YAZARLAR

Ulu önder Atatürk’ün kutsal eseri Cumhuriyetimiz geçtiğimiz hafta sonun da 91’inci kuruluş yılını idrak etti. Ne var ki coşkumuz, sevincimiz, yutağımıza düğümlendi. Zira bu coşkulu günde Ermenek de bir maden kazası 18 işçimiz bir ihmalin, bir bilgisizliğin kurbanı olarak su basması sonucu üretim galerisinde mahsur kaldı.

Ben bu yazıyı klavyelerime yüklediğimde 72 saatten fazla zaman geçmesine rağmen kurtarma çalışmalarından olumlu sonuç alınamadı. Umutlar tükene, tükene sıfır noktasına gelip dayandı.

Bundan yarım asır önceydi değerli arkadaşım Mustafa Ertaş Ermenek’in Toroslarla kucaklaşmış kırsalının kitabını yazıp adını da “Tekerleğin Değmediği Yer” diye koyup oralardaki ilkel hayatı bu eserinde dile getirmişti.

İlkel hayat diyorum medeniyetin icaplarından nasip alınamıyorsa buna tekerleğin değmediği yer denmez de ne denir? Herkesin malumudur ki tekerleğin icadı insanlığın tarihinde ilkelliğe vurulmuş bir darbedir.

Bizim Mustafa Ertaş da en ilkel tekerlekli bir kağnının bile gitmediği yerleri görüp eserine “Tekerleğin Değmediği Yer” diye adını koymuş ve acımasız kırsalın vahametini dile getirmiştir. Ermenek de ki yaşadığımız maden kazasında yokluk ve sefaletten yerin yüzlerce derinliğindeki galerilerde ekmeğini arayan biçare işçilerin sadece karın tokluğu bir ücretle rızıklarını aradıkları görülmektedir.

Soma’daki maden kazasında canlarını veren yüzlerce vatan evladının geride bıraktıkları eş, ana, baba ve yetimlerinin acıları yürekte iken ve had da çözüm olsun diye birde Torba yaşa diye yasal düzenleme getirilmiş olmasına karşın, hak, hukuk insan onuru bir tarafta benim işçim kendi çıkınların da ki fakir yemeği azıkları ile alın terinin üzerine çömelip dakikaları sayarak o karanlık dehlizde karın doyurma mecburiyetlerinin bu faciaya çanak tuttuğu görülmektedir.

Ülkemizde tasarruf zihniyetinden eser görmek mümkün değildir. Zira devlet yatırımlarında ehemi mühime tercih diye bir kavramı adeta bilenler yoktur. Hal öyle olunca bir tarafta lüks, israf diz boyu görülürken diğer yandan gerçek hak ve istihkaklar verilmediği içindir ki sınıflar zümreler arası gelir dağılımı dengesizlikleri korkutan boyutlara geldiğinden siyasi fraksiyonlar duygu ve düşünceleri darmadağın etmektedir.

Maden kazaları istatistiki verileri ülkemiz için kapkaranlık görünüm arz ederken, çözümlerin getirilmemesi bir ilkelliğin ta kendisi olmaktadır. Aklımıza vicdanımıza sığdırılamayacak uygulamalar bu durumda daha sayısız maden kazalarının yaşanmasına neden olacak ki bu ihmallerin hukuk devletinde hesaplarının sorulması mecburiyeti de ortadadır.

Ben yazımın başlığında oraya hala teker değmedi derken asla ve asla çok partili hayata başladığımız 1946’dan bu yana bu ülke çirkin siyasetin elinde oyuncak olmuş, ha bu gün maden kazası yerine helikopterle gidilmiş ha keçi yolundan katır sırtında gidilmiş bir şey değişmemiştir.

Eğer oralara tekerlek değmiş olsaydı medeniyet ve teknoloji ile hak ve adalette giderdi ki bu gün bu felaketler yaşanmazdı …

Cumhuriyetimizin 91. kuruluş yılını yürek dolusu sevgi ile kutlarken, bir daha maden kazalarının yaşanmamasını yürekten diler bu kez olsun “Bin nasihatten bir musibet evladır” ata sözümüzün özünde sade de gelinmesini niyaz ederim..

> Yeni Meram >Yazarlar > CUMHURİYET 91 YAŞINDA ORAYA HALA TEKER DEĞMEDİ !!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.