YAZARLAR

ÇORBA…-Erol Sunat-Yeni Meram Gazetesi

Çorba, bir zamanlar fakir-fukaranın baş tacıydı. Hele, limonlu tarafından misler gibi bir mercimek çorbası ilaç gibiydi, ilaç!
Tarhana çorbası, Ezo Gelin, İşkembe, kelle-paça gibi birçok alternatifi olsa da, Mercimek çorbası lokantalarımızın favorisiydi.
Aşçılarımız içinde mercimek çorbası konusunda eline su dökülemeyen, namlı, anılan, tavsiye edilen, çorba içmeden geçilmeyen meşhur ustalar vardı.
Mercimek çorbası, bilebildiğimiz en ucuz, en hesaplı çorbaydı…
1970’li yılların başlarında lokantaların mercimek çorbası, çorbaların şahıydı. Lokantalara sabah vakti gelenlerin gözlerinin aradığı ilk şey, mercimek çorbası olurdu.
Neredeyse yüzde yüz oranında mercimek çorbası istenir, garsonlar, mercimek beş oldu, sekiz oldu, on oldu dediklerinde lokantalar renklenir, şenlenirdi.
Buğusu üstünde tüten mercimek çorbaları masalara geldikçe, limonlar sıkılır, birer tutam karabiber, kırmızı biber eklenir, sonra kaşıklar dalar giderdi çorbalara.
Allah var, aşçılar bol kepçeydi o zamanlar.
Ne limon bu kadar pahalıydı…
Ne karabiber…
Ne de kırmızı biber…
Ekmek dilimlenmiş, yada dörde bölünmüş bir şekilde, masalarda yerini alırdı. Ekmek yetmedi mi, ekmek takviyesi yapılırdı.
Bir tas çorbayla, bir ekmek yiyen, hatta iki ekmeğe yaklaşan babayiğitler vardı.
Mercimek çorbası kadar, esaslı katık olan bir çorba ne duyulmuş, nede görülmüştü.
Doymadıysanız, ilave çorba isterdiniz.
Yarım kepçeydi ilave çorba…
Gani gönüllü aşçılar bir kepçeye yakın koyarlardı tabaklara…
O yıllarda bir tas mercimek çorba 125 kuruştu. Yarım kepçe çorba için 75 kuruş alanda olurdu. 50 kuruş yeter diyende…
Mercimek çorbası o yıllardan bugüne vazgeçilmezimiz oldu. Çorba denildiğinde mercimek çorbası dememiz o yüzden!
İsterseniz; Şair, yazar, bestekar, aynı zamanda İstanbul Milletvekilliği de yapmış olan rahmetli Ahmet Rasim’in kaleminden bir çorba methiyesini paylaşalım;
“Kana kuvvet göze fer batna cilâdır çorba
İllet-i cû’a deva mahz-ı gıdâdır çorba
Sağlara, hastalara ayni şifâdır çorba
Ağniya dostu, muhibb-i fukarâdır çorba
Hâsılı hâhiş ile ekle sezâdır çorba”
Şiiri bugünkü anlamına çevirenlerce de, şöyle demiş şair;
“Kana kuvvet göze fer, içe ciladır çorba
Açlık derdine deva, halis gıdadır çorba
Sağlara hastalara şifanın ta kendisidir çorba
Zenginlerin dostu, fakirlerin sevenidir çorba
Özetle, istekle yemeye değerdir çorba”
Çorba sevgisi bir başka sevgili okurlar.
Çorba için yemek öncesi özlenen denmiş…
Midenin cilasıdır denmiş…
Her keseye, her cebe uygundur denmiş…
Tatlının özellikle baklavanın yolunu açar denmiş…
Açlık derdinin ilacıdır denmiş…
Osmanlı’dan bugüne damak tadı, lezzetlerin ve yemeklerin öncüsü, ilk göz ağrısı olan çorba, fiyatıyla da, vazgeçilmezdi.

*****
Kim derdi ki, bir gün gelecek bir tas çorba, bir tabak çorba 20-25 liraya çıkacak!
Ekonomik göstergelere ve dolar artışı bahanelerine dayandırılan gelişmeler sonucunda, hadi bir çorba içelim cümlesi, artan çorba fiyatları karşısında şaşırmış kalmış vaziyette!
Şehirde marka olmuş bir yerde, dört kişi birer çorba içip, yüz lira ödediğinizde şaşırdığınız gibi.
Çorba, en ucuzundan beş lira…
Çorbacılarda, çorba yapılan lokanta ve resteurantlarda kademeli fiyatlarla karşımıza çıkıyor. On lirayla 20-25 lira arasında değişen fiyatlarla içilebiliyor çorba!
Çorba neden bu kadar pahalı?
Neden bu kadar pahalandı?
Ne oldu, ne oluyoruz?
Bu türden soruların cevabını veren de yok, vermek isteyende…
Çorba bu kadar pahalandıktan sonra, varın yemek yemenin kaç liralara ulaştığını!
Çorbadan yola çıkarak, geldiğimiz durum ortada.
İki kişi sadece birer çorba içtik, 50 lira ödedik, çıktık diyenleri duymadınız mı, duymak istemiyor musunuz?
Bir zamanlar fakirin dostu olan çorbanın bugün geldiği nokta, enflasyonun, fiyat artışlarının, piyasanın durumunu da gösteriyor.
Dışarıda bir çorba içmek için düşünmek zorunda kalan insanlar ne mi diyorlar?
Bir bardak çay 150 kuruş, simitte 150 kuruş oldu.
Simitle çay 3 lira, en ucuz çorba beş lira.
Gel de çık işin içinden!
Anlaşılan, şöyle ağız tadıyla, arkadaşlarımızla bir yerde çorba da içemeyeceğiz artık, çorbada kesemize uygun olmaktan çıktı benzeri ifadeler dökülüyor ağızlardan.

> Yeni Meram >Yazarlar > ÇORBA…
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.