YAZARLAR

“DÜNYA MALI DÜNYADA KALIR!”-Erol Sunat-Yeni Meram Gazetesi

Dünyaya ve dünya malına tamah etmek, dünya malına bağlanmak, bu bağlanmayı abarttıkça abartmak, dünya malı uğruna her şeyi göze almak, insan olarak yaptığımız en büyük hatalardan biri olsa da, mal canın yongası diyen biziz.
Dünya malına sahip olma adına yapılan hırslar,
Çevrilen entrikalar, kazılan kuyular,
Doymak bilmeyen iştahlar,
Acımayı unutmalar,
Vicdan ve merhameti hiçe saymalar,
Hakkı olmayanı dahi eline geçirme adına had ve hudut tanımayan davranışlar içine girmeler, İnsanoğlunun tipik yaklaşımları arasında.
Hiç ölmeyecekmiş gibi,
Yaptığı hata ve yanlışlardan sorumlu olmayacakmış,
Tutulmayacakmış gibi,
Davranan insanların dünyaya olan delicesine tutkusu anlaşılır gibi değil.
Ölüm denen bir gerçeğin var olduğunu aklının ucuna getirmeyenlerde bizleriz.
Benim malım, benim mülküm, benim arazim diye sahiplenenler, övünenler, gerinenler, mal ve mülküyle ayakları yere değmeyen konuşmalar ve açıklamalar yapanlarda biziz.
Anlatmaya doyamadığınız, kimselere vermeye kıyamadığınız dünya malını, öbür tarafa götüren var mı?
Dünya malı, siz dönüşü olmayan o yola doğru yürümeye başladığınızda, hadi sana uğurlar olsun, kusura bakma biz seninle gelemiyoruz demiyor mu?
En çok sevdiğiniz her ne varsa, hepsi bu dünyada kalmıyor mu?
Ey dünyaya körkütük aşık olanlar!
Dünya malı, dünyada kalır lafından hiç hazzetmeseniz de, yapacak bir şey yok!
“Fani dünya hoştur amma, akıbeti mevt olmasa”, benzeri laflar dilimizden hiç düşmese de,
Yalan dünyanın işleri,
Yalan dünyanın bize cazip gelen,
Vazgeçilmez gelen nimetleri,
Sahiplenme duyguları,
Her birimizi sarmanın ötesinde, kuşatıp, esir alır.
Dünya malı elimizde sımsıkı tutabileceğimiz, bırakamayacağımız bir şey de değil. Sel gelir, yel gelir, deprem vurur. Bir bakmışsınız elinizde ne var ne yok, dakikalar içinde, saatler içinde elinizden uçup gitmiş. Selin, yelin, depremin önüne alıp götürdüğü, yıkıp attığı, sürüklediği, maddi ve manevi birçok değerin tamiri imkansız halini anlatmaya gerek yok.
Bilmediğimiz, adını koyamadığımız, hiç beklemediğimiz gaflet anlarında birdenbire, habersiz gelen, beklenmedik olaylar, hadiseler neyimiz var, neyimiz yok alıp gitmedi mi elimizden!
Yalan dünyanın, malının ve mülkünün nesini konuşuyoruz?
Benim dediğimizin hangisi bizim?
Dünya malı üzerine konuşa konuşa bir ömür tükettiğimizin farkına varamadığımız günlerdeyiz.
Adam başlıyor anlatmaya….
Malımın mülkümün nerede olduğunu bilmem.
Üç tane muhasebecim var.
Şu kadar dairem, şu kadar kiracım, ortalama şu kadar bin lirada aylık gelirim bulunuyor.
Zenginin malı züğürdün çenesini yorar deseler de…
Adamın anlattıklarını, anlatmaya, yaymaya, reklam etmeye meraklı olanların sayısını tahmin bile edemezsiniz.
Dünya malını anlatmaya doyamıyoruz.
Aldığımız arabayı, aldığımız evi, evimize aldığımız bir beyaz eşyayı, yada bir yakınımızın kendimize arada pay çıkardığımız zenginliğini anlatmaktan kendimizi alamıyoruz.
Adama bak abi, ben onun o kadar mülkü olduğunu bilmezdim.
Parasının hesabını bilmez diyorlar!
Yolda görsen, dilenci diye sadaka veresin gelir!
Bir ekmek parası ver desen, vermez de, vermeye kalkarsa eli titrer!
Bütün gün konuştuğumuz kimin battığı, kimin çıktığı, kimin nerede neyinin olduğu, altlarında ki arabaların modelleri, özellikleri…
Yada sabahtan akşama kadar kendimizi anlatmak yada birilerine anlattırmak!
Oturduğumuz mekanları, dostlarımızı, yediğimiz-içtiğimiz ne varsa çekmek, paylaşmak sonrasında kaç kişi beğenmiş, kaç kişi yorum yapmış diye bakmaktan ayrı bir zevk alıyoruz!
Bunun adına ister vakit öldürmek deyin,
İster, boşa kürek çekmek,
İster, içi boş muhabbet etmek,
İster, laf olsun torba dolsun babından iki lafın belini kırmak,
İster, espriyle karışık bugün gıybet yapalım dedik, az biraz gıybet yaptık demek,
İsterse, dedikodu kokusu alamadığım yerlere artık takılmıyorum diye konuşmak.
Hemen birçoğumuzun yaptığı, dünyaya ait bir şeyler söylemek. Oyalanma dünyasında oyalanırken, lafların lafları açtığı sözün dönüp dolaşıp dünyalıklara geldiği, sabahtan akşama ekranlarında desteklediği dünya malına ait konuların konuşulduğu bir dünya bizimkisi.
Yalan dünyanın malını-mülkünü allayıp-pullayıp ne kadar şirin hale getirsek de, işin doğrusunu-gerçeğini bildiğimizi defalarca ikrar da etsek, dünyaya ve dünya malına olan sevgimizden, dünyaya sımsıkı bağlanıp kalmaktan kendimizi alabilmiş değiliz.
Dünya malı dünyada kalır dense de, kim dediyse yerden göğe kadar haklı, lakin, amma, ancak, fakat diye gerekçeler öne sürmeye devam etmemizi anlayan beri gelsin!

> Yeni Meram >Yazarlar > “DÜNYA MALI DÜNYADA KALIR!”
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.