YAZARLAR

BÜYÜK SELÇUKLU HATUNU MAHPERİ HUNAT’IN GERÇEKLER IŞIĞINDA EFSANEVİ HAYATI (1203-1254?)  II-Mehmet Bildirici-Yeni Meram Gazetesi

(Önceden devam)

 

Adile Sultan genelde Konya ve batı kentlerde yaşamaktadır, nitekim Isparta Uluborlu’da cami yaptıracaktır. Mahperi Hunat ise Kayseri’de yaşamayı sever.

 

Sultan 1237 yılında Mahperi Hunat’ın yanındadır, oğlu ve güvendiği devlet adamlarının desteği ile Alaaddin Keykubat zehirlenir ölür, tahta oldubitti ile ağabey Hıristiyan anneden doğma 2. Gıyaseddin Keyhüsrev 16 yaşında Sultan olur. Baba Alaaddin Keykubat dini törenlerle Konya Alaaddin tepesindeki Türbesine gömülür. Bu olaylarda Konya’da hanı bulunan Sadettin Köpek çok yardımcı olur.

 

Yeni Sultan hanedan içinde temizliğe girişir, üvey annesi Adile’yi Ankara Kalesine hapsettirir ve orada boğdurur. Sultan yapılmak istenen İzzettin Kılınçarslan Isparta Uluborlu’da bir Kaleye hapsedilir ve orada hayatını kaybeder. Annesi Adile Sultan burada daha önce bir cami yaptırmıştı. Keyhüsrev baba bir 3 kardeştir, onun akibeti bilinmez.

 

Kötü niyeti anlaşılan Sadettin Köpek ortadan kaldırılır. Beyşehir Kubadabad Sarayında boğdurulur. Hunat Hatun Müslüman olmuş Alaaddin Keykubat’ın ölümünden sonra kendini hayır işlerine vermiştir. 1238 yılından başlayarak Kayseri’nin bugün de en büyük Camii olan Hunat Hatun Camii’ni ve kendisi adına özel olarak türbe (kümbet) yaptırır.

 

Hunat Hatun köken olarak bir Rum kızı olduğundan babası onu çok serbest olarak yetiştirmiş, cemiyet içine girebilmekte, diğer kadınlardan çok farklıdır. Bunu şöyle açıklamak mümkündür. Camii kendi parası (veya devlet) yaptırırken aynı zamanda inşaatın başına gidebilmekte ve denetlemektedir. Bunu anlatılan şu hikâye açıklamaktadır.

 

“Bir denetimde baş usta onun gözü önünde taşı getirmekte yerine koymayıp geri götürmektedir. Yanındakine sebebini sorar. Sultanım usta cenabet olmuş yıkanması gerekmektedir. Sizden Hamam yaptırmanızı ister der. Hemen bir hamam yapımını emreder.

 

Sultan Alaaddin Keykubat’ın ölümünden sadece altı yıl sonra Moğol tehlikesi kapıya dayanır. İki ordu Sivas Kösedağ’da karşı karşıya gelir. Sultan ordusunun başındadır. Ama sadece yirmi iki yaşındadır. Askerlikten anlamaz, kumandanlarına güvenmez ve ordu Bayçu Noyan komutasındaki ordu karşısında dayanamaz darmadağın olur.

 

Bu Türk tarihindeki en büyük yenilgidir. Ancak Moğollar Selçuklu devletini ortadan kaldırmaz kukla hükümdarlarla yönetmeyi uygun görürler. Bu aslında Moğolların uyguladığı bir taktiktir. Moskova’da ve pek yerlerde bunu uygularlar.

 

Anadolu’da Selçuklu devleti kukla hükümdarlarla 1308 yılına kadar yaşayacaktır. Bu dönemde Celalettin Karatay ve Sahip Ata gibi vezirler ön plana çıkacak Moğollar ve Selçuk hükümdarları ile dengeyi sağlayacaklardır.

 

  1. Gıyaseddin Keyhüsrev evlilik yaşına gelmiştir. Kafkas kızları güzeldir. Mahperi Hunat oğlunu Gürcü Kraliçesi Rosudan’ın kızı Gürcü Hatun ile evlendirecektir. Gürcü Hatun Selçuk sarayında çok sevilecektir.

 

1243 yılından sonra kukla hükümdar olduğu üç yıl boyunca etkisiz ülkeyi dolaşmış, sonunda dede memleketi Alanya’da bulmuştur. Bu çok çok düşündürücüdür. II. Gıyaseddin Keyhüsrev yabani hayvanlarla oynamayı severmiş, onlarla oynarken vahşi bir hayvanın ısırması sonucu 1246 yılında anne dedesinin memleketinde ölmüş cenazesi Konya’ya getirilerek Alaaddin Tepesi üzerindeki Türbeye babası yanında toprağa verilmiştir.

 

Oğlu önünde ölen Mahperi Hunat daha sonraki hayatı belirsiz, tam bilinmemektedir. Moğollardan kaçmak için Haleb’e gitmek ister ve Tarsus’taki Ermeni devletine sığınır, ama gene Moğollara teslim olur, ne zaman öldüğü tam bilinmemektedir.

 

Kayseri’de önceden yaptırdığı (1249) türbesine gömülür.

 

Sandukasında kitabesi şöyledir.

 

“Bu kabir, dünya ve dinin koruyucusu merhum Sultan Gıyaseddin Keyhüsrev’in annesi, namuslu, şehide, takva sahibi, ibadet ehli, dindar, dünyada kadınların sultanı, iffetli, çağının Meryem’i (Hz. Meryem), zamanının Hatice’si (Hz. Muhammed’in eşi), binlerce mal sadaka veren, din ve dünyanın yüz akı, hanımefendi Mahperi Hatun’undur.”

> Yeni Meram >Yazarlar > BÜYÜK SELÇUKLU HATUNU MAHPERİ HUNAT’IN GERÇEKLER IŞIĞINDA EFSANEVİ HAYATI (1203-1254?)  II
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.