YAZARLAR

Güzel Türkçe’miz her türlü sorunumuzu anlatmaya, aynı yönde veya karşıt cevapları anlamaya yeten, tartışma ve sonuca ulaşmada, irdeleme ve araştırmada en üretken dünya dillerinden birisi ve özdilimiz, özümüz olması nedeniyle de bizim için en önemlisidir.

21 Haziran 1932’de ‘Türk Dili Tetkik Cemiyeti’ adıyla Cumhuriyetin ilk yıllarında, yine Cumhuriyetin Kurucu Meclisi ve o Meclis’in başı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’çe yapılandırılmıştır. 26 Eylül’de ilk Türk Dil Kurultayı’nın toplanmasının 82.nci yıldönümüdür ki rahmetli babam MEB 2. Şb. Md.den emekli öğretmen Ali Özer de bu kurultaylarda uzun yıllar görev almıştı. Bir milleti bir arada tutan unsurlar; Toprak birliği , Bayrak birliği, dil birliği kısacası vatanımız , Türk Bayrağı , Türk Dili , dinimiz ve ulusal ülkü birliği gibi soyut ve somut kavramlardır. Türkçemiz ulusal birliğimizi her gün koruyan en önemli unsurlardan biri ve bayrağımızla ayrılmaz bir bütündür . .

Hastanede bakıyrum, daha henüz “anne-baba” demesini öğrenmiş, giyinmeyi bırak ayakkabısını dahi bağlayamayan, hatta yürürken sağa-sola çarpılıp düşmemesi için annesinin elinden tuttuğu küçük çocuğa annesi: “Hadi Dr. Amcana bay bay de” diyor. Çocuk öğrendiği belki de 3-5 kelime olarak el sallayarak “Bye Bye” diyor. İnanın bu sevimli, sevimli olduğu kadar da masum çocuklarımıza acıyor ve çok üzülüyorum. Niye mi? İngiltere’de, Amerika’da bulunduğum diğer yabancı ülkelerde ailesi ile görüştüğüm, çocukları ile de Türkiye’ye ziyaretime gelen yabancı arkadaşlarım oldu. Hiçbirisi çocuğuna beni gösterip, omzuna da hafifçe çakarak “Say to doctor-güle güle” demedi ve çocuğundan bunu istemedi. Bu nasıl iş? Nasıl bir özenti? Şimdi çocuk İngilizce mi öğrendi yani? Yoksa kültürel emperyalizmin bariz ilk adımı değil mi bu? Konuşmalarının arasına ‘hımm’ nasıl desem? “Dark kahve” , ya da tamam yerine “Okey” ya da kısaltılmış “OK” diyerek entelliğini göstermek isteyenlere ne demeli? Tamam kardeşim, birkaç gün yurtdışı görmüş olabilirsin. İngilizcesi “Take care of yourself” olanı ya da bunun kısaltılmışı ‘Take care’ sözünü çevirip sanki Türkçemizdenmiş gibi günlük konuşmaya oturtup yerleştirmek de neyin nesi? “Allaha emanet ol” sözü bence “kendine iyi bak” aşırılmış cümlesinden çok çok daha iyi ve çok çok daha anlamlı ve mutlu eden bir cümledir. Ben bunları çevremde yaşayanlara anlatmaya çalışırken bir de ne işitsem? “Şaşırdım, falan oldum”, “OHA oldum”. . Bu defa da bir sürü anlamsız kelimeler sokuluyor bu güzel dilimize. Hakikaten oturup düşünmemizin zamanı geldi çoktan. Bayrağımıza, toprağımıza , dilimize-Türkçe’mize- başına getirilmeye çalışılan dinimize, gerçek anlamıyla ve gerçekten kuvvetle sahip çıkmamızın zamanı geldi-geçiyor. Dilimize sahip olmayıp yabancı kelimelerin girişine izin verirsek, sıra diğer değerlerimize de gelecektir. Gelmekte de yavaş yavaş. Bu nedenle ‘Türk Dil Kurultayının ilk toplantısının 82. yıl dönümü -26 Eylül- “kutlu olsun” diyor, hepinize sağlıklı mutlu günler diliyorum.

> Yeni Meram >Yazarlar > Dilin gücü
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.