YAZARLAR

Sivasspor maçının son 80 dakikalık bölümünü ızdırap çekerek takip ettim.

Maçı izleyenlerinde bu duyguları taşıdığını düşünüyorum.

Aslında her şey iyi başlamıştı.

Önce 4 Eylül Stadyumu’ndaki yeşil zemin sevindirdi.

Konya, bembeyaz bir örtüyle Pazar’a merhaba derken, Sivas’ta soğuk ama futbola elverişli bir ortam vardı.

Maçada kötü başlamadı Konyaspor.

İki takımda ilk 10 dakika içinde birbirini çekinmeden yokladı.

Top bir o kaleye, bir bu kaleye geldi-gitti.

4. dakikada Grajiar’ı sert bir hareketle durduran Sedat’ın sarı kartla cezalandırılması elbette mutlu etti bizi.

Hakem de harika başlamıştı maça.

Konya’da sessiz bir şekilde maç takip etmeye alışmıştık ya..

Sivas’ta durum farklıydı.

Hakemin, Sivas aleyhine verdiği her karar büyük bir gürültüyle karşılık buluyor ve sahaya inanılmaz bir baskı yansıyordu.

Hafta içinde yapılan açıklamalardan anlaşılacağı üzere,

maç öncesi Konyaspor’a; “1 puan verelim maça çıkmayın deseler” kabul edilirdi.

Ama 14. dakikada Sedat elle müdahalesinin ardından 2. sarıdan kızarınca 1 puan düşüncesi yerini galibiyet hesaplarına bıraktı.

Yalnız bu hesabı yapan yeşil formalı futbolcular ve kenar yönetimi değildi.

Mevkilere göre eksisi-artısıyla denk gözüken iki takımın 10’a 11 mücadelesinin sonucunu tahmin etmek zor olmasa gerek.

Tamam bitti bu iş dedim.

Sivas 10 kişi kalmasının ardından aslında beklediğim direnci gösteriyordu.

Yaralı aslan gibi sağdan soldan geliyor, sürekli gol arıyorlardı.

Yok yok 5-10 dakika içinde bu saldırı bitecekti. Bitmeliydi de.

Bu tempoyu 10 kişi ne kadar sürdürebilirdi ki..

İlk yarı bir şekilde geride kaldı.

Tahminlerimiz 60. dakika sonrası içindi artık.

Kondisyonu tamamen bitecekti Sivas’ın.

Korkarak ta olsa Ziya hoca daha 33’te ilk hamlesini yapmıştı.

Montano ile hücum gücünü artırmalıydı.

Ama onun korkak futbol anlayışı elbette takıma yansıyordu.

Biz geriye yaslanarak oynuyor, Sivas üstümüze geliyordu.

Onların kazanma, bizim 1 puan arzumuz bitmiyordu.

60’da geride kalmış Sivas sanki 12-13 futbolcuyla üstümüze geliyordu.

Sonunda 68’de bağıra bağıra golü yedik.

Frikik golü görsel acıdan harika.

Ancak 9 metre 15 santim olması gereken baraj 10 metreyi geçmiş.

Kere, akıl almaz şekilde barajın arkasına sarkan ve kalecinin tam önünde yer tutan Mehmet Yıldız’ın oyununa düşüyor.

Baraj yanlış, kalecinin önü kapalı.

Ama bir tane Konyaspor futbolcusu duruma el atamıyor.

Bu ne basiretsizlik?

Erman’ın golü sonrası yine korkarak hücum yapıyoruz.

Her şeye rağmen beklenen fırsatları da buluyoruz.

Tazemeta-Bangoura-Adnan-Montano..

Bunlarda kaçarsa ne denebilir ki..

Söylenecek tek şey var.

Bu takım tepeden-tırnağa senin eserin BAŞKAN..

> Yeni Meram >Yazarlar > BU ESER KİMİN?
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.