YAZARLAR

Doktorlara saldırılar sür-git devam edip gidiyor. Kuşkusuz bu gidiş, iyi bir gidiş değil. Gerekli her türlü önlemin alınması, doktorların güvence içinde görevlerini yapmalarına olanak sağlanması devletin de hükümetin de birincil görevidir. Doktorlar, yaşamın umududur, umut kapılarını açan anahtarlardır. Onlara el kalkmaz ancak elleri öpülür.

Çok beğendiğim bir Arap atasözü vardır;

Sağlığı olanın umudu, umudu olanın her şeyi vardır demektir.

Yaşamın ana ekseni umut etmektir ve umudu yitirmemektir. Toplum katmanlarında tüm bireylerin hastası, hasta olmayanı, yoksulu, zengini, genci yaşlısı son nefesini verinceye dek hep umut içinde yaşar;

Ümit yoksulun ekmeği,

Ye, Mehmet ye!

Hastalar için umut, bir tür moral dopingidir, direnç kaynağıdır. Umudu yitirmek, yaşam yarışını zora sokmak demektir. Ünlü düşünür Terentius’ün de vurguladığı gibi, çıkmadık candan umut kesilmez;

Dünyada ümit bir direktir.

Hangi hastalık olursa olsun, iletişimin önemi de yadsınamaz. Doktor- hasta; hasta-yardımcı sağlık personeli arasındaki sıcak ve sevecen olumlu iletişim, en etkili bir ilaçtır.

Yaşamın çeşitli halkalardan oluşan bir mücadeleler zinciri olduğunu var sayarsak, bu bağlamda güç verecek olan en önemli öğe yakınlık ve sevgidir.

Ünlü Yazar ve Romacımız Ahmet Mithat bir gerçeğe parmak basmaktadır;

Sağlıklı olmak, hayat kavgasında başarının birinci şartıdır.

Doktor ve yardımcı sağlık personeli ile yönetimde görev alanların güler yüzü, tatlı dili hangi hastalık olursa olsun, hastaya enjekte edilen şifa reçetesidir.

Kişioğlu için “sağlık” birincil konudur, başarı, üretim, mutluluk, huzur, aydınlık, umut doğrudan sağlıkla ilintilidir.

Muhibbi mahlasıyla şiirler de yazan Kanuni Sultan Süleyman’ın geçerliliğini yitirmemiş, özdeyiş niteliğindeki dizeleri anlam denizidir;

“Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi.

Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi .”

Ünlü iş adamı merhum Vehbi Koç’un sağlığa ilişkin değerlendirmesi tam bir kıssadan hissedir;
“Evin varsa bir sıfır koymalısın varlıklar hanene, işin varsa bir sıfır daha koymalısın. İş seninse üç sıfır daha koymalısın. İşin iyi gidiyorsa üç sıfır daha. Araban varsa bir sıfır,

Yazlığın varsa bir sıfır daha, daha sıralanabilir sıfırlar hanesi. Ancak, sağlığın varsa bir koyarsın başına, bütün sıfırlar anlamlı bir değere ulaşır. Yoksa sonuç sıfırdır, hiç uğraşmayasın boş yere.”

Sözün burasında Hz. Ali’nin özdeyişini iyice özümsemek gerekir;

■ İki şeyin elden gitmeden değerini takdir etmek zordur; sağlık ve gençlik.

Sağlık ordusunun neferleri doktorlar, insan ve insanlığa yaşamlarının ilkbaharını feda eder yirmili ve otuzlu yaşlarında en değerli yıllarını tümüyle yitirdiklerini anımsamazlar bile.

Dahası pek çok yokluğa göğüs germiş, çoğu doktor bütün bu zaman dilimleri içinde bir düzine geceyi bile gerçek uykuda geçirmemiştir. Pek çoğu bu yolda evliliklerini kurban etmiş ve çocuklarının büyümesini izlemenin benzersiz fırsatını kaçırmışlardır…
Bu nedenle doktorlar dünyanın kendilerine zenginlik, saygınlık ya da toplumsal yeri sağlamak gibi bir bedeli borçlu olduğunu savunduklarında bu isteklerinde tümüyle haklıdırlar. Ünlü düşünür Erich Segal, doktorların hastalarından daha derin acılar çektiklerine işaret ederek, mesleksel etiğin de fotoğrafını vermiş oluyor.

BİR DAMLA:

Güçlük kolaylıkla beraberdir, kendine gel, ümidi bırakma! Akıllı insan bilir ki, ölümün arkasında bile daha güçlü bir hayat beklemektedir.

> Yeni Meram >Yazarlar > DOKTORLAR YAŞAMIN UMUDUDUR
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.