YAZARLAR

Hz. Peygamber, sağ elin verdiğini sol el görmeyecek diye buyurmuş. Hayır, hasenat konusunda, fakir-fukarayı incitmeden, rencide etmeden onlara verilecek yardımları ulaştırmak, en efdal olanı.

Ramazan ayında yapılan bu yardımlar, yardım yapanı ruhen rahatlatan, yardım yapılanın hanesine sevinç ve mutluluk getiren güzel hasletlerimizden.

Konya hamiyetsever insanlarımızla dolu.

Bir çok bildiğimiz ve tanıdığımız insan, yaptığı yardımları duyurmadan, adını vermeden yapıp geçmiştir. Kulların değil, Yaradan’ın bilmesini arzu etmiştir. Reklam yoluna sapmamış, verdiği yardımı pazarlık konusu yapmamış, yardım yapılan, kendisine yardım yapanı hiç öğrenememiştir.

Şehrimizde yapılan yardımlardan en anlamlılarından bir tanesi erzak poşeti olarak ihtiyaçlı insanlarımıza ulaştırılan gıda yardımlarıdır.

Erzak poşetlerinin imkanlar dahilinde içindeki çeşit miktarının artırılması, poşete konan erzakı kolayca alamayacak insanlar için iftar sofralarına gelen bir zenginliktir.

İmkanı olanların, fakir fukaraya, garip gurabaya yardım etmeleri ne kadar da hoştur.

Çok güzel örneklere şahit olduğumuz gibi, çokta hoş olmayan örneklerde duymuyor değiliz.

Bu kadarı da olmaz, yapılmaz denilenlerde oluyor.

Ramazan ayı, hayır yapma, insanları sevindirme, mutlu etme, yüzlerini güldürme, onlara maddi ve ayni olarak katkıda bulunma ve destek verme ayıdır.

Ancak, bazı yardım yapanların elleri yardıma doğru uzansa da, verdikleri yardımı kendi lehlerine döndürmeden edemiyorlar.

Sizlerle o türden bir hikaye paylaşalım;

*/*/*/*/*

Hali vakti yerinde olan bir hanımefendi, ayda birkaç kez evini temizleyen kadını çağırmış, elinde bir erzak poşetini ona doğru uzatarak;

Al kızım demiş, bu erzak poşetini, kocanla çocuklarınla yersiniz.

Kadının sevinçten eli ayağına dolaşmış.

Poşetin içinde çocuklarının isteyip de, alamadığı yiyeceklerde varmış.

Allah razı olsun abla demiş, inan ne diyeceğimi şaşırdım.

Kadın sevinç içinde, kapıdan dışarıya çıkıyormuş ki;

Hanımefendi, tekrar seslenmiş;

Sana bu erzak poşetini veriyorum amma, benim haber vereceğim bir günde gel, bu evi şöyle güzelce bir temizle!…

Kadın, bir an durmuş.

Erzak poşetini bırakıp gitmek istemiş.

Çocuklarını düşünmüş, vazgeçmiş, olur abla diyerek, elinde erzak poşeti ile çıkmış kapıdan.

*/*/*/*/*

Bunun adına kaşığıyla verip, sapıyla gözünü çıkarmak denir. Zenginliğin ne olduğunu bilmemek denir. Zengin olmanın sorumluluklarını ruhunda hissetmemek denir. Zengin olarak dehşet bir imtihandan geçmek denir.

Bir ailenin bütün bir Ramazan ayı boyunca edeceği dualardan mahrum kalmak, kendini mahrum bırakmak denir.

Bu dünya imtihan dünyası diye boşuna söylenmemiştir.

İmtihan eden, gelin ben sizi imtihan edeceğim demiyor. Ramazan ayının her anında iyi bir şeyler yapın, misliyle vereyim diyor.

Hikayemizde yapılan yardım şekli hayır olabilir mi?

Buna, Ramazan mübarek gün, nafakasını temin için o hanımın evinin temizliğini yapan kadıncağızın sevincini kursağında bırakmak denir.

Boynunu bükmek denir.

Malıyla mülküyle, sosyal mevkisiyle, bir garibanı hiçte hak etmediği bir halde, üstelik Ramazan ayında hal ve hareketiyle ezmek denir.

Ezdiğin kim?

Biçare bir insan!…

Ne geçti eline?

Ne kazandın?

Şanın, şöhretin, itibarın mı, arttı bu Ramazan gününde…

Kadın hem hayır yaptım diyecek… Hem de, kendince ev temizliğini ucuza getirecek!…

Nasıl olsa erzak poşeti verdim diye, evinin her tarafını bedavaya temizletecek!…

Böyle bir Ramazan yardımı olabilir mi?

Oluyor!…

Böyle bir kadının merhameti, hoşgörüsü, insan sevgisi ve vicdanı nerede acaba?

Ramazan ayında yapılan hayırların karşılığını beklemek kadar, yaptığı yardımı ödeştirmek kadar, yanlış ve çiğ bir şey daha yok.

Şimdi bu hanımefendi bir söz açıldığında, Ramazan da Allah kabul etsin bizde biraz yardımda bulunduk, fakir bir hanıma bir şeyler aldık verdik diyebilir mi?

Cömertlik bunun neresinde sevgili okurlar?

Cömert insan böyle mi olur?

Cömert insan karşılık beklemeden yardımda bulunandır. Adı bile geçsin, duyulsun istemez.

Cenab-ı Allah bazı insana yardım bile ettirmez. Kalbinden o iyiliği söküp almıştır. Bazıları da bu hanımefendi gibi yaptığı yardımın karşılığını en kısa sürede geri almayı teklif eder.

Hz. Mevlana, “ Allah’ım kalplerimizi mum gibi yumuşat!..” diye dua ediyor. Rabbimiz hepimizin kalbini mum gibi yumuşatsın da Ramazan ayı da dahil olmak üzere, insan kalbini kırıcı, incitici böyle hareketlerde bulunmayalım, yapanları da lisan-ı münasiple uyaralım inşallah!…

> Yeni Meram >Yazarlar > Böyle Ramazan yardımı olur mu?
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.