YAZARLAR

BUGÜN CUMA-Muammer Bağcı-Yeni Meram Gazetesi

Bugün için cemiyetin içinde güncel konulardan biri de fitneler gelmektedir. Fitne cemiyetimizi birlik beraberliğimizi derinden bozmaktadır.
Bir kişi diğer bir kişiye aynen şöyle der: “Falan insanın işi gücü fitneciliktir” yani kardeşi kardeşe düşürmektir. Böyle olan insanı, ne Allah ne de Peygamberimiz sever. Bu tip insanlardan sakınmak lazım. Aksi halde her türlü zarar geleceği açık seçik ortadadır.
Fitne konusunda yüce dinimiz bütün zamanlarını ince noktalarını sizlere sunmaktadır. Evvel bilhassa aile arasında büyük kavgalara sebebiyet verdiği bazen de cinayetler olduğunu üzülerek şahit olmaktayız. Gün geçmiyor ki TV ve basında bu acı, üzücü haberleri izlemekteyiz.
Görülüyor ki münafık; Müslüman göründüğü, Allah’a ve Resulüne inandım dediği, İslam’ın bütün emir ve yasaklarını kabul etiğini söylediği halde, gerçekten inanmamış, kabul etmemiş, Müslüman olamamış kimsedir.
İmam-ı Ragıb’a göre, münafık; İslam’a bir kapıdan girip, öbür kapıdan çıkan kimsedir.
İşte bunun içindir ki, İslam’ı içinden çökerten en büyük tehlike münafıklıktır. İslam’a ihanetin ilk adımı münafıklıkla başlar. Tarihi bir gerçektir ki, münafıklar her devirde Müslümanları daima arkadan hançerlemişler, Müslümanlar arasına fitne ve fesat sokmuşlardır.
Bu sebeple, münafıkları tanımak, onların fitne ve fesadından kurtulmak için uyanık ve tedbirli olmak her Müslümanın vazifesidir.
Şimdi sizlere, Kur’an-ı Kerim ve hadis-i şeriflerin ışığı altında münafıkların birkaç özelliğini kısaca arzedeyim:
Onlar, Allah’a ve Resulüne itaat edemez, Kur’an-ı Kerim’e yönelmezler.
Onlar, ezan sesine kulak verip namaz kılmazlar.Kılarlarsa üşene üşene ve gösteriş için kılarlar.
Yüce Allahımız, biricik kitabımız Kur’an-ı Kerim’de bu hakikati şöyle beyan ederler:
“… Onlar namaza kalktıkları zaman üşene üşene kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar, Allah’ı pek az hatırlarlar.”
Münafıklar, Allah’ı unutmuşlardır. Allah da onları unutmuş, rahmetinden kovmuştur. Onlar cimridirler. Yoksulların, kimsesizlerin yardımına koşamazlar. Zekat ve sadakalarını vermezler. Zekat vermeyen cemiyetlere, kuraklık, kıtlık, kavga, düşmanlık ve zulüm yağacağı gerçeğini kabul edemezler. Kibirlidir, tevbe etmez onlar. Daima kötülüğü emredip iyiliğe mani olurlar.
Yüce Rabbimiz bu gerçeği de şöyle beyan ederler:
“…Onlar kötülüğü emrederler, iyilikten vazgeçirmeye çalışırlar. Ellerini (cimrilikle sımsıkı) yumarlar. Onlar Allah’ı unuttular. O da onları unuttu…”
“…Allah onlara karşı gazaplanmış, onları rahmetinden kovmuştur…”
Onlar, Müslümanların sıkıntılı günlerinde, sarsıntılı zamanlarında ortalığı karıştırarak küfür namına casusluk yaparlar. Müslümanları zayıf düşürmek, onlara baskı yapmak için fırsat kollarlar. Kur’an-ı Kerim ifadesiyle, “…Her gürültüyü kendi aleyhlerine sanırlar…” Daima Müslümanların ayıp ve kusurlarını araştırırlar. “Kötü haberler yayarlar” Bozgunculuk yaparlar. Fitne ve fesat çıkarırlar.
Yüce Allahımız, onların bu halini şöyle açıklar:
“Kendilerine “Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın” denildiği zaman, “biz ancak ıslah edicileriz” derler. Gözünü aç, şüphesiz onlar, bozguncuların ta kendileridir.”
Ve kısaca onlar, yalan konuşurlar. Sözlerinde durmazlar. Emanete ihanet ederler. Münakaşa ve çekişmede haddi aşarlar.
Şanlı Peygamberimiz (s.a.v.) bu hususta şöyle buyururlar:
“Münafıklığın alameti üçtür: Konuştuğu zaman, yalan konuşur. Vaad ettiği zaman sözünde durmaz. Kendisine bir şey emanet edildiği zaman ona hıyanet eder.”
İslam’ı içinden çökerten münafıklara karşı uyanık olmak ve onların oyununa gelmemek için kendimize çeki düzen verelim. Onlarla İslami ölçüler içinde mücadele edelim. Onları İslam’a davet edelim. İslam’a gelmedikleri sürece onları dost ve yardımcı kabul etmeyelim, güvenmeyelim. Onların karşısına iman, ibadet ve güzel ahlakımızla tam ve örnek Müslüman olarak çıkalım. Az ve öz, fakat her zaman doğru konuşalım. Çoluk çocuğumuzu münafıkların tesirinden uzak tutalım. Söz ve hareketlerimizde yalnız ALLAH rızasını gözetelim. Bilelim ki:
“Allah, şüphesiz iman edenleri bilir, münafıkları da elbette bilir.”

Bilgi bir ışık gibidir. Onu kullanırsanız daha parlak olur, kullanmazsanız söner.
ALEXANDER EVERETT
Hem siyasette, hem yönetimde en büyük felaket, yarım bilgili insanların tam yetkili olmasıdır.
LAPLACE
Sevgi insanı birliğe, bencillik de yalnızlığa götürür.
SCHİLLER
Öyle noksan yaradılışlı insanlar vardır ki; ancak başkalarını üzdükleri zaman sevinirler.
MAUROİS
Yalnız kendisini düşünen insan, yumurtasını pişirmek için komşusunun evini yakar.
BACON

> Yeni Meram >Yazarlar > BUGÜN CUMA
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.