YAZARLAR

Konya Turizmi genelde Mevlana eksenlidir. Büyük düşünür karşı çıkanlara karşın, evrensel değerdir. Konya ve Türkiye’nin baş tacıdır; söylemleri giderek daha bir anlam kazanıyor.

Konya Turizmi, Hz. Mevlana ile sınırlı kalmamalıdır. Çeşitli uygarlıklara başkentlik yapmış kentimiz nice ulular yetiştirmiştir.

Selçuklular döneminde; Şems-i Tebriz-i, Sadreddin Konevi, Bahaeddin Veled, Nasreddin Hoca, Muhyiddin Arabi, Kadı Burhaneddin, Kadı Siraceddin, Urmemi vb. yapıtlarını Konya’da hazırlayarak, dünyaya ışık tutmuşlardır.

Şahabeddin Sühreverdi, Ulu Arif Çelebi ve oğulları Adil ve Ali ile Ahmet Eflâkî ve Sarı Yakup Ateşbaz Veli Konya’da yetişmiştir.
Karamanoğlular döneminde, Ali Gav Zaviye, Şeyh Osman Rûmi, Nasuh Bey Dar-ül Huffaz, Turgutoğulları Kalenderhane Türbesi, Tursunoğlu Burhaneddin Fakih Türbesi, Siyavuş Veli Türbesi; Kadı Mürsel, Ebu İshak Kazeruni Zaviyesi, Hasbey Dar-ül Huffazı, Meram Hasbey Mescidi, Ali Efendi Muallimhanesi.

Konya turizminin diğer nirengi noktaları,

Hitit Şehri; Konya’ya 7 km uzaklıkta Karahöyük’te çıkarılmıştır. Mimarî kalıntılar, mühürler, çanak ve çömlekler bulunmuştur. Çatal Höyük; Konya’dan 50 km mesafede olup, Anadolu’da insanlığın bilinen ilk yerleşme merkezlerinden biridir. Çumra’ya 12 km uzaklıktadır. Evler, renkli resimler, seramik ve mezarlar bulunmuştur.
İvriz Kaya Anıtı; Tarihin ilk tarım anıtı olup, Hitit devrinden kalma bir kabartma taştır. Ereğli İlçesi’ndedir. Hititler toprağın bereketine şükür ifadesi olarak dikmişlerdir.
Nane ve Dede Höyükleri; Ilgın’ın 25 km kuzeydoğusunda Hitit döneminde Hattuşil’nin oğlu Tatalya “Salburt” kentini kurmuştur. Kent ile ilgili eserlerden Hititler “Hiyeroglif” yazıyı Mısırlılardan 500 yıl kullanmışlardır.

Eflatunpınar; M.Ö. 1300-1200 yıllarından kalmadır 14 taştan yapılı ve duvar şeklindedir.

Ak Manastır; Konya-Silifke yolunda kayaya oyulmuş manastır, Saint Horion’a yapılmıştır.
Haghia Kilisesi; Sille’de 327’de yapılmış Anadolu’daki en eski kiliselerden. Bizans Çağına ait Cihanbeyli Akçaşar kalıntılar var.

***

Konya’nın manevi zenginliklerinden fazla dillendirilmeyen bir sayfayı açıyoruz.

Yavuz Sultan Selim döneminde Dede Molla adlı bilge bir kişi yaşadı.

Yavuz Sultan Selim Mısır seferine giderken, yolu Çumra’da yaşayan Dede Molla’nın bulunduğu köyden geçer. Sultan, atı üzerinde ordusunun önünde giderken ihtiyar köylüyü tarlasında çalışırken görür. Yaklaşır ve selâm verir. Köylü gelenin kim olduğunu fark etmemiş gibi selâmı alır ve işine devam eder. Atı üzerinde onu izleyen Sultan der ki;

“Baba duydun mu? Padişah sefere çıkmış. Mısır’a gidiyormuş! “

Köylü konuşur;

“Mevlâ yolunu açık eylesin. Emeline nail ve muzaffer olarak döner.”

Sonra işine devam eder. Sultan nasıl karşılık vereceğini merak ederek yineler;
“Dede, uzak yerden geliyorum. Karnım aç, yiyeceğin var mı?”

Pişmekte olan aşı işaret ederek der ki;

“Pilav, pişmek üzere, işte orada, karnın doyuncaya kadar ye!”

Pâdişah; “Odu daster” deyince; yanıt verir;

“Tencere orada, sen de askerlerin de yesin. Hepinize yeter inşaallah!”

Sultan, vezirler ve ordu pilavdan yer, hiç eksilmez. Köylünün Allah adamlarından olduğunu anlayan Sultan, onun kerâmetiyle pilavın bitmediğini anlar, saygıyla elini öpüp, duâsını alır ve ordusuna ilerle emrini verir…
BİR DAMLA:

“EN KÂRLI ZAMAN, GENÇLİKTİR”
Mezarı Çumra’da olan Dede Molla ölümünden önce oğluna şu öğüdü verir;

Gençlikte, nefsin arzuları, insanı kapladığı gibi, bilim öğrenilecek, ibâdet yapılacak en kârlı zaman da gençliktir. Gençlikte, şehvetin, asabiyetin kapladığı anlarda, İslâmiyet’in emrini yerine getirmek, ihtiyarlıkta yapılan aynı ibadetten çok üstün ve değerlidir Başka mâniler de araya katılırsa, bunları dinlemeyip yapılan ibadetin sevâbı o kadar çoktur ki…”

> Yeni Meram >Yazarlar > BİR ORDUYA YETEN PİLAV
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.