YAZARLAR

“74 milyon gül dalı… ‘Bu yurt Türk’ün öz malı, yine Türk’ün kalmalı’ diyen yiğit dilleriyiz.”

***

HASAT…

25 şehit verdiğimiz çatışma için saldırı emrini verdiği öne sürülen Suriye’li terörist Fehman Üssün’ün parolası, “şimdi hasat zamanı” imiş.

Evet… Şimdi gerçekten hasat zamanı.

Ancak bu kez Mehmetçiğimizin!

*

KÖKÜNDEN KAZINACAK

Doğu’da, Güneydoğu’da kan gövdeyi götürürken…

Tarihe geçen şehitler verilirken….

Yüreklerimiz yanarken…

“Gınalı guzularımız” toprağa verilirken…

İçimiz kan ağlarken…

Ankara’da toplantılar yapılırken…

En üst düzeydekilerimiz o bölgedeydi.

Yurt dışı ve içi gezileri de iptal edildi.

Ocaklar; bir bir, dokuz dokuz, otuz otuz sönerken…

Orada burada, maçlarda saygı duruşları yapılırken…

Söylemlerde yine değişiklik yoktu:

“Kanları yerde kalmayacak.”

“Cevabını misliyle görecekler.”

“Şehitlerimize Allah’tan rahmet, kalanlarına…”

“İntikamımız çok büyük olacak.”

“En şiddetli şekilde cezalandırılacaklar.”

Oysa PKK’lılar oturmuşlar Kandil’deki bir mağarada ateşin karşısına, kaçak çay ve sigara eşliğinde 20 adet küçük televizyonu aynı anda izliyor:

“Hangi kanal hangi haberi nasıl veriyor?”

Artık “kurusıkı” atmalardan bıkmıştık… Ki;

22 taburumuz 5 ayrı bölgede yaklaşık 12 bin askerimizle Irak’ın kuzeyinde ve Güneydoğumuz çevresinde “temizliğe” başlayıverdi.

Başbakanımız, “harekat, netice almanın adıdır. Şüphe etmeyin, biz kazanacağız” dedi.

Bu kez inşaallah kökünden kazıyacağız.

Ve Amerikan hazretleri izin verirse….

Ay-Yıldızlı bayrağımızı Kandil’e dikeceğiz.

“Yaslı gittik, şen geldik” diyeceğiz.

Zamana ihtiyacımız var, o kadar.

***

AL VERGİYİ DÖN KÖŞEYİ

Hadi akaryakıta alıştık.

Doğalgaza da boşverdik!

Sonra otomobil… Sonra sigara… Sonra alkol… Sonra cep telefonu… Sonra vergiler… Sonra harçlar…

Sonra trafik cezaları…

Sonra?. Sonrası mı var say sayabildiğin kadar.

İğneden ipliğe adına “zam” yerine ister “fiyat ayarlaması”, ister “güncelleşme”, ister “değerleme” deyin.

Ancak, konumuz yine elektrik.

Hani şu cebimizi yakan…

Bizim eve faturası gelmiş.

“70 lira 50 kuruş ödeyin” diyor.

Şöyle bir göz attım faturaya…

Sayayım size 10 çeşit vergiyi:

1-Kayıp kaçak bedeli, 2-Dağıtım bedeli, 3-Sayaç okuma bedeli, 4-Perakende satış hizmeti bedeli, 5-İletişim sistemi kullanım bedeli, 6-Enerji Fonu, 7-TRT payı, 8-Tüketim vergisi, 9-Ayar bedeli, 10-Katma Değer Vergisi .

Hesaptan iyi anlamam ama benim 70 liranın 31 lirası vergiye uçuyor!

Daha yuvarlak bir rakam: 100 liranın 45’i…

Dağıtım Bedeli’ni anladım.

Perakende Satış Hizmeti’ni anladım.

Katma Değer Vergisi’ni anladım.

Kayıp Kaçak Bedeli’ni anladım.

Sonra, “verginin de vergisi”ni düşündüm.

Düşündüm: TRT Payı ne demek?

Düşündüm: Sayaç Okuma Bedeli ne demek?

Düşündüm: İletişim Sistemi ne demek?

Düşündüm: Ayar Bedeli ne demek?

Özetin de özeti şöyle:

“Devlet Baba”mız bu kurumlara izin veriyor:

“Alın vergiyi, dönün köşeyi!” diyor.

“Adalet” dediğiniz şey işte böyle oluyor.

Meraklılarınız için söylemeliyiz:

“Cep telefonları” ve “su”da da aynı.

Ayrıca, akaryakıtın yüzde 65’i vergiye.

Siz, en iyisi, sobalarınızda sanayilerden alacağınız “yanık yağ” veya kenar mahallelerden alacağınız “kokaryakıt” yakın.

Kilosu ortalama 10 lira!..

> Yeni Meram >Yazarlar > Durum
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.