YAZARLAR

■ Bir şeyleri değiştirmek isteyen insan önce kendisinden başlamalıdır.

***

Siyasal Partiler kimi konularda değişmiyor;

Eleştirilere tahammülleri yok!

Özeleştiri yapmıyorlar!

Empati kültürleri zayıf!

Devr-i demokraside siyasal Partiler empati yapabilse günümüzdeki tablo çok değişik olacak, yapıcı ve olumlu rüzgarlar esecek. Osmanlı yönetimlerinde tek kişi iradesinin egemen olduğu dönemlerde empati yapma bir lükstü, hatta söz konusu değildi. Empati yapılamazsa demokrasimizin dün olduğu gibi belki de bugünü ve yarını yine kör-topal kalma hallerini devam ettirecektir.

Buna karşın empati sorununu çözebilirsek, diğer engelleri de aşacağımız kanısındayız.

Empati, çağdaş toplumlarda insanın yaratıcı enerjisini yönlendiren yepyeni bir konseptir;

Bir yazarında dile getirdiği gibi, empatinin ortaya konulamadığı ya da izin verilmediği ortamlarda, insanın gerçek enerjisi de ortaya çıkamamaktadır. Empati, fiziksel doğru gibi algılandığına göre, toplumsal sorunlarımızın altında, empati noksanlığının yattığını rahatça vurgulayabiliriz. Sosyal, politik ve ekonomik ilişkilerde, hangimiz kendimize başkalarının yerine koyuyoruz? Karşılıklı anlaşma, birbirini kolayca anlama, ortak bir hareket zemini yaratma ve bu birliktelikten yeni enerjiler üretmede ivmeyi bir türlü hala yakalamadığımız gerçeği, empatiyi ihmal ettiğimiz gerçeğini ortaya çıkarmaktadır.
Empati’yi zenginleştirmek olanaklıdır;

Özgür olanın kendini, hükümlünün yerine koyması; Yargıcın kendisini zanlının yerine koyması; Komutanın, kendini askerin yerine koyması; Öğretmenin, kendini öğrencisinin yerine koyması; Annenin, kendini evladının yerine koyması; kadının kendini erkeğin yerine koyması ya da karşıtı; İşi gücü olanın kendisini işsizin yerine koyması; İşverenin kendini işçisinin yerine koyması; özgür olanın kendisine hakları kısıtlanan kişinin yerine koyması gibi. Örnekler çoğaltılabilir. Empatiyi yapma yetisine her ergin sahiptir. Öğrenimle, bilgi birikimiyle ilintisi yoktur.
Zira empati “Kendini, başkasının yerine koymak, onun fikirlerini hemen paylaşmak anlamına gelmiyor. Onu anlamak anlamını gözden ırak tutmamalıdır. Birbirini daha çok daha kolay anlayan insanların oluşturduğu sosyal birimler daha yaratıcı, etkin , ses getirici başarılıdır.

Dünün, fotoğrafını çeken ünlü yazar Aziz Nesin”den kimi dizeler;

“ Üfür rüzgârım üfür
Doğru söz oldu küfür
Bir insan değilse hür
Nasıl geçer o ömür

O ömrün içine tükür
Kimine şapur şupur
Bize Yarabbi Şükür…

Şahidiz çok vakaya
Muhtaç iken hırkaya
Rozet taktı yakaya
Başladı fiyakaya

Sen de gir bu halkaya
O zaman şapur şupur
Bize Yarabbi Şükür…

Bütün işler aksine
Dünya gitse Mersine
Gideceksin tersine
Boş ver halkın sesine
Herkes nefsi nefsine
Hepsine şapur şupur.

Bize Yarabbi Şükür…”

Şair bu dizeleri DP iktidarında yazdı. Daha önce CHP döneminde yazdıklarından

dolayı 4,5 ay cezaevinde yattı. CHP, DP, AP, YTP, ANAP döneminde değişen fazla bir şey olmadı, üç aşağı, üç yukarı aynıdır.

Bugüne dönük nesnel analiz yapmak için ise, vakit henüz erkendir. Bugünlerde ve yarınlarda bakalım neler olacak?

Bekleyip göreceğiz!

BİR DAMLA:

■ Siyasi partiler arasındaki fark, Pepsi Cola ile Coca Cola arasındaki fark gibidir.

> Yeni Meram >Yazarlar > BİZE YARABBİ ŞÜKÜR!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.