YAZARLAR

BUGÜN CUMADIR HERKEZ AKŞAMDAN HAZIRLANIR - Muammer Bağcı - Yeni Meram Gazetesi

Bugün Cumadır. Cuma günü Cuma saatinde alışverişi bırakmak lazımdır. Cuma namazına hazırlanmak gerekir. Herşeyden evvel Cuma günleri başta Kapu Camisi, Hacıveyiz Camisi dolar taşar. Erken gelenler vaizi dinler. Vaizin sözlerin kendinin durumunu karşılaştırır ve daha sonra  istikametine çeki düzen verdiği de bir gerçektir. Hacıveyiz Camisinin kapasitesi 4500 alır. Caminin zemini Cuma gün 2000 olur. Mezarlıklar vakfı alt giriş olduğu için Cuma günleri alt girişe çok az cemaat gelirdi. Şimdi ise 2000 kişi geliyor. Bunların %80’i gençlerle dolar. Bu durum son 10 yılda tamamen değişti ve sevindirici bir durum hasıl oldu da. Cuma günü cami girişte mezarlıklar vakfında bulunurum. Kendi kendime şöyle bir kanaate varırım. Bizim yaş grubunun çoğunluk olduğu dikkatimi çeker. Memnun olurum. Üzüldüğüm nokta şu; Cuma gününden sonra gençler ortada yok. Cumanın fazileti gençleri etkilediği açık seçik ortadadır.

Türkiye genelinde muazzam bir yüce mukaddes dinimiz eskiye kıyasla başta gençler olmak üzere camiye ve Cuma namazına karşı uyanma olduğu halk üzerinde içtenlikle benimsediği izlenmektedir.

1944 yıllarında gençlik hocaların talebe okutması hiç mümkün değil. Geceleri evlere gizli olarak giderdik. Caminin önünde yüksek bir taş vardı. Bazen o taştan çıkan Tanrı uludur Tanrı uludur diye ezan okuduğumu hatırlarım.

O günlerde bu günleri kıyaslarım. Kimleri suçlayacağıma bir türlü karar veremememin sebebi şu; İkinci Dünya Savaşı vardı. Almanlar, Hitleri bütün Avrupa devletlerine savaş açmıştı. Ortalık kan gölüydü. Türkiye’nin harbe girmemesi İsmet İnönü sayesindedir. Bunu böyle bilmekte yarar vardır. Yüce Türk ulusuna kim hizmet etmişse bir kere değil bin kere yüce Mevlam razı olsun. Şimdi Cumanın kutsiyetinden de söz edelim;

Müslümanlar, şanlı dinimiz İslam’ın, faziletli ve mübarek günlerinden biri de Cum’a günüdür. Cum’a, imanlı gönüller için yüce manalar taşıyan muhteşem bir bayram günüdür. Cum’a mü’minlerin  kalplerinde ebediyyet izleri bırakan yüce bir ibadet günüdür. Cum’a günü, olgun mü’minler, camilere  koşarak diz dize, omuz omuza namaz kılmak ve hutbeler dinlemek suretiyle İslami hayatlarını daima  canlı tutarlar.

Cum’a günü, Cum’a namazı kendisine farz olan Müslüman, Cum’a namazını kılmak mecburiyetindedir. Cum’a namazı, Mekke-i Mükerreme’de farz olmuş ve fiili olarak Medine-i Münevvere’de kılınmaya başlanmıştır. Farziyyeti, kitap, sünnet, icma-ı ümmet ve kıyas-ı fukaha ile sabittir. İnkar eden veya hafife alan bir kimse kafir olur.

Emir verme, kanun koyma, helal ve haramı tayin etme yetkisi kendisinin olan Allahu Azimüşşan, mukaddes kitabımız Kur’an’ı Kerim’de mü’minlere şöyle hitap eder:

<Ey iman edenler, Cum’a günü namaz için çağrıldığı(nız) vakit hemen Allah’ı zikretmeye koşun. Alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz bu sizin için çok hayırlıdır. Artık o namaz kılınınca yer(yüzün)e  dağılın. Allah’ın fazlından (nasib) arayın. Allah’ı çok zikredin. Ta ki umduğunuza kavuşasınız.>

Dünyanın ve ahiretin efendisi, mü’minlerin şefaatcisi şanlı Peygamberimiz(s.a.v.) ise, hadis-i  şeriflerinde  şöyle buyururlar:

<Ezanı duyan herkese, Cum’a namazı(nı kılmak) farzdır.>

Cum’a namazını cemaatle kılmak her Müslümanın üzerine farzdır. Ancak şu dört zümre, yani köle, kadın, büluğa ermemiş çocuk ve hasta olan kimse(ler) müstesna.>

O halde, Kur’an-ı  Kerim’in bu açık ifadelerine, Resulallah (s.a.v.)’in bu kesin beyanlarına göre, Cum’a namazı kılmak Allahu Azimüşşan’ın kesin emridir. Bu bakımdan, akıllı, hür, erkek olan ve Cum’aya gitmeye şer’i bir özrü bulunmayan her Müslüman, Cum’a namazını kılmak zorundadır. İhmal ettiği ve kılmadığı takdirde, imanından kopma derecesinde büyük bir günah işlemiş olur.

Daima kurtuluş yolunu gösteren sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) hadis-i şeriflerinde şöyle buyururlar:

<Birtakım kimseler, ya Cum’aları terk etmekten vazgeçecekler, yahut  Allahu Teala, onların kalplerine mutlak mühür vuracaktır. Sonra da onlar kesin olarak gafillerden olacaklardır.>

Başka bir hadis-i şeriflerinde ise şöyle buyurmaktadırlar:

<Özürsüz ve mazeretsiz Cum’a namazını terk eden kimse, silinmeyen ve değiştirilmeyen kitapta münafık olarak yazılır.>

Bu hadis-i şerifler açıkça gösteriyor ki, şer-i bir mazeret bulunmadan Cum’a namazını terk etmek, bir Müslüman için çok tehlikelidir. Müslüman, böyle bir tehlikeye kendisini atamaz, atmamalıdır.

Cum’a namazı, Cum’a günü öğle namazı vaktinde kılınır. İki rekattır ve cemaatle kılınmak üzere farzdır. Farzdan önce, Cum’anın dört rekat ilk sünneti, farzdan sonra da dört rekat son sünneti  kılınır. Bundan sonra, <<zuhr-i ahir>> adıyla  dört, <<vaktin sünneti>> niyetiyle de iki rekat namaz kılınabilir. Öğle namazı vakti çıktıktan sonra, Cum’a namazı kılınamaz.

Cum’a gününün büyüklüğü ve Cum’a namazının fazileti hakkında  pek çok hadis-i şerif vardır. Bunlardan birkaçını dikkatlerinize arzederim:

<Güneşin doğduğu günlerin en hayırlısı Cum’a günüdür> buyuran Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.), başka bir hadis-i şeriflerinde ise, şu müjdeyi vermişlerdir:

<Bir kimse, güzelce abdest aldıktan sonra Cum’aya gelir ve hutbeyi sükut ile dinlerse, o kimsenin üç gün ziyadesiyle, bu Cum’adan diğer Cum’aya kadar  olan vakit içindeki  günahları mağfiret olunur.>>

Yine başka bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuşlardır:

<Cum’a gününde bir saat vardır ki, Allah’dan bir şey dileyerek kıldığı namazı o saatte isabet ettiren  bir Müslümana, Allah dilediğini verir>

Cami adabına riayet etmeyi ve hutbeyi dikkatli dinlemeyi büyük bir titizlikle isteyen Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) hadis-i şeriflerinde şöyle buyururlar:

<Bir kimse, Cum’a günü (camiye geç geldiği halde) insanların omuzları üzerinden atlayarak (ve insanlara eziyet ederek ön safa) geçerse, (o kimse) cehennem üzerine köprü hazırlamıştır.>>

<<Cum’a günü imam hutbe okurken, konuşan arkadaşına “sus konuşma” dersen şüphesiz boş konuşmuş ve hutbenin sevabını kaçırmışsındır.>>

Üzerimize  farz olan Cum’a namazlarımızı şartlarına uygun olarak kılalım. Cum’a namazının, biz mü’minleri sevgiye, kardeşliğe, birlik ve beraberliğe ve ictimai yardımlaşmaya sevkeden büyük bir ibadet olduğunu unutmayalım. İlmi ve mantıki olmayan birtakım bahanelerle memur ve işçilere Cum’a namazı kılma izni vermemenin din ve ibadet hürriyetine saygısızlık ve büyük bir medeniyetsizlik olduğunu bilelim, bildirelim. Yüce Rabbimizin emirlerini zor şartlar altında da olsa yerine getirelim. Kınayanların kınamasına aldırmadan, İslam’ın Müslümana bahşettiği vakar ve ciddiyetle ibadetlerimize devam edelim. Cum’a namazının rahmet ve faziletinden daima nasibimizi alalım. Birer Müslüman olarak, aklımızdan hiç çıkarmayalım ki, ölüm gelinceye kadar rabbimize  kulluk etmek vazifemizdir. Dönüşümüz Allahu Azimüşşan’adır.

> Yeni Meram >Yazarlar > BUGÜN CUMADIR HERKEZ AKŞAMDAN HAZIRLANIR
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.