YAZARLAR

***

“MAĞLUBİYETE uğrayınca ümitsizliğe kapılmayın, çünkü her başarısızlıkta bir zafer arzusu yatar!”

***

İKİ KARAR…

Rizespor bizim takımımız değil. Aynı şekilde Adanaspor da… Ancak söyleyin Allah aşkına; Bir metre kadar havaya sıçrayıp adamın göğsü ile koltuk altı arasına göstere göstere tek ayakla çifte atmak neyi gerektirirdi? Her hareketi hırçınlıkla dolu Barbaros, bu hareketi yüzünden kırmızı kartlık değil miydi? İkincisi, Adana’nın 2. golünde M’Billa, Sezer’e faul yaptı mı yapmadı mı? Hakem Süleyman Abay çoğu mücadele sonrası takdir haklarını Adana’dan yana kullandı mı, kullanmadı mı? Açıkçası, çalmadığı iki düdükle maçın ağırlığının altından kalkamadı. 2 düdük! İşte bir sezonun hikayesi!..

***

Bugün Rize-Adana 1-3’ün rövanşı var

YARIN…

Kasımpaşa-Konyaspor 18.30’da. Play-Off’ta ikinci ve son kapışma… Konya’daki skor çıkarsa, uzatmalara… Yine de değişiklik olmazsa penaltılara… Statüye göre, “İlk yarı oynandı… 2. yarısı oynanacak.” Evet… Futbol mucizeler oyunudur, bir şans daha vardır, fakat açıkçası bu futbolla final maçı için umutlu değilim. Yine de, gönüllerimiz, dualarımızla birlikte Konyaspor’la.

***

DÜRÜSTLÜĞÜN BEDELİ!

Selçuk Üniversitespor’un en önde gelen yöneticilerinden Zeki Çimen Gaziantep’le oynanacak 3. maç öncesi şöyle demişti: “Kulağımıza gelen söylentiler var. MHK Başkanı’nın geçtiğimiz yıllarda Antep’te yönetici kimliğinin olması hakem atamalarında bizzat otoritesini kullanması canımızı sıkıyor. Bugüne kadar hiçbir maçta hakemlerin lehimizde olmasını istemedik. Bu yüzden de çok canımız yandı. Tarafsız hakemler arzu ettik. Arzularımızı hiçbir zaman federasyona resmi talep olarak sunmadık. 2 milyonluk bir şehrin kaderi bir düdükle belirlenmemeli. Sahamızda hakem kararları ile bile kaybettiğimiz maçlarda sportmenlik dışı olay yaşanmamıştır. Ama Antep’te son maçta olduğu gibi seyirci baskısı kurmak amacı ile büyük ve modern salon varken bizleri küçük, dar ve sıcaklığının 38 derece olduğu salonda karşılaşma oynatma zihniyeti ile Türk basketbolu nereye gidecektir? Gaziantep’te bize yapılanı biz de yapalım mı? Maçı; büyük, klimalı ve saha güvenliği olan salondan alıp küçük, seyircinin salonun içinde olduğu salonda mı oynayalım?”

Söylemesi bile doğru değil ama… Keşke biz de onlar gibi yapsaydık. Şimdi şöyle denir: Birinci Lig’e yükselememek dürüstlüğümüzün bedelidir!

***

DEMİRÖREN DÜŞEBİLİR…

Haber çok uzun. Biz özetleyelim: “Maliye Bakanlığı raporunda, Beşiktaş Kulübü’nün gösterdiği açıkların hata olmadığı ve bilinçli vergi kaçırma suçu işlendiği iddia edildi. Raporda 41 adet hileli kayıt ile net 51 milyon 933 bin 95 lira KDV matrahının beyan dışı bırakıldığı yer aldı. Beşiktaş, Biletix, Lig TV, TFF ve reklam gelirlerinin bir bölümünü beyan etmedi. 110 milyon lira gösterilmesi gereken gelir, 56 milyon lira beyan edildi. 52 milyonluk gelirden doğan 9 milyon 400 bin lira vergi kaçırıldı. Raporun savcılığa yollanarak suç duyurusunda bulunulmasının ardından 18 Mart 2012’de Yıldırım Demirören ve diğer eski Beşiktaş yöneticileri hakkında vergi kaçakçılığı yaptıkları gerekçesiyle dava açıldı.

Savcılık Demirören ve dönemin yöneticileri için 18 aydan 3 yıla kadar hapis cezası istedi. Davanın ilk duruşması 24 Mayıs’ta görülecek. Hüküm giymesi durumunda Demirören’in TFF Başkanlık koltuğu da tehlikeye girecek.”

Evet, resmi raporlar bunları diyor.

Çoğu Süper Lig Kulübü de istemese…

Demirören’i dü-şü-re-mez-ler.

Nedenini sizler çok iyi biliyorsunuz.

Siyaset spora balıklama dalmışsa!

Geri kalanı fasa-fiso, yani angarya…

> Yeni Meram >Yazarlar > Dürüstlüğün bedeli
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.