YAZARLAR

■ Sahipsiz kapı anahtarsız açılır.

■ Hiçbir zaman çıktığın kapıyı hızla çarpma, geri dönmek isteyebilirsin

***

“Kapı” dilimizde, çoğu kez sözcük olmayı aşar deyime hatta kavrama dönüşür;

■ kapı dışarı etmek,
■ kapı kapı dolaşmak,
■ kapı komşu ,
■ kapısında büyümek,
■ kapısını aşındırmak,
■ kapı yoldaşı,
■ yanlış kapıyı çalmak,
■ çat kapı,
■ kapıyı açmak.

Günlük yaşamda “ kapı” geleneksel toplumsal yaşamınızda, bir folklor, edebiyat ve çeşitlemedir. Kapı üzerine atasözleri de anlam dünyamızın incileridir;

■ Acemi katır kapı önünde yük indirir
■ Allah bir kapıyı kapar diğerini acar

■ Allah gümüş kapıyı kapar altın kapıyı acar
■ Altın anahtar her kapıyı acar
■ Mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır

Beğenmediğimiz bir istekle karşılayınca da kapıyı gösterirsiniz;

Başka Kapıya!

Romanlara, öykülere ve şiirlere konu olan bir başka “kapı” çağrışımı daha var;

Postacı kapıyı iki defa çalar

Hz. Mevlana’dan bir anlatı;

Mevlana’ya bir öğrencisi geldi, sordu;

-Siz, insanın önünde dört kapı vardır, diyorsunuz, bunu biraz açabilir misiniz?
Mevlana öğrencisine biraz ilerdeki medreseyi gösterdi;
-Orada gençler ders çalışıyorlar. Şimdi oraya git, aralarından dört öğrenci seç ve enselerine birer tokat vur.
Öğrencisi bu isteğe bir anlam veremedi, gidip söyleneni yaptı. Sonra Mevlana’nın yanına döndü. Mevlana “Haydi anlat” dedi.
Öğrenci anlatmaya başladı;
– Söylediğiniz gibi yaptım. İçeri girdim, öğrenciler önlerindeki kitapları sessizce okuyor, ders çalışıyorlardı. En yakındaki öğrenciye tokat attım. Hemen doğruldu ve bana bir yumruk vurdu.

Yerden kalkıp ikinci öğrenciye tokadı patlattım. O da yumruğunu sıkıp ayağa fırladı ama vurmadı; döndü, tekrar oturdu ve önündeki kitabı okumaya devam etti.
Üçüncüye tokadı vurdum, başını kaldırdı, bana bir an baktı, sonra tekrar kitabına döndü.
Dördüncü öğrenciye de vurdum, o hiç kımıldamadı, başını çevirip bakmadı bile, kitabını okumaya devam etti.
Mevlana yorumladı;

– İşte şimdi insanın önündeki dört kapıyı görmüş oldun.
Öğrenci anlamamıştı, Mevlana anlattı;
– Birincisi en basit ve ilkel kapıdır, kısasa kısas kapısıdır. Bu kapıdan çıkan insan ilk hali nasılsa öyle kalmaya devam eder.
İkinci genç yumruğunu sıktı, vurmadı. Tam vuracakken birinci kapının yanlış olduğunu düşündü, ikinci kapıdan çıktı.
3. sü henüz kötülüğün ne olduğunu tam bilmiyor, öğrenme aşamasında, onun çıktığı kapı gerçekleri öğrenmeye yakın bir kapı.
Dördüncüsü ise kötülüğün ne olduğunu, insanları iyiliği biliyor, en ilerdeki kapıdan çıktığı için sana dönüp bakmadı bile.
İşte insanın çıkabileceği dört kapı budur. En ileri kapıya ulaşması için de insanın kendisini eğitmesi gerekir.

Hz. Mevlana’nın anlatısı kıssadan hissedir.

BİR DAMLA

KAPI

Çalınır
Kim ne getirir
Vazgeçemediklerin
Anahtarları vardır.

Sezilir
Kim ne zaman gelir
Yatağında uyuyan bir kedi
Söyler içindeki türküyü
İnsan bazan o kadar yalnızdır.

> Yeni Meram >Yazarlar > DÖRT KAPI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.