YAZARLAR

Soyulduğu halde gülen adam hırsızdan bir şey çalmış demektir, boş yere üzülen ise kendi kendini soyar.

***

Önce Antalya’dan ilginç bir haber

Yöresel Ürünler Fuarı’nda hırsızlık yaptıkları iddiasıyla tutuklanan gazeteci kadın, 2 kardeşi ve 1 arkadaşı hakkında çaldıkları ileri sürülen her kavanoz için 3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası istendi.

Söz konusu kişiler, bu yıl ikincisi düzenlenen fuarda sucuktan turşuya, reçelden tulum peynirine kadar yöresel ürünleri çaldıkları iddiasıyla tutuklandı.
Antalya 11. Asliye Ceza Mahkemesi’nde “nitelikli hırsızlık ” suçlamasıyla açılan davada sanıklar hakkında 8 ayrı standdan aldıkları ürünler için ayrı ayrı 3 yıldan 7’şer yıla kadar hapis cezası istendi. Duruşmada sanıklar kavanozların kendilerin promosyon olarak verildiğini iddia ettiler.

Başlığa dönersek;

Çelebi bizde böyle olur, hırsızlık dediğin.

Deveyi hamuduyla yutan bunca kişi ve kurumla kavanozdaki turşusu ya da geçmişte yaşanan bir dilim baklavayı çalanların aynı terazide tartılması doğaldır.

Değeri ne olursa olsun, hırsızlık hırsızlıktır, olaya önce bu açısından bakmak gerekir;

“Hırsızlık bir ekmekten, kahpelik bir öpmekten. Hırsızlığın büyüğü küçüğü olmaz. Kişi bir ekmek de çalsa hırsız olur, yavaş yavaş da hırsızlığı meslek edinir. Kahpelik de benzer şekilde oluşur. Bugün bir öpücük verip de bunu önemsemeyen kız ya da kadın, yarın sokaklara düşer. Dolayısıyla bir öpücük bir namus kirletmeye ve kahpeliğe kapı aralamaya yeter.”

Hırsıza ip, mücrime zindan gerek.

Ancak, ne var ki, küçük hırsızları değer bağlamında hemen yakalayıp Cezaevine gönderiyor da, büyükleri için aylar, hatta yıllar geçiyor, eskiyor. Hırsızlık bile zaman içinde eskiyip gidiyor. Son günlerde sıkça olaylarında sıkça duyduğumuz suç türleri ki,

bunlar, örgüt kurmak, evrakta sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık, “hırsızlık” sözcüğüne kanımca dolanarak varmak anlamındadır.

Sözün burasında, yine nerede eski günler diyecek ve Kanuni Sultan Süleyman’ın özdeyiş niteliğinde vasiyetini anımsayalım;

■ Ben ölünce bir elimi tabutumun dışına atın. İnsanlar görsünler ki, padişah olan Kanuni bile bu dünyadan eli boş gitmiştir.

***

Sözcük olarak bile “hırsız” kişinin midesini bulandırıyor. Olaya değişik açıdan bakalım;

Milyonla çalan mesned-i izzette serefrâz,

Birkaç kuruşu mürtekibin câyı kürektir!”

Miyân-ı güft ü gûda bed-meniş ilhâm eder kubhun

Şecâat arzederken merd-i kıptî sirkatin söyler.

Büyük günahlardan biri; hırsızlıktır…
Diğer günahlar hırsızlığın çeşitlemesidir…
Bir insanı öldürdüğün zaman bir hayatı çalmış olursun…
Karısının elinden kocayı, çocuğun elinden babayı almış olursun…
Yalan söylediğinde birinin gerçeğe ulaşma hakkını çalarsın.

Hırsız anahtar istemez.

Hırsız hırsıza yoldaştır.

BİR DAMLA:

KISSADAN HİSSE!

Hırsızın biri bir evin tahta çitlerinden atlayarak içeri girmeye çalışırken tahtalarla birlikte büyük bir gümbürtü içinde yere düşmüş ve ayağını kırmış. Bu sırada gürültüye koşan evin hanımı “Yakalayın hırsız vaaar!” diye bağırırken adam sükûnetle yanıt vermiş:

– Acele etmene gerek yok. Ben bugün, yarın ve daha sonraki gün buradayım.

R-B

> Yeni Meram >Yazarlar > DEVEYİ HAMUDUYLA YUTMAK YA DA TURŞU HIRSIZLIĞI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.