YAZARLAR

Terör saldırılarında şehit düşen Kahraman Mehmetçik’lerin acısı yüreklerimizi kurşun gibi delerken, bu kez de Van’daki yer sarsıntısının çığlıklarıyla acılar içinde kaldık Her gecenin ardından sabah olacaktır. Umut ve direncimizi yitirmemeli gözyaşlarımızı içimize akıtmalıyız.

Panik yok, umutsuzluk hiç yok! Her yer sarsıntısı ders niteliğinde değerlendirilirse, hisse ve kıssalar arkasından koşup gelecektir.

Van Depremi bir gerçeği gündeme getirdi ki, bilinç ve eğitim noksanımız var. Kamuya ait ihale ile yapılan binaların tuz buz olması da çok düşündürücüdür. Yapı denetimlerinde sınıfta kaldığımızın somut işaretidir.

Deprem acısını yaşarız, sonra unutur gideriz, yine eski hamam eski tasa döneriz.

■ Deprem öldürmez, bina öldürür!

■ Unutma! Önceden hazırlıklı olmak, hayat kurtarır!

■ Sarsılalım ama yıkılmayalım!
■ Uygun yerlere ev yapalım sonra pişman olmayalım.

Deprem haritası incelendiğinde ülkemizin yüzde 96’sının değişik oranlarda deprem tehlikesine sahip bölgeler içerisinde yer aldığı görülmektedir. Aralarında nüfusu bir milyonun üzerindeki 11 büyük kentimiz dahil ülke nüfusunun yüzde 70’i, her an büyük bir deprem riski altındadır. Yapılan bir araştırmada, depremlerin yol açtığı zararların milli gelirde yüzde 0,7 kayıp oluşturduğu, kalkınma hızını yaklaşık 1 puan geriye çektiği saptanmıştır.

Çeşitli fayların harman olduğu bir coğrafya üzerinde bulunuyoruz; ülkemiz deprem kuşağı içindedir. Depremle yaşamayı öğrenmek zorundayız; sadece olduğunda değil, olmadığı günlerde de dikkate alıp önlemler üretmeliyiz. Depreme karşı duruşun özünde bilinçlenme, eğitim ve dayanıklı yapılar konusu vardır. Son yüzyılda ülkemizde meydana gelen 192 hasar yapıcı deprem nedeniyle 100 bin kişi ölürken, 650 bin konut yıkıldı ya da ağır hasar gördü.

Örneğin, 17 Ağustos 1999’da Marmara Depremi’nde, 18 bin kişi yaşamını yitirdi. “Neden sonra Türkiye’nin deprem kuşağında olduğu gerçeği kabul edilerek zemin etüdü haritasının çıkarılması kararlaştırıldı?

Neresi yerleşim bölgesi olacak, nerede çok katlı, nerede tek katlı bina yapılacak? Hangi malzeme kullanılacak?”

Sonra harita buzdolabına kaldırıldı. Sadece inşaat alanlarında zemin etüdü yapılması benimsendi, yetersiz olduğu anlaşıldı.

Bakanlık, köylerde deprem ve diğer doğal afetlere dayanıklı evin nasıl yapabileceğini anlatan afişler ve broşürler hazırlatıp dağıtıyor; ancak kimse dikkate almıyor. Oysa depremden önce yapılacaklar ihmal edilmemeli. Örneğin, dün Marmara’da ve Elazığ’da bugün Van’da, yarın başka yerlerde…

Türkiye’nin deprem bölgelerini gösteren harita incelendiğinde, ülkemizin yüzde 96’sının farklı oranlarda deprem tehlikesine sahip bölgeler içerisinde yer aldığı görülmektedir. Aralarında nüfusu bir milyonun üzerinde olan 11 büyük kent dahil ülke nüfusunun yüzde 70’i, her an büyük bir deprem riski altındadır. Araştırmada, depremlerin yol açtığı zararların milli gelirde yüzde 0,7 kayıp oluşturduğu, kalkınma hızını 1 puan geriye çektiği de saptandı.

Özcesi deprem Türkiye’nin yalın gerçeğidir.

Yurt haritasının tamamı risk altında bulunuyor.

Konutları güvence altına alan zorunlu deprem sigortasına ilgi gösterilmemektedir. 20 milyon 201 bin 165 adet konuttan sadece 2 milyon 193 bin 798’ inin zorunlu deprem poliçesi bulunmaktadır. Deprem sigortası, konut satışlarında ve yeni binalara ruhsat alımında zorunludur, ancak satış ve ruhsat işlemlerinden sonra vatandaşlar, 2. yıl sigorta için para ödemekten kaçınmaktadırlar.

Marmara’da 1 milyon 777 bin 518, Ege’de 7 bin 983, İç Anadolu’da 378 bin 717, Akdeniz’de bin 799, Karadeniz’de 120 bin 379, Doğu Anadolu’ 49 bin 293 ve Güneydoğu Anadolu’da 34 bin 109 konut ve işyeri deprem sigortalıdır.

Felaket kapıyı çaldıktan sonra, ölenlere rahmet, kalanlara baş sağlığı diliyor, unutup gidiyoruz. Araba kırıldıktan sonra yol gösteren çok olur.

Deprem geliyorum demez ve gelir!

BİR DAMLA:

■ Duvarın temelini kazdıktan sonra dibinde durma.

> Yeni Meram >Yazarlar > DEPREM GERÇEĞİ
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.