YAZARLAR

Ana baba olmayı, çocuklarını daha çok küçük yaşlardan itibaren her istediğini yapmak olarak anlayanlar,

Ana baba olmayı çocuklarının istediği her oyuncağı almak olarak algılayanlar,

Ana baba olmayı sadece yedirmek, gezdirmek ve iyi giydirmek olarak anlayanlar; unutmayın çocuğunuz sizden sadece sevgi bekler. Eğer bu sevgiyi ona hissettirememiş iseniz aldıklarınızın hiçbir değeri yoktur. Çocuğunuzun gözünde sadece ihtiyaç giderici olarak kalırsız.

Sınavlarda çocuğundan başarı bekleyen anne ve babalar sizlere sesleniyorum!

Çocuğunuza ne aldığınıza, ne yedirdiğinize nerelerde gezdirdiğinize ve ne giydirdiğinize bakmadan önce onunla arkadaş mısınız?

Onunla duygusal olarak neler paylaşıyorsunuz?

Onun gözlerinizin içine bakarak size anlattığı hangi anıyı, hangi olayı, hangi arkadaşını ve hangi sorununu sıkılmadan dinlediniz?

Onunla birlikte çok sevdiği bir oyunu, maçı, eğlenceyi paylaştınız mı?

Yanlış yaptığı zaman bağırmadan, sakin ama karşı tarafa yanılgısını anlatan bir ses tonuyla yaklaştınız mı?

Yoksa bağırıp, hakaret edip, dinlemeden bütün anlaşma yollarını kapattınız mı?

Derslerde ki başarısızlığında önce kendinizi sorguladınız mı?

Altın kuraldan en önemlisi: Öncelikle anne, ilköğretimden başlayarak mutlaka okul dönüşü çocuğunu evde karşılamak zorundadır. Hele ev hanımı bir anne çocuğunu evde okul çıkışı beklemez ise ve çocuğu başarısız ise kendini sorgulamalı ve hatayı önce kendinde aramalıdır.

Okuldan gelince; sıcak bir karşılama, hazırlanan sevgi dolu bir sofra ve bu sofrada okul da geçirilen bir günün sohbeti çocuk ile anne arasında oluşan ilk güven ve sevgi ortamıdır.

Öğretmen okulunda psikoloji ve pedagoji öğretmenlerimiz bunun üzerinde çok dururlardı.

Çalışan bir anne ise iş çıkışı evde çocuğu ile okulda geçen o günü mutlaka yemek hazırlarken, iş yaparken paylaşmalıdır.

Her olumsuz olayı çocuk tepki görmeyeceğinden emin olarak anne ve babası ile paylaşabilmelidir.

Çocuğunuz size güvenirse kendine olan güveni artar.

Atacağınız her çığlık, sesinizdeki her yükseliş ergenlik çağı yaklaşan ve ergenliğe doğru giden çocuğunuzun sizden soğumasını, sizden uzaklaşmasını, size yalan söylemesini hızlandıracaktır.

Çocuğunun başarılı olmasını isteyen anneler kendilerine şu soruları sormalılar:

Çocuğumun bana ihtiyacı olduğunda yanında mıydım?

Çocuğumun okulu mu yoksa keyfim için yapacağım gezmeler mi önemli?

Akşamları ve tatillerde sınav zamanlarında çocuğum için tüm gezmelerimi, arkadaş toplantılarımı iptal ediyor muyum?

Çocuğumun yalan söylediğini fark edince bunun nedenini önce kendimde arayıp, kendimle ilgili özeleştiri yaparak önce kendimi düzeltme yolunu seçiyor muyum?

Yoksa kendimi mükemmel ana ve baba olarak görüp bağırma, cezalandırma, başkalarının yanında eleştirme yolunu mu seçiyorum?

Çocuğuma yaptığım her alışverişte onda gördüğüm başarısızlıktan sonra sürekli alınanları baş kakıncı ediyor muyum?

Çocuğumu sürekli başka çocuklarla karşılaştırıp onun kendine olan güvenini sarsıyor muyum?

Çocuğumu yine sürekli kardeşleri veya kardeşi ile karşılaştırarak aralarında olması gereken kardeş sevgisini baltalıyor muyum?

Güvenmediğimi hissettiriyor muyum?

Bütün bunlarla kendinizi sorgulayın, kaybetmek istemiyor iseniz çocuklarınızı önce ses tonunuzu ayarlayın, eleştiriyi bırakıp her şeylerini korkmadan, çekinmeden paylaşacakları, sevgilerini anlatacakları arkadaşları olun.

Eviniz ceza ve azar evi olmasın. Sıcak sımsıcak bir ana baba ocağında sevgiyle, güvenle büyüsün çocuklarınız.

Hayatta başarının sırrı kendine olan özgüvendir.

> Yeni Meram >Yazarlar > ÇOCUKLARINIZI KAYBEDİYORSUNUZ,
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.