YAZARLAR

Giderek bozulan kent ve yörelerimizi doğal ve tarihi varlıklarımızı toparlamak, çocuklarımıza yaşanabilir, düzeyli, sağlıklı, güvenli çevreler bırakmak istiyorsak eğitiminden başlamak üzere zihniyet, mevzuat ve teşkilatı yenileyerek kapsamlı ve radikal bir ‘İmar ve Şehircilik Reformu’nu başarmamız ve 14 maddelik ‘Çevre ve İmar Anayasası’nı kabul etmeliyiz.

Bu bağlamda Prof. Alp’in 14 maddelik “Çevre ve Şehircilik Andı “ ise şöyle;
* Gecekonduları, varoşları oy deposu olarak görmeyeceğim,
* İnşaat işlerini köşe dönmenin kısa yolu olarak algılamayacağım,
* İmar işlerini siyasi ve maddi rant kaynağı olarak kullanmayacağım,
* Yapı, yol, köprü, şehir kurmanın uzmanların işi olduğunu unutmayacağım,
* İmar ve şehircilik düzeninin kamu düzenini doğrudan etkilediğini bileceğim,
* Düzenli toplumun düzenli şehir ile eşdeğer olduğunu kabulleneceğim,
* Büyükşehirlerde taşın toprağın altın olmadığını öğreneceğim,
* İllegal yapılaşma ile bindiğim dalı kestiğimin farkında olacağım,
* Bozulan kent dokusu insan dokusunu da bozar, öğreneceğim,
* Ev, kent ve çevrenin sağlık, mutluluk için kaçınılmaz olduğunu anlayacağım,
* Doğaya, tarihe duyarlı olacağım, bozanlara tepki koyacağım,
* Kente, çevreye zarar verdiğimde insanlık suçu işlediğimi bileceğim,
* Benim binam başkalarının görsel çevresinin parçasıdır, bunu kabul edeceğim,
* Güzel ve güvenli kentler gelişmişliğin, zenginliğin aynasıdır, unutmayacağım,
* Bozulan kent ve çevrenin onarılmasının

Yüz yıllar aldığını hatırlayacağım,
* Çevreye verdiğim zararın sonumu hazırladığını aklımdan çıkarmayacağım.
***

Laf Salatası;

* Sevdiğim kadına “Madamın dibisin” dedim, çantayı yedim. İyi mi?
* O söz artık şöyle değişti: At, Avrat ve trafikte levye…
* Boru fabrikatörü oldum. Boru mu yani?
* Kahve Yemen’den geldi de. Kahveci henüz masaya getiremedi!
* Tatlı yiyelim, tatlı da konuşalım. Tatlıcıda buluşalım, kız Zarife!
* Karakolda ayna var mı, bilmem. Ama, aynasızın olduğunu söyleyebilirim.
* Gökten üç elma düştü, diyorlar ya! Gökten üç kabak düşse ne olurdu halimiz?
* O kadar kusur kadı kızında değil ama, kapak kızında da olur yahu!

***
Kadınlardan duyulmayacak sözler

-Tabii ki seni doğurup büyüten anneni benden daha çok seveceksin.
-Olmaz canım; bu çok pahalı bunu almayalım… Ben pazardan ucuzunu bulurum…
-Hadi pes oynayalım… Ben İnter’i alacağım sen de Barcelona’yı al…
-Kıza bak… Benden bile güzel…
-Bana neden bu kadar sık beni sevdiğini söylüyorsun?…
-Bir tek siyah ayakkabı alsam yeter de artar bana… Siyah her şeye uyar zaten…
-Kredi kartımın limiti fazla, bir dilekçe yazalım da düşürsünler…
-Benimle bu kadar ilgilenmesen de olur… Sevdiğini biliyorum ya bu bana yeter…
-Kesin ofsayt anasını satiim…


BİR DAMLA:


Hani hep yineler dururuz;

Yasak, arzuyu doğurur.

Somut örnek “sigara yasağından” geliyor;

CHP Milletvekili Mahmut Tanal’ın konuya

sorusuna Maliye Bakanlığı yanıt veriyor;

“2010 yılında 508 bin lira, 2011 yılında 2 milyon 334 bin bu yıl ise 1 milyon 221 bin lira ceza yazıldı. “

Önümüzdeki yıllarda ceza oranının giderek artacağı kuşkusuzdur.

> Yeni Meram >Yazarlar > ÇEVRE ANDI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.