Dürüstlük dürtüsü ve isteği tekilinden çoğula dek çoğalıp gidiyor;

■ Dürüstlük en iyi siyasettir.

Birey ve toplum olarak dürüstlüğü yeğler ve ilke haline getirirsek, günün birinde kesinlikle başarı kapılarını sonuna dek açılır.

Demokrasinin, ileri demokrasinin en önemlisi de” adaletin yolu dürüstlük istasyonundan geçerek yol alır;

■ Dürüstlüğünüz ve nezaketiniz kesinlikle başkalarının şahitliğine gerek duymamalıdır.

Dürüstlük söz konusu ise kıssadan hisse bir öykü aktarmak yerinde olacaktır.

Bir kasabada her gün hava kararınca, insanlar, maymuncuklarını ve fenerlerini yanlarına alır, komşularının evlerini soymaya giderlermiş. Fakat gün doğarken geri döndüklerinde de her seferinde kendi evlerini de soyulmuş durumda bulurlarmış. Ama bu memlekette kimse kaybetmezmiş, çünkü herkes birbirinden çalarmış. Bir gün, nasıl olmuşsa, dürüst bir adam ortaya çıkmış. Geceleri, diğerleri gibi çantasını fenerini alıp hırsızlığa çıkmaktansa, evinde kalıp çalışmayı tercih etmiş. Hırsızlar onun evinin önüne geldiklerinde içeride ışık yandığını görünce döner giderlermiş. Fakat bu durum böyle bir süre devam edince, ahali ona kızmaya ve söylenmeye başlamışlar;
“Çalmadan yaşamak tercihin, ama başkalarını engellemeye hakkın yok!”
Bunun üzerine dürüst adam, geceleri ışığını söndürüp dışarı çıkmaya başlamış. Her gece, hırsızlık yapmadan orada burada dolaşır durur, sonunda yatmaya evine dönermiş. Fakat her döndüğünde evini soyulmuş bulurmuş. Sonuçta yiyecek içecek hiç bir şeyi kalmamış ve memleketini terk etmek zorunda kalmış. Kasabada hırsızlıkta ustalaşıp giderek zenginleşenler kendileri için soygun yapmak üzere maaşlı hırsızlar tutmaya başlamışlar. Zamanla, zengin fakir ayrımı çoğalmış. Zenginler malları için bekçiler tutmuşlar, hapishaneler kurmuşlar. Kendi mallarının çalınmasını da yasa dışı ilan etmişler! Ancak yoksulların mallarını çalmak hala serbestmiş! Bir süre sonra, artık kimse soymaktan ve soyulmaktan söz etmez olmuş. Yoksulların çoğu ya açlıktan ölmüş ya da oraları terk edip gitmişler. Zenginler ve maaşlı soyguncular soyacakları kimse kalmadığından servetlerini yavaş yavaş yitirmeye başlamışlar. Sonunda zenginler eski düzeni yeniden sağlamak için oraları ilk terk eden dürüst adamı başa getirmeye karar vermişler. Sorarak yaşadığı yeri öğrenmişler. Evine gittiklerinde kapıda yazılı kıssadan hisse yazılı bir kâğıt görmüşler;

■ Bir insan dürüst olduğu için aranıyorsa, her şey için çok geç olmuş demektir.

BİR DAMLA:

Düşüncelerinin ağzı dili olmayacak. Aşırı hiçbir düşünce ardına düşmek yok. Teklifsiz ol, bayağı olma. Dostların arasında denenmiş olanları çelik halatlarla bağla yüreğine. Ama her zıpçıktı, acemi çaylak arkadaşı da el üstünde tutup kirletme.. Kavgadan sakın… Ama ettin mi de öylesine et ki korksunlar senden. Herkese kulağını ver, sesini verme.

Herkese akıl danış, kendi aklını sakla.

Kesenin elverdiği kadar giyin. Zengin ama gösterişsiz olsun giydiğin. Sakla vücudunun en güzel yerlerini sevdiğine. Ne borç ver, ne de al… Çünkü borç vermek çok kez hem paranı hem de dostunu yitirmektir.

Her şeyden önce kendine dürüst ol.
O zaman gece gündüzü takip ettiği gibi, herkese karşı dürüst olursun.

> Yeni Meram >Yazarlar > DÜRÜSTLÜK ARANIYOR!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.