YAZARLAR

Dershanelerle birlikte bir dönem daha kapanıyor sevgili okurlar. 1984 yılında 174 olan özel dershane sayısı bugün 4 bin’e yaklaşmış ve bütün Türkiye’ye yayılmış durumda. İllerimizin tamamında ve pek çok ilçede dershane bulunuyor.

Özel Dershaneler bugünkü statülerine 8.Haziran.1965 tarih ve 625 sayılı yasa ile kavuştular. Bu tarihten sonra, merkezi sınavların da yaygınlaşması ile özel dershanelerde de gelişmeler oldu. 1970’li yıllarda, illerin yarısından fazlasında özel dershane vardı.

Özel dershanelerle ilgili yasa çıktığında 1965’li yıllarda Anadolu’nun neredeyse hiçbir ilçesinde Lise yoktu. En yüksek okul, ortaokuldan ibaretti. Özelikle Matematik dersinden başarısızlıklar yaşandığı için özel ders verenlere başvurulurdu.

Nereden nereye!..

Dershanelerin bir diploma vermediği kaldı denilen o şaşaalı günler bitti. Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, 2014 yılı Ocak ayından itibaren dershanelere ruhsat verilmeyeceğini, var olan ruhsatların da yenilenmeyeceğini söylüyor.

Dikkatinizi çektiyse birçok dershane vasfını ve özelliğini çoktan kaybetmişti. Çalıştırdığı öğretmenlerin maaşlarını ödeyemeyen, eğitim kadrosunun kalitesi gittikçe düşen, eski günlerini mumla arayan, öğrencileri hayal ettikleri Üniversitelere kavuşturamayan kurumlar haline gelmişlerdi. İlk ortaya çıktıklarında maarif okullarını tarayıp, en başarılı, en çalışkan, en verimli öğretmenleri kadrolarına alarak başlamışlardı işe.

Öğretmenin aldığı maaşın üç katını verenleri vardı. Ev kirası desteği, hatta araç desteği verenleri vardı. Bu dershanelere giden çocuklar, oldukça iyi üniversiteleri kazandılar. Üniversite kazandıran efsane dershanelerdi onlar.

Dershane sahipleri, yöneticileri ve öğretmenler gerçekten işinin ehli, seçme insanlardı.

Milli Eğitim, bu öğretmen göçünü sadece seyretti.

Hatta görmezden geldi.

Okulların tecrübe ve bilgi küpü öğretmenleri ve idarecileri dershanelerin cazip tekliflerine daha fazla direnemediler.

Öğretmen maaşı ile doğru düzgün kira evlerinde bile oturamıyorlar, ev ve araba almaları sadece rüyalarını süslüyordu.

Dershaneler bu imkanları sağladı öğretmenlere.

Bu öğretmenler de dershane sahiplerini hem ihya ettiler, hem de toplum içinde bu kurumları saygın bir yere getirdiler.

Maarif okulları ise öğretmen kalitesi yönünden her geçen yıl daha da fakirleşti.

Başarılı öğretmenlerine takdir ve teşekkür belgesinden başka bir şey veremeyen, vermeyi de ısrarla düşünmeyen, her iktidar değişikliğinde başarısına ve tecrübesine bakmadan öğretmeni süren, süründüren siyasete engel olamayan, sadece adım Hıdır, elimden gelen budur diyen Milli Eğitim, okullarını da uzunca bir süre yenileyemedi.

Yarım asır bekledikten, maarif okulları pes ettikten, dershaneler ve özel okullar karşısında seri mağlubiyetler aldıktan sonra; dershanelerin cılkı çıkan, laçkalaşan, eski işlevini tamamen kaybeden bugünkü haline en nihayetinde neşter vurma zamanının geldiğini gördü ve vurdu neşterini.

Maarif okullarında kalarak, dershanelerle yarışan binlerce öğretmenini göremedi Milli Eğitim. Başarılarını dosta düşmana karşı ayıp olmasın diyerekten kuru bir aferin ve sırt sıvazlamalarla karşıladı.

Dershane imkanlarının çeyreğine bile sahip olmamalarına rağmen mücadele eden mangal yürekli, eğitim aşkıyla dopdolu o yürekleri göremedi Milli Eğitim.

Eğitim idarecilerinin basiretsizliği, çalışkan öğretmenlerin şevklerini kırmaları, başarılarının kıskanılması, çalışanla çalışmayan ayrımının lafta kalması ve icraata dökülmemesi, maddi mükafat olarak desteklenmeleri yönetmeliklere takılan, bir türlü mevzuat hazretlerini aşamayan öğretmenler buna rağmen, Milli Eğitim’de kaldılar.

Yine de görmedi Milli Eğitim, görmek istemedi.

Dershanelerin bu duruma gelmesini, devamlı hüsrana uğrayan, galip geldiği bütün durumlarda, masada mağlup olan öğretmenlerin ahlarının tutması olarak değerlendirmek lazım.

Dershaneler bizsiz olmaz diyorlardı. Biz olmazsak çocuklarınız hiç bir yeri kazanamaz. Okul sadece diploma veriyor, ama biz üniversite kazandırıyoruz!..

Maarif okullarının gardı düşürülmüştü. Okulda görülen eğitim, dershane olmaksızın hiçbir işe yaramaz diye bir genel kanaat uyandırılmıştı.

Veliler arasında dershaneye gidemeyen çocuk, üniversite hayallerine elveda eden çocuktur, anlayışı öylesine yerleştirilmişti ki, evlerde karı-koca arasında ki en büyük kavga çocukların dershaneye gönderilip-gönderilmemesi kavgasıydı.

Dershaneler ilkokul seviyelerine gözlerini kırpmadan indiler.

Elit sınıflar, özel yetenekli çocukların sınıfları gibi konulara girdiler.

Çocuk Akademileri gibi velileri cezbeden, merak uyandıran ve buram buram reklam kokan yeni girişimlerde bulundular.

Oysa dershaneler duraklama ve gerileme devirlerini bitirmiş, çökme ve dağılma dönemine çoktan girmişlerdi.

Buna rağmen kuyruğu dik tutmaya çalıştılar.

Çünkü, son demlerinde velilerden ne kopartırsak kâr mantığını sürdürmeye devam etmeleri gerekiyordu.

Velilerden bir şekilde taksitle, kredi kartıyla diyerek yüksek ücretler almaya devam ettiler..

Veliler okuyan çocukları mezun oluncaya kadar dershanelere aldıkları ücretlerin önemli bir bölümünü vermek zorunda kaldılar.

Maarif okullarında haftanın beş günü okuyan çocuklar, hafta sonlarını, bazı günler okul çıkışlarını dershanelere bağladılar.

Ev-okul-dershane üçgeni arasında ilkokuldan itibaren koşturan çocuklar oldular.

Hana geldik, yağmur dindi derler ya.

Milli Eğitim şimdi, dershanelerin özel okullara dönüşmeleri noktasında tavsiyelerde bulunuyor ve teşvik ediyor.

Şehrimizde de bazı dershanelerin bu kararı dikkate alarak, özel okul konusuna adapte olduklarını görüyoruz.

Eğitimimizdeki dershaneler dönemi artık uzatmaları oynuyor.

Maarif okullarının elini- kolunu kırma, yolunu kesme işlevleri en nihayetinde bitti. Kanadı ve kalbi kırık, uçma talimleri yaptırılmaya yaptırılmaya uçmasını unutan “Maarif Okulları”, bakalım nasıl uçacak, hep beraber göreceğiz!..

> Yeni Meram >Yazarlar > Dershaneler dönemi kapanırken!…
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.