YAZARLAR

■ İyi siyasetçi kendi düşüncelerini başkasına da kabul ettirmesini bilendir.

Geçen bir yazımda CHP için bir yaklaşımda bulunmuştum;

Kurultaylar Partisi!

Özellikle “kurultay sesleri” hep seçim sonrası yükselir; şimdi olduğu gibi.

Aslan sosyal demokratlarda iç tartışmalar hatta zaman zaman da kavgaya dönüşür.

CHP, nedense dingin bir parti olamadı; koltuğu kaybeden ve listeye giremeyenler ya “kurultay” ya da “istifa “çağrısı yaparlar.

Şimdi de ayniyle vakidir. Sahnede bu kez, baş aktör olarak Deniz Baykal- Önder Sav ve taraftarları rol almaktadır. Birbirleriye seçim öncesi keskin eleştirilerde bulunan ikili, istifa ve kurultay çağrıları ekseninde can ciğer kuzu sarması örneği bir ve beraber oluverdiler.

Deniz Baykal’ın yeniden Genel Başkan olma sevdası depreşti. Önder Sav, yine ikinci “adam olma” hayaline kapıldı.

Ama bu kez, iki siyasal aktörün de şansları bu bağlamda yok gibi. Baykal memleketi Antalya’da bile hüsrana uğrarken, Sav taraftarları da bütünüyle elimine oldu.

Sayın Kılıçdaroğlu şu aşamada rakipsiz Genel Başkan. Ve belki de Genel Başkan adayı. Karşısına çıkarmak istedikleri Ankara Barosu Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, “beklentim yok!”dedi ve olayı da kestirip attı.

Baykal ve Sav birleşmesi ile şu aşamada Kurultay’ı toplayacak sayıya ulaşmalarının olanaklı bulunmadığı anlaşılıyor.

Gariban Kılıçdaroğlu, iyi bir seçim çalışması sergiledi, “gidemezler “dedikleri yerlere bile gitti. Genel Başkan yardımcıları Gürsel Tekin ile Süheyl Batum’un kimi konuşmaları partiye zarar verdi; örneğin askerlerin yoğun olduğu yererde MHP v e AKP’ye oy çıkarken bu kez CHP pas geçildi.

Daha başka talihsiz söylemler edildi. Yalnız adamı oynayan Kılıçdaroğlu bu olumsuzluklara karşın hem oy oranını hem de milletvekili sayısını artırdı. Listeye giremeyenlerin çoğu, kimi örgütler yan gelip yattı, sandık müşahidi bile partisine oy vermez ise…

Politika savaştan daha tehlikelidir. Savaşta bir kez ölürsünüz. Politikada birçok kere.

***

CHP’’de, tartışmalar ve kavgalar bitmez. Örneğin, İnönü- Gülek arasındaki tartışmanın kavgaya dönüşmesi belleklerden silinmemiştir.
Arkasından, İsmet İnönü ile Bülent Ecevit arasında meydan kavgaları Kurultay çağrısına dönüşmüş; CHP’nin devamı SHP ’de Erdal İnönü ile Deniz Baykal arasında aynı içerikli kavgalar start almıştır. Deniz Baykal’ın kaset skandalına koşut, Kasım Gülek’in 1960 yılında Genel Sekreterlik görevini yürütürken bir hostesle ilişki yaşaması siyaset dünyasını adeta ayağa kaldırmıştı.

Partinin kurucularından İsmet İnönü , Bülent Ecevit’e kaşı giriştiği mücadeleden yenik çıkmıştı. İnönü yenilgi üzerine konuşuyordu;

“Memleket gerçeklerine vukufsuzluğunu, sağduyu ile ne kadar çabuk ters düşeceğini ispatlamış hizip muvaffak olursa, başa gelecek hallerden ciddi endişe ederim.”
Bülent Ecevit’in yanıtı da aynı sertlikteydi;

“Vereceğimiz karar şudur: Demokratik Parti’nin yasalara saygılı, özgür üyeleri mi, yoksa kapı kulları mı olacağız?”
Kurultay’dan Bülent Ecevit’in zaferle çıkması üzerine İnönü 49 yıllık partisinden istifa etmek zorunda kaldı.

Tarihi gerçekleri dikkate aldığımızda, 12 Haziran seçim sonuçları üzerine Deniz Baykal ile Önder Sav’ın kucaklaşıp yeni “Kurultay” çabalarını garip karşılamamak gerek.

BİR DAMLA:

STOCKHOLM SENDROMU

12 Haziran seçimlerinden sonra CHP tarafından “ Stockholm Sendromu” diye bir söz ortaya atıldı. Okurlar, bu sendromun ne olduğunu soruyor, aktarayım;

Stockholm’de bankaya giren soyguncular, altı gün boyunca rehin aldıklarıyla birlikte yaşamışlar, dost olmuşlar, rehineler soyguncuları savunmuşlar, mahkemede tanıklık edip, avukat tutmuşlar.

Yorum mu? Hayır! Yanıtım yorumsuzdur.

> Yeni Meram >Yazarlar > CHP’ Yİ ANALİZ ETMEK!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.