YAZARLAR

Mustafa Kemal Atatürk’ün Öğretmenlere verdiği değeri dile getirmek için 1923’de zamanın Maliye Bakanı Hasan Fehmi ile olan diyalogunu bir yazımda aktarmıştım, yineleyelim;

Maliye Bakanı soruyor “Paşam, Vekil maaşlarını düzenleyeceğiz. Ne kadar verelim?

M. Kemal Atatürk’ün yanıtı “Öğretmen maaşlarını geçmesin!”

Okurlarımdan, dost ve öğrenicilerimden

e-mailler ve telefonlar aldım. En çok da “Buyurun Cenaze Namazına” konusuna açıklık getirilmesi isteniyordu.

Amacım, karınca kararınca öğretmenlere sahip çıkmak ayrıca gelir dağılımındaki dengesiz ve adaletsiz paylaşımı eleştirmekti.

Hz. Peygamber bir hadisinde buyuruyor ki;

■ “Allah beni bir öğretmen olarak göndermiş bulunuyor.”

Hz. Alinin Öğretmenlik için “Tanrı sanatıdır.” değerlendirmesi yapmasının gerekçesi bu olsa gerek.

Unutmayınız ki Cumhurbaşkanı bile sınıfta öğretmenlerden sonra gelir.

Bir millet irfan ordusuna malik olmadıkça, savaş meydanlarında ne kadar parlar zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin yaşayacak neticeleri vermesi, ancak irfan ordusuyla kaimdir.

Muallimler! Yeni nesli, Cumhuriyetin fedakâr muallim ve mürebbilerini sizler yetiştireceksiniz. Ve yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.

Fatih Sultan Mehmet diyor ki;

“Şeyhim Akşemseddin ile beraber yaptığım zikrin lezzetine dünyaları değişmem. Eğer şeyhim izin verseydi zikir yolunu tercih eder, saltanatı terk ederdim”

Cenaze sözcüğü soğuk bir anlatımdır. Bu kez olaya gülmece penceresinden bakmak istiyorum. “Buyurun cenaze namazına” neyi ifade ediyor, önce ona açıklık getirelim;

“Hiç beklemedik kötü bir durum karşısında şaka yollu üzüntü belirtmek için “ne yazık ki” anlamında kullanılır. “Şunun yaptığına bakın, buyurun cenaze namazına!” gibi.

Cümlenin anlamına ilişkin iki öykü saptayabildim, belki dahası da vardır.

Bir; Nasreddin Hoca bir gün Timur’la onun askerlerine ağır sözlerle verip veriştiriyormuş. Dinleyenlerin arasından derviş kılıklı biri öne çıkmış ve demiş ki;
-Hoca efendi, biraz ileri gitmedin mi? O adam senin anlattığın kadar zalim değildir.
Nasreddin Hoca kuşkulanıp sormuş;

-Erenler nerelisiniz?
-Maveraünnehirliyim.
-Ya mübarek adınız?
-Timur!

Bunu duyan Hoca şok olmuş; şafak atmış.

Çevresindekilere dönerek demiş ki;
-Ey cemaati müslimin! Er kişi niyetine, buyrun Nasrettin’in cenaze namazına!

İki; Sultan IV. Murad Han, koyduğu içki ve tütün yasağının uygulanıp uygulanmadığını bizzat denetlemek için geceleri tebdil-i kıyafetle dolaşır ve yasağa uymayanları şiddetle cezalandırırdı. Yine bir gece kenti dolaşırken kapıları kapalı bir kahvehaneden ışık sızdığını görüp oraya yaklaştı. Pencere deliğinden içeri baktığında birkaç kişinin içki ve tütün içtiklerini gördü. Yavaşça içeri girdi ve masanın birine ilişti. Kahveci, gelenin de tiryaki olduğunu zannederek yanına yaklaştı. Sultan Murad kahveciyi uyardı;
“İçki içmenin yasak olduğunu

bilmiyor musun?”
Kahveci, Padişahı tanımadığından konuştu:

“Erenler, uzun etme hadi sen de çek!”

Padişah bu kez sesini daha yükseltti;
“Padişahın emrine karşı gelmenin ne demek olduğunu bilmiyor musun?”

Kahveci kuşkulandı;
“Beyzadem, adınızı bağışlar mısınız?”

“Murad” deyince, kahveci, “Sultanlığı da

var mı?” diye sorusuna “evet” yanıtını alınca korkusundan yandaki masaya yatıp bağırır;
“Öyleyse buyurun cenaze namazına!”

IV. Murad bu lafa çok güler ve kahveciyi bir defalığına affeder.

Bir damla:

■ Eğitimdir ki bir milleti ya hür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır; ya da milleti esaret ve sefalete terk eder.

> Yeni Meram >Yazarlar > BUYURUN CENAZE NAMAZINA(2)
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.