YAZARLAR

Böyle mi olmalı?-Yalçın İreş-Yeni Meram Gazetesi

Hastanelerde dönen garip olaylar ve yapılanlar adamı verem edecek cinsten..
Burnundan kıl aldırmayan bazı doktorlar. Vatandaşı küçümseyen kimi hemşirelerin yanı sıra düşüncesiz hasta bakıcılar ve bazı cahil hizmet personeli vatandaşı çileden çıkarıyor..
Haliyle kazanç kapısı olan özel hastanelerden daha çok devlete ait hastanelerde vuku bulan olaylardan birini anlatalım..
Bir süre önce Numune Hastanesi’nde şahit olduğum hadise aynen şöyle..
Haber için gittiğim hastanede bir müddet beklemem gerekiyordu. Bu arada yoğun bakım ünitesinin önünde dizlerini döverek ağlayan genç anne ve babayı gördüm ve olayı öğrendim..
Otomobilin çarpıp kaçtığı 4 yaşındaki çocukları yoğun bakımda ve hayati tehlikesi varmış..
Doktorlar, hasta bakıcılar ve hemşireler üniteye girip çıkıyor millet telaşlı..
Bu arada üzgün bakışlarla izliyorum, kapıda ağlayan anne baba her girip çıkana çocuklarıyla ilgili bir şeyler soruyor, ancak bir türlü cevap alamıyorlardı..
Aradan yaklaşık 15 dakika geçtikten sonra içeriden çıkan ucuz kahramanlarımızdan bir hizmetli, koridorun sonunda bulunan diğer hizmetli arkadaşına, “La memeeout, çocuk öldü kefen getir loouuvv” diye bağırdı..
Bunun duyan yoğun bakımın önünde iki gözü iki çeşme ağlayan anne ve baba, kendilerini yerden yere atıp, başlarını duvarlara vurmaya başladılar. Ve birisi çıkıp ta hizmetliye, “Sen ne yapıyorsun” demedi..
Benzer cahillikleri yaşadığımız hastanelerde başka garipliklerde dönüyor tabi. Mesela bazı doktorlar hastayı muayene ediyor, sanırım karşısındakini küçümsüyor olmalı ki, hastanın anlayacağı dille kendisine hastalığıyla ilgili az da olsa açıklama gereği duymuyor..
Öte yandan çok önemli bir diğer can sıkıcı olay da şu..
Doktor adamı muayene ediyor, gerekli araştırma ve tetkikler yapıldıktan sonra kişinin kanser olduğu anlaşılıyor..
İşgüzar doktorumuz, zaten önceden örneğin tansiyon hastası olan adamın yüzüne daaan diye kanser olduğunu söylüyor..
Sonra ne oluyor. Zavallı zaten tansiyon hastasıydı, şimdi kanser olduğunu öğrendi ve sonra da ya psikiyatri hastası oluyor, ya da kanser olduğunu öğrenince üzüntüsünden kalp krizinden veya tansiyondan öteki aleme göçüyor..
Doktorun kimisi hastalığın hakkında seni az da olsa aydınlatma gereği duymazken, diğeri ısrarla adamın kanser olduğunu küt diye yüzüne söylüyor ve belki de adamın ölümüne sebep oluyor. Bu nasıl bir çelişkidir..
Bulunduğumuz çağda, bahsettiğimiz istenmeyen olayların yaşanmamasını istiyoruz. Hastane personeli ile hasta ilişkisi eğitimlerinin sıkça verilmesini ve takibi hususunu, Konya Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Sayın Prof. Dr. Mehmet Koç’tan rica ederiz..

> Yeni Meram >Yazarlar > Böyle mi olmalı?
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.