YAZARLAR

Kadın, tüm toplumların ana ekseni ve

temel taşıdır. Kadın, anadır, anaçtır; üstüne üstlük, çiçektir, renktir, albenidir. Günümüz dünyasında kadın artık “eksik etek değildir.”

Kadın, horlanan, aşağılan şiddet gören değil, saygıdeğer, üreten bir değerdir. Kadına şiddeti öngören toplumlar, günümüz dünyasında çağdışıdır; kadına kalkan eller, kırılasıdır; uzanan diller de koparılasıdır.

Kadınların dev aynasında bireyler hep annelerini görürlerse -ki, doğrusu budur- şiddet algısı büyük ölçüde çözümlenir. Kadın erkek ayrımı bir tür cins ırkçılığıdır, bu da gündemlerden düşmüştür;

Kadın- erkek eşittir.

Bugün Dünya Kadınlar Günü’dür.

Kadınlara yılda bir günün ayrılması düşüncesi ilk kez, 26-27 Ağustos 1910’da Kopenhag’da düzenlenen Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı’nda ortaya atıldı ve kabul edildi. Ancak ilk yıllarda belli bir tarih saptanmamıştı; genelde ilkbaharda kutlanıyordu. Moskova’daki 3.Uluslararası Kadınlar Konferansı’nda kesin tarih 8 Mart olarak saptandı. Bu girişim ABD’de onay bulunca önem kazandı.

Böylece BM Genel Kurulu da 8 Mart’ı Dünya Kadınlar Günü olarak kabul etti.

Kadınlar gününün acı bir öyküsü var;

ABD’nin New York kentindeki Cotton tekstil fabrikasında çalışan işçi kadınlar,

8 Mart 1908 günü, haklarını alabilmek için son çare olarak greve giderler. Ancak işverenler greve dert biçimde müdahale ederler ve kadınlar fabrika binasına kilitlenirler. İşverenler, grevin başka fabrikalara atlamasını engellemek için uyguladıkları yöntem sırasında, fabrika yanmaya başlar. Fabrikada bulunan kadın işçilerden çok azı kaçarak kurtulmasına karşın, barikatları aşmayı başaramayan 129 kadın işçi yanarak ölür. Aynı yıl diğer endüstri kollarındaki kadınlar da mücadeleye devam ederler. Mücadelenin temelinde seçme ve seçilme hakkı, günlük çalışma saatlerinin, koşullarının ve ücretlendirmenin yeniden düzenlenmesi konular yer almıştır. Ülkemizde ilk kez 1921 yılında “Emekçi

Kadınlar Günü” olarak kutlanmaya başlayan 8 Mart’a 1975 yılında daha yaygın bir kimlik kazandı ve sokağa taşındı. Aynı yıl “Türkiye 1975 Kadın Yılı” kongresi yapılarak, olay resmi hale getirildi. Ancak 1980 askeri hareketiyle dört yıl süreyle askıya alındıktan sonra 8 Mart. 1984’ten itibaren kadın örgütlerinin eşgüdümünde Dünya Kadınlar Günü yeniden kutlanmaya başlandı.

Birleşmiş Milletler tarafından yapılan bir araştırma kadın-erkek eşitsizliğini bir kez daha gözler önüne sermektedir;
… Dünyadaki işlerin %66’sı kadınlar tarafından görülüyor.
… Buna karşın kadınlar dünyadaki toplam gelirin ancak %10’una sahipler.
… Mal varlığının % 1’ine sahipler.
… Başka bir değişle dünyadaki işlerin % 34’ü erkekler tarafından görülüyor ama erkekler dünyadaki toplam gelirin % 90’ına ve toplam mal varlığının % 99’una sahipler.
Ülkemizde, kadınların kara yazgısı AB sürecinde bile değişmemiştir. Örneğin;
… Kentlerde yaşayan evli kadınların % 18’i, köylerde de % 76’sı eşleri tarafından dövülüyor.
… Kadınların % 57,7’si evliliklerinin ilk gününde şiddetle karşılaşıyor.
… Aile içi suçların % 90’ını kadına karşı işlenen suçlar oluşturuyor.

■ En mükemmel kadın, çocuklarına babalarının yokluğunda baba olabilecek kadındır. ■ Kadın öyle konudur ki, onu ne kadar incelersen incele her zaman yepyenidir. ■ Bir kadın ya sever, ya da nefret der; ortası yoktur.

■ Kadınla müziğin yaşı olmaz. ■ Kadın her şeyi affeder, fakat asla unutmaz.

BİR DAMLA:

Ne söylenmişse sevmek üstüne sanki sizedir
Bütün güzel şiirlere uygun her yeriniz
Çekip götüren saçlarınızdır o saatleri bir bir
Dünyaya sizinle baktığımızı bilmelisiniz.

> Yeni Meram >Yazarlar > DÜNYA KADINLAR GÜNÜ
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.