YAZARLAR

Dil devrimine karşı çıkmak vatana ihanettir-Ümit Sürmeli-Yeni Meram Gazetesi

Dünyanın her tarafını dolaşın.
Afrika’dan Amerika’ya, Avrupa’dan Asya’ya, Avusturalya’dan okyanuslardaki adalara kadar uzanın, her yerde kendi dillerine sahip çıkmış, kendi öz dilleri ile konuşan insanları görürsünüz.
Ancak, sömürge ise, Amerika’nın, Fransa’nın, İngiltere’nin sömürgesi ise hem okullarında hem de günlük yaşamlarında, çarşılarında, iş yerlerinde sömürgesi oldukları kan emici emperyalist devletin tabelalarında dilini, resmi dairelerde, okullarda da sömürgesi oldukları devletin dili ile konuşulduğunu görürsünüz.
Osmanlıca diye bir dil yok.
Osmanlıca, Arapça, Farsça, Türkçe karışımı bir konuşma biçimi ve asla Anadolu’da yaşayan Türkler tarafından da kullanılmayan bir konuşmadır. Anadolu’da şairler, saf Türkçeleri ile koşmalar yazmış, türküler söylemiş, hicivler, güldürüler, masallar ile Türk Kültürü’nü korumayı başarmışlar.
Yunus Emre, Karacaoğlan, Aşık Veysel… Daha niceleri arı, anlaşılır dille duygularını dizelere dökmüşler.
Arapça konuşunca daha Müslüman olunduğunu zanneden ve bunu beyinlere kazıyanlar, Arapça dua edince Yüce Yaratan’ın kendini anlayacağını zanneden ve bu konuda kandırılan saf insanlar. Araplaştıkça Yaratana daha çok, cennete daha fazla kendini yakın hissedenler nasıl da unutuyorlar. Dünya üstünde yaşayan ve çeşitli dil, ten, inanç, ibadet, yaşam kültürü ile yaratılan canlıların tümünü aynı Tanrı yarattı ve Yüce Yaratan hepsinin dilini anlar, hepsinin kalbinden geçeni duyar.
Tanrı her dili anladığına göre Araplaşmak için uğraşmak ancak Arap uşaklarının işidir.
Çıkarcı, insanları kandırmayı kendine amaç edinmiş, emperyalistlere hizmet eden, gizli emeller içinde koşan kişilere özgüdür.
Dilinden utanan, onu yok etmek için uğraşan, yaşadığı ülkenin, kentlerin her tarafını yabancı tabelalarla dolduran ve bundan asla rahatsız olmayan başkanlar, bunun emperyalistlere yaradığının farkına ne zaman varacaklar doğrusu çok merak ediyorum!
Hangi milletten olduğu bir bireyin konuştuğu dille anlaşılır.
Okullarda henüz kendi ana dilini tam olarak düzgün bir biçimde konuşamayan Türk çocuklarına kreşlerde, yuvalarda İngilizce, yetmedi Arapça öğretmenin kazancı ne olabilir?
Önce kendi dili, dilbilgisi, yazım kuralları ile öğretilir ve her okula konulacak hazırlık sınıflarında, öğrencilerin isteği doğrultusunda ikinci hatta üçüncü diller öğretilir.
Ama önce kendi dili kusursuz, eksiksiz mutlaka öğretilmelidir.
Göreve yeni başlayan Sayın Milli Eğitim Bakanı, Türkiye’nin bozulmuş, çürütülmüş, kokuşturulmuş, geriletilmiş, serseri mayın gibi dolaştırılıp, suçsuz çocukların, kaybolan nesiller olarak tarihte anılacakları 17 yıllık eğitim politikasını, bir an önce geride bırakarak, en acil biçimde Cumhuriyet ayarlarına dönmesi ve Hasan Ali Yüceller’in, İsmail Tonguçlar’ın, Mazhar Müfitler’in, 1923 ile 1938’lerin eğitimini geri getirerek, ülkemize nefes aldırması acilen gerekiyor.
Tabii fırsat verilirse, tabii Sayın Bakanın yoluna taş döşemezlerse!

> Yeni Meram >Yazarlar > Dil devrimine karşı çıkmak vatana ihanettir
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.