YAZARLAR

18 Mart şanlı tarihimizin onur sayfalarından biridir. Elverişsiz koşullara karşın, iman gücüyle şaha kalkan Mehmetçik Çanakkale’nin geçilmez olduğunu yedi düvele bir kez daha kanıtlamış destanlarına bir yenisini eklemiştir.

Dünya savaş tarihine yazılan bu tarihi zaferden kimi anılar.

Kınalı kuzular
Yüzbaşı Sırrı Bey, ikindi vakti yeni gelen eratı teftiş denetlerken, içlerinde bir tanesinin saçının sağ tarafının kınalanmış olduğunu görür ve takılır;

“Hiç erkek kınalanır mı?”

Mehmetçik, yanıt verir;

“Buraya gelmeden önce anam kınalamıştı Komutanım!”

Komutanın isteği üzerine anasına haber salar ve nedenini sorar;

Ana, bir mektup yazarak yanıtlar;

“Ey gözümün nuru Hasan’ım, köyümüzde rahat rahat oturalım mı? Vatan sevgisi içimizde alev gibi yanıyor. Sen ecdadından, babandan aşağı kalamazsın… Ben, senin anan isem, beni ve seni Allah yarattı, vatan büyüttü

Allah, bu vatan için seni besledi. Bu vatanın ekmeği iliklerinde duruyor. Sen bu ailenin seçilmiş kurbanısın. Hasan’ım, söyle zabit efendiye. Bizim köyde kurbanlık ayrılan koyunlar kınalanır. Ben de seni evlatlarımın arasından vatana kurban adadım. Onun için saçını kınalamıştım. El-hükmü billah. Allah, seni İsmail Peygamber’in yolundan ayırmasın.
Seni melekler şimdiden rahmetle anacaktır.. Gözlerinden öperim. Anan – Hatice”
Gazi Mehmet Aşkın’ın anlattıkları:

“İngiliz donanması Saroz’dan top atışları ile bize son derece ağır kayıplar verdiriyordu.

Böyle bir atıştan sonra, aynı, birlikte silah arkadaşım Recep eniştemin iki ayağı kopmuş çalıların üzerinde gördüm henüz sağdı. Yanına kadar gidebildim. Ağlamaya başladım Henüz ruhunu teslim etmeyen Recep Eniştem:
“Kardeşim niçin böyle ah edip ağlarsın; benim ciğerimi dağlarsın! Allah’ın verdiğine merhaba! Takbir- i Rabbani böyle imiş! Onun kazası geri çevrilmez ve hükmüne mani yoktur. Elimizden ne gelir. Arzuladığım savaş yolunda oldu. O saadet bana yeter! Sen sağ kalırsan, anamın elini benim içinde öp! Emzirdiği sütleri helal etsin!” dedikten sonra, “Başımı kıbleye doğru çevir!” diye bildi. Ruhu çoktan uçmuştu…
“Halil, bölükte süngü hücumuna kalkmıştı, ağır bir yara alarak yanıma yıkıldı. Bir süre sessiz kaldı ve sonra: şöyle konuştu;
“Ahiretlik ölümüm yaklaştı, öldükten sonra cesedimi geriye götürtme, buraya ellerinle göm! Üzerimde harp ediniz! Ta ki Gazilerin ayak seslerini Allah! Allah! Nidalarını rahatlıkla duyayım!” dedi ve gülerek ruhunu teslim etmişti.
“Kara Yürek Deresi’ne doğru iniyorduk. Bir akşam beni keşif kolu çıkardılar. Dere’nin yatağında geziniyordum. Çok susamıştım. Dere şırıldıyordu, mataramı doldurdum. Birkaç yudum içtiğimde, içtiğim suyun tadı çok başka idi avucuma mataradan su aldığımda, matarama doğdurduğum suyun kan olduğunu anladım.”
Edincikli Mehmet Er
“Edincikli Mehmet Er’in top mermisinin parçaladığı kolundan kanlar içerisinde bir et parçası sarkıyordu. Komutanına yalvarıyordu;
“Komutanım ne olur şu kolumu kes!”
Sağ eliyle yakaladığı ve tuttuğu sarkık kola bakan Teğmen donup kalmıştı. Edincikli Mehmet Er, gür sesiyle yineledi;
“Allah Aşkına, Allah Rızası için kes şu kolumu!”
Bu ilahi cümleleri emir gibi işiten Teğmen Saip, bıçağı Er’in koluna vurur. Gık demez Edincikli Mehmet. Bir sağ elindeki kola, bir ileride Allah! Allah! nidaları arasında çarpışan erlere bakar ve kolu fırlatır;
“Bu kol vatana feda olsun!”

Yerdeki et parçalarından başını kaldıran Teğmen’in karşısında kimse yoktur. Çünkü, Edincikli, Hakla alış verişe başlayınca her şeyi, acıyı, özlemleri unutur kolunun öcünü almak, vatan ve Allah için hücum saflarına katılmıştı. Onu durdurmak olanaklı değil, yine harikalar gösterir, bire bir bire on, bire yüz dövüşür. Kaderden kaçılmaz ki! Kolunun kopmasıyla kaybettiği kandan halsiz düşürmüş, şehitlik mertebesine ulaşmıştı.

> Yeni Meram >Yazarlar > ÇANAKKALE SAVAŞI ANILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.