YAZARLAR

Deli Bekir’i duymamış olamazsınız. Bir çoğunuz görmüş, tanışmış, konuşmuş hatta yakasının nasıl yırtıldığına, yırttırıldığına şahit olmuşsunuzdur.

İçinizde tanıdığı halde, yarın beni şahit gösterirler diye, tanımıyorum, hiç görmedim, o da kim diyenlerinizde çıkabilir.

Efendim, Deli Bekir dediklerimizden nereye yönümüzü dönsek mutlaka bir yada birkaç tane bulunur.

Onu yırtılmış yakasından hemen tanırsınız.

Tanırsınız amma, içinizden biride kalkıp bir tane gömlek alıp, al şunu giy demez!…

Yırtılan Deli Bekir’in yakası diye de halk arasında pek meşhurdur.

Yakasını kim yırtmış, niye yırtmış, neden yırtmış diye soran olsa da üstünde durmaz.

Çünkü biz seyir bakmayı severiz.

Deli Bekir var ya, şu bildiğimiz Deli Bekir!… Adamın yakasını şöyle yırttılar, böyle yırttılar diye benden duymuş olma tenbihatları arasında kapalı kapılar ardında anlatmalara ve dinlemelere bayılırız.

Şu Deli Bekir niye bu mücadeleyi yapıyor?

Neden bu adamın yakasına her fırsatta yapışmaktan kendilerini alamıyorlar diye zerrece sormayız!…

Yine iyi biliriz ki, Deli Bekir’i sevmeyenler, ondan zerrece hazzetmeyenler, yakasını birilerine yırttıranlar, işin aslını-faslını bildikleri halde, kim yırtacak canım, kendi yırtmıştır diyebilecek kadar ileriye gitmekten çekinmezler.

Bunlarda yalan söylüyor, adamın yakasını bu edepsizler, bu kendini bilmezler, bu sahtekarlar yırttırdı, yırtanlarda bunların adamları, işin aslı şöyle, şöyle diye içimizden birileri çıkıp konuşmaz!…

Doğruyu söylemeyi, iş işten geçtikten, haksız haklıyı silindir gibi ezip geçtikten sonra ölüm döşeğinde, giderayak söyleriz!…

Yazıklar olsun hepimize ki… Yırtılan Deli Bekir’in yakası diye olan olduktan, Deli Bekir’in yakası yırtıldıktan, olay bittikten sonra konuşuruz.

Bu da adalet mi?

Bu da insanlık mı?

Diye konuşanlar sözlerinin arkasında birkaç dakikadan fazla duramazlar!…

Selamünaleyküm diyen çeker gider bir tarafa.

Ortada yakası yırtılmış, darp edilmiş maddi ve manevi hırpalanmış Deli Bekir kalmıştır.

Bunun nedeni oldukça açıktır.

Çünkü, Deli Bekir açık sözlüdür, girişimcidir, alın teriyle, dürüstlüğü ile ekmeğini taştan çıkarmaya azmetmiştir.

Doğrucu Davutluk tabiri Deli Bekir’lere has bir özelliktir. Doğru söyledikleri için dokuz köyden kovulmak istenmeleri bu sebeptendir.

Onun bu gayreti birçok insanı rahatsız eder, uykusunun kaçmasına neden olur.

Deli Bekir onlarda var olmayan, onların çoktan unuttuğu ve kaybettiği birçok güzel haslete ve duyguya sahiptir.

Deli Bekir’de Allah korkusu vardır.

Deli Bekir kul hakkına girmez…

Yalan bilmez, emanete hıyanet etmez.

Borcunu inkar yoluna sapmaz.

Böyle bir adama akıllı denir mi?

Denemediği için adama Deli Bekir diyeceksiniz ki, elinizi adamın yakasından çekmeyeceksiniz!…

Ona uzanan ellere mani olamayanlar adamı destanlaştırmış, efsane gibi anlatmış olduklarından ortaya ister istemez bir Deli Bekir efsanesi çıkar.

Yakası yırtık, yüzü yaralı-bereli, cebinde ekmek alacak parası olmasın diye her işi engellenen bir efsane!…

Bütün her şeye rağmen kimsenin düşünmediğini, düşünemediğini gerçekleştirmek için çırpınan bir Deli Bekir bu Bekir.

Elinden azıcık tutan olsa, azıcık destek çıkılsa kim bilir neler yapacak?

Olmadık adamlara, olmadık kurumlara oluk oluk destek çıkanlar, Deli Bekir’e sende ne yapıyorsun demezler.

O kadar vurmalarına, hırpalamalarına, engellemelerine karşı Deli Bekir sallansa da, yere düşmeyen bir adamdır.

Çünkü onun yere düşürülmesine razı olmayan vardır.

O razı olmayan istemedikçe onu kimsenin yere düşüremeyeceğini akıl edemeyenler, Deli Bekir’in halk arasında muteberliğinin, tanınırlığının ve sevilirliğinin düşmanıdırlar.

Halk bu Deli Bekir’i neden bu kadar çok seviyor diye sormazlar, her yakasını yırttıklarında halkın sevgisi neden azalmıyor diye daha da hırslanırlar.

Bütün bu olayların seyircisi ve şahidi olan halk bir şey olduğunda kimin yanında saf tutar diyecekseniz, cevabı hemen verelim.

Elbette Deli Bekir’in yanında değil!…

Ün başka şeydir, un başka…

Ün Deli Bekir’in yanında, un karşı taraftadır.

Deli Bekir, ünü çok, unu yok insan tipine verilebilecek en güzel örneklerden biridir.

Deli Bekir, unum yok diye, yakam yırtılıyor diye mücadeleyi elden bırakacak biri hiç değildir. Bilir ki rızkı elindeki unla gözdağı verenler vermez, unun, buğdayın gerçek sahibi verir.

Deli Bekir’in halk nezdinde kazandığı ünün zerresine sahip olmak için çırpınan un tüccarlarına selam olsun der geçer Deli Bekir. Çünkü sevilmek bambaşka bir şeydir.

Yazımın başlığında Deli Bekir’i tanıyor musunuz diye sordum. Tanıdığınız Deli Bekir’ler varsa, sevdiğinizi ne zaman göstereceğinizi, ne zaman hissettireceğinizi, ne zaman onların yakasına uzanan ellere yeter artık diyeceğinizi de Deli Bekir’ler sanırım duymak istiyorlar. Bunca yıldan sonra bunu hak ettiklerini, Deli Bekirlerin yakası bundan böyle yırtılmasın denilmesi gerektiğini düşünmüyor musunuz?

> Yeni Meram >Yazarlar > Deli Bekir’i tanıyor musunuz?
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.