YAZARLAR

■ Diktatörler kendilerini özgünleştirirken halkı köleleştirir.

***

Diktatörlük, tarihin bütün dönemlerinde tartışılmış ve “Kim diktatör ya da değildir?” sorusuna sürekli yanıt aranmıştır.

Diktatörlük, herhangi bir kurum, yazılı ya da yazılı olmayan yasal düzenlemeler veya başka bir sosyal veya politik faktör tarafından sınırlanmamış bir liderliğin mutlak yönetimidir. Diktatörlükler 4’e ayrılır;

Kişi diktatörlüğü, parti diktatörlüğü, askeri diktatörlük ve müşfik diktatörlük,

Diktatör teriminin çağdaş kullanımı, Cumhuriyetlerdeki otokratik yönetimlerin örneklerine karşılık olarak geliştirilmiştir. Geleneksel monarşilerde diktatör tanımı yapılmamıştır. Olağanüstü hallerde güçleri ellerinde tutan ancak hukukun üstünlüğünü

kabullenenler diktatör sayılmamaktadır. Kimileri “İyi diktatör” olarak anılırlar ve faydalı görülebilirler.

Diktatör sözcüğü bizde genelde alçaltıcı anlam taşır. Özellikleri şöyle sıralanır;

Hüküm sürdükleri – hükümdarlığın ırsi olmadığı – devlette katı kuralcıdırlar.

Kabul edilen kuralların dışında yönetirler.

Güçlerini genellikle dolandırıcılık ya da darbe ile kazanırlar. Böyle olmayanlar da vardır.

Bireysel düşünce geliştirebilirler.

Otokratik, baskıcı, zorba ya da tiran olabilirler.

Diktatörlerin sonu hep acı olmuştur.

Görkemli yaşamları bir düş gibi gelip geçmiş hüsranla sonuçlanmıştır. Uzaklara gitmeye gerek yok. Arap Dünyası’nın dört diktatörünün son fotoğraflarına bakmak insanlık dramını yansıtmaya yetmektedir…

Zeynel Abidin Binali; Tunus Diktatörü ve 24 yıl iktidardaydı; kurtuluşu Suudi Arabistan’a kaçmakta buldu.
■ Ali Abdullah Salih; Yemen Diktatörü ve 33 yıl iktidarda kaldı. Saldırıda yaralandı ve yurt dışına kaçtı.

■ Muammer Kaddafi ; Libya Diktatörü ve 42 yıl iktidarda kaldı. Şimdi aranıyor.
■Hüsnü Mubarek; Mısır Diktatörü ve ülkesini 30 yıl yönetti. Yatalak halde demir kafes içinde idamla yargılanıyor.

Her diktatör “yanlış” bir yönetim biçimi uygulamamış; kimileri hep yararları işlere imza atmış ve iz bırakmışlardır.

Tarih, dünyaya hükmeden diktatörleri bir süzgeçten geçirmiş ve bunlardan en ünlülerini ilk ona almıştır;

Abraham Lincoln; Amerika’nın 16’ncı Başkanı Abraham Lincoln Bağımsızlık Savaşı’nda büyük mücadele gösterdi. Köleliği silecek atılımlar da yaptı.

Napolyon; Askeri ve politik becerileriyle 19. Yüzyıl’da Avrupa’yı etkisi altına aldı.

Şarlman; Frenk Hükümdarı Şarlman, Küçük Fransız krallıklarını birleştirerek tek ve büyük bir krallık kurdu.

Kraliçe Elizabeth; İngiltere ve İrlanda kraliçesi Elizabeth, hiçbir krala ihtiyaç duymadan ‘Bakire Kraliçe’ ünvanını hak ederek ülkesini iyi bir biçimde yönetti.

Cengiz Han; Dünyanın gördüğü belki de en acımasız liderdi ve o kadar da başarılıydı.

Joseph; Roma İmparatoru bencil değildi.

Büyük İskender; Taktikleriyle ünlüydü. Tarihteki belkide en zeki komutandı.

Sezar; Roma İmparatorluğu döneminde
hiç olmadığı kadar huzurlu ve sakindi.

Odysseus; Mitolojide Ithaca adlı ülkenin kralıydı ve büyük başarılar gösterdi.

Hitler; Yahudi katliamına neden oldu. Tarihe acımasız diktatör olarak geçti.

Hasta ruhlu diktatörler de vardır;

Örneğin; İdi Amin, Stalin, Lenin, Mussolini gibi.

BİR DAMLA:

Diktatörler daima son dakikalara dek iyi görünürler.

■ Hükümdarların en mutlusu, tilki postuna en iyi sarınanlar olmuştur.
■ Nasıl güneş batmadan akşam olmazsa; basının elinden özgürlüğü alınmadan da diktatörlük olmaz.

> Yeni Meram >Yazarlar > DİKTATÖRLERİN İKİ AYRI YÜZÜ
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.