YAZARLAR

Kamil odur ki; koya dünyada bir eser,

Eseri olmayanın yerinde yeller eser.

***

Ulusal Kahraman Rauf Denktaş da “sessiz gemiye” binip gitti. Yahya Kemal’in dizlerinde dile getirdiği gibi bu gemi artık hiç geri dönmeyecek. Gittiği yerde kala kalacak.

Biz böyleyiz, değerlerimizi öldükten sonra ararız; yaşarken ilgi göstermeyiz Rauf Denktaş gibi ulusal kahramana olumsuz pencereden

Bakar, eleştiri içerikli yazılar sıralarız.

O, ölmüştür, onu aramaya başlayacak, vatan millet ve Sakarya hamasetine başlayacak nutuklar çekecek, destanlar yazacağız. Oysa Denktaş gibi bir yiğit, bir kahraman her dönem saygıya, sevgiye en önemlisi ilgiye layıktır.

Meslek yaşamımızda merhum Denktaş’la çok kez karşılaştık, konuştuk, hatta dertleştik.

Son karşılaşmamız ve söyleşimiz, Ankara’ da Gazeteciler Federasyonu’nun Genel Kurulu’nda olmuştu. Kibar, naif, sevecen, espritüel kültürlü ve dinamik duruşu belleğimden hiç silinmeyen fotoğraf karesi olarak yaşayacak.

Kimi zaman seçimler tıkanma noktasına geldiğinde sloganlaşmış bir istek vardı;

“Keşke onun gibi bir cumhurbaşkanımız olsaydı!”

■ “O’nun gerçek adı, sadece Rauf Denktaş değildi; O’nun gerçek adı Rauf Raif Denktaş’tı;
aynı zamanda Mücahit Denktaş, aynı zamanda
üç çocuğunu kaybetmesine rağmen, acılarını içine gömen Kıbrıslı Türklerin bağımsızlığını düşünmekten çocuğunun cenazesine katılamayan Baba Denktaş.”

Ermeni soykırımı iddialarına karşı kurulan Talatpaşa Komitesi’nin başkanıydı Ecevit’in deyimiyle yalnızca Kıbrıs ’ın değil aynı zamanda Türkiye’nin de lideriydi.

Gazeteci Vecdi Altay’tan anılar;
■ “Kendisine, özel bir kavanoz içine konulmuş Türk toprağı armağan ettiğimde, söylediği söz çok anlamlıydı:
“İşte biz yıllarca, böyle bir avuç toprak için savaştık ve cumhuriyeti ilan ettik. Değerini bilelim, çocuklarımıza anlatalım.” Sergimin açılışını yaptıktan sonra, tabloları birlikte izledik ve kendisine bilgiler verdim.
Atatürk’ün yaşamı boyunca kullandığı
Makam araçları tablosuna geldiğimizde,
“Bunlar onun araçları mı?” diye sordu.
“Evet, sadece iki aracı vardı”
Tekrar tekrar baktı ve dedi ki:
“Dünya lideri Atatürk’ün, sadece iki aracı vardı . Bir sizinkilere, bir de bizimkilere bak. Kim bilir kaç tane araçları var.”
Rauf Denktaş’tan bir başka anı;

■ “ Kendilerini Eskimolarla karşılaştırmıştı:
– Onlar buzun üzerinde biz ateşin üzerinde yaşıyoruz, demiş sonra da eklemişti.
– Neden ateşin üzerinde yaşıyoruz; neden Ada’yı bırakıp İngiltere ’de veya Türkiye ’de keyfimize bakmıyoruz? Çünkü Ada’daki varlığımız Türkiye’nin savunması için hayati önemdedir. Biz mücadelemizi Türk olarak görev sayıyoruz. Son 60 yılda gördüğümüz kendini davasına ve halkına adayan tek lider …
Kıbrıs davasını dirençle savunduğu için cumhurbaşkanlığından düşürüldü. Sözde çözümsüzlüğü savunuyordu. Yerine gelenler de taviz vermekle kaldılar. Neşeli, şakacıydı.

Ünlü şair Baki dizelerinde ne demişti;

Avâzeyi bu âleme Dâvûd gibi sal
Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sâdâ imiş.

Yiğit mücahit Rauf Denktaş gök kubbede sadece bir hoş sade değil, nice kahramanlıklar ve destanlar bırakarak şanla ve onurla gitti.

Ölüm, yaradılmışın Yaradan’a kavuşmasıdır, Sebi Arus’dur.


BİR DAMLA:


YALAN DÜNYA, YALAN DÜNYA


Yalan dünya yalan dünya,
Yalan dünya değil misin?
Muhammed’i bir top beze,
Saran dünya değil misin?
Hasan ile Hüseyin’i
Alan dünya değil misin?

> Yeni Meram >Yazarlar > DENKTAŞ ÜZERİNE ÇEŞİTLEMELER
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.