YAZARLAR

■ Ne kadar âlemi devr etse sipihr

Bulmaz İstanbul’a benzer bir şehr

.

***

Türkiye biraz İstanbul, daha çok Anadolu demektir. İstanbul karmakarışık zenginlerin ve yoksulların harman olduğu, en çok göç alan bir kenttir. “İstanbul’un taşı toprağı altındır” deyip heybesini alan hala bu kente koşuyor.

TÜİK’in adrese dayalı sayımıyla İstanbul’un nüfusu, 2010 yılına göre 2011 yılında 368 bin 555 kişi artışla 13 milyon 624 bin 240‘a ulaştı.

Türkiye Haritası İstanbul olmadan, öksüzdür, yetimdir. İstanbul olmadan bir vatan haritası çizmek hüsrandır, hüzündür.

Yedi Tepe’li İstanbul, M.Ö. 657’de Megaralılar tarafından kurulmuş, uğruna nice savaşlar verilmiş, sıkça el değiştirmiş bir dünya kentidir.

M.Ö. 395 yılında Roma İmparatorluğu bölününce Doğu Roma İmparatorluğu’nun başkenti olmuş, 1203 yılında Haçlı ordularınca alınmış ve 1261 yılında da Bizanslıların eline geçmiştir. Osmanlı’nın tarihte yerini almasıyla İstanbul renkli düşünü oluşturmuştur. Padişah II. Mehmet, 1453’de hocası Akşemsettin’in teşvikiyle Bizans’a saldırmaya karar vermiş, Beyazıt’ın yaptırdığı Anadolu Hisarının karşısına Rumelihisarı inşa ettirmiştir. Daha sonra da 6 Nisan 1453 günü, Osmanlı Ordusu Bizans surları önüne gelmişti, 29 Mayıs’ta fetih gerçekleştirilmişti.

Fethin 559 yıl dönümü dolayısıyla kaleme Salı günü aldığım yazıda fethin getirilerini yansıtmıştım. Bu kez başka açıdan yaklaşmak, şiir- şair İstanbul’u gündeme getiriyorum;

“Ey şûh Nedîmâ ile bir seyrin işittik

Tenhâca varup Göksu’ya işret var içinde.”

“Al yanına bir dilnüvâz

Gönlünce gez zevk et bu yaz

Başdan başa işte Boğaz

Gönlünce gez zevk et bu yaz,”

İstanbul deniz, İstanbul Yeditepe…

İstanbul şair, İstanbul şiir…

İstanbul, rüya şehir..

İşte peş peşe üç şiir;

Düşsün çelengi Rûm’un, eğilsün ser-i Firenk
Vur Türk’ü gönderen yed-i takdîr aşkına

Kalbinin vuruşundan anlıyorum;
İstanbul’u dinliyorum.

Gecesi sünbül kokan
Türkçesi bülbül kokan,
İstanbul,
İstanbul…


■ İstanbul olağanüstü durumunu Haliç, Marmara Denizi ve Boğaz’a borçludur.
■ İstanbul eskiden beri Avrupa ve Asya’yı birleştiren büyülü ve adeta kutsal bir mühürdür. İstanbul muhakkak dünyanın en güzel yeridir.
■Dünya’da İstanbul kadar güzel görünüşlü başka bir kent bulunmadığını söyleyenler, gerçekten haklıymışlar.
■ Ah İstanbul! Beni büyüleyen isimlerden en çok büyüleyeni yine sensin.

BİR DAMLA:

■ İstanbul, önünde şair ile arkeologun, diplomat ile tüccarın prenses ile gemicinin, Kuzeyli ve Güneylinin, hepsinin aynı hayranlık duygusuyla haykırdığı evrensel ve son derece büyük bir güzelliktir.

> Yeni Meram >Yazarlar > BİRAZ İSTANBUL DEMEK
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.