YAZARLAR

Konya’mızda burcu, burcu kokan, maneviyatın meşalesi ile dünyayı aydınlatan bir Mevlana Haftasına daha giriyoruz. Bu öylesine bir meşale ki sadece Ülkemiz atmosferini değil İslam Gayri İslam tüm insanlığın ortak değerlerinin semazenlerin açılıp şemsiyeleşen giysileri, sağ elin semaya sol elin arz’a açılıp denge kuran bir ortak değerdir.

Mevlana’mız dergahına yaptığı çağrıda, ister Putperest, ister Mecusi, istersen bin kere tövbeni bozmuş ol yine bize gel derken, Putperest’in, Mecusi’nin günahlarının sadece yüce Rabbimizle arasında olan bir günah türü olurken kul hakkının bu günahlar kapsamına alınmamasından, alınacak ibretler vardır. Müslümanlığı kimseye bırakmayanların ister siyasette, ister ticarette, ister adalette, ister sağlıkta, ister eğitimde fırsat eşitliğini bozacak tutum ve davranışların, Putperestlikten, Mecusilikten daha ağır bir günah olduğunun en büyük kanıtıdır.

Bu saydığımız günah kaynaklarının, sıradan Müslümanlığın içine kamufle edilmesi İslam’ın hayatiyetinin bu günahkarlar üzerine bina edilmesi Ulusal boyutlu felaketlerin vukuuna sebebiyet vermesi sonucudur ki çağımız Dünyası’nda İslam’ın geri kalmışlığının resmi olmaktadır.

Ulu önder Atatürk İlke ve İnkılapları’nı Laiklik İlkesi ile taçlandırmıştır. Büyük Önder Atatürk bu duyguların özüyle bir samimi dindar oluşunun özelliğini yüce Mevlana’mızın maneviyat denizi ile bütünleştirip şu veciz sözleri dizelemiştir.

Ne zaman bu şehre gelecek olursam, Mevlana’nın Ruhaniyeti bütün benliğimi sarar. O çok büyük bir dahi Devrimler aşan bir teceddüt aşığıdır. Mevlana Müslümanlığı Türk Ruhuna İntibak ettiren büyük bir reformatördür, . Müslümanlık aslında geniş manası ile müsamahalı modern bir dindir. Mevlevilikse Türk ananesinin Müslümanlığa nüfuz örneğidir. İlahi bir Musikinin ahengi içerisinde dönerek Allah’a yaklaşma fikri, Türk dehasının, ileri görüş ve düşüncenin tabii bir ifadesidir.

İnsani değerleri üstün, kültür ve medeni duyguları sağlıklı ve de İman gücü yerinde olan her Müslüman bu gerçekleri idrak etmek mecburiyetindedir.

Mevlana İhtifalleri Konya’nın kaderinde bir ak yazı, olup bu fırsatı yeterince değerlendirmek de biz Konya çocuklarının şaşmaz görevidir. Bu fırsatı dorukta değerlendirirken bağnazların, tutucuların indi hissi davranışları ile değil, Tarihi gerçekler içine bayrak yaparak Atatürk’ümüzle, Mevlana’mızı kucaklaştırma şerefinden bu ülke insanını mağdur ve mahsun bırakmak Kul hakkına tecavüzün ta kendisi olurken, bu suçu işleyenler ellerinin arasına başlarını alıp derin, derin düşünmelidirler.

Eğer bu ülkede Atatürk’ü Sevenlerle sevmeyenleri bir ayrılıkçı olarak görürsek, hem dünyaya ve insanlığa ülkemiz ve insanını tanıtamamanın eksileri geri kalmışlık halkası olarak boynumuza asılacaktır.

O halde vilayetimiz ve Büyük Şehir Belediye Başkanlığımız Mevlana İhtifalleri’ni düzenlerken Ulusal değerimiz Atatürk’ümüzü bu ihtifaller içinde asla ve asla göz ardı etmeyeceğimiz bilincinde olunmalıdır. Güneş balçıkla sıvanmaz, Mızrak çuvala sığmaz, veciz sözlerimizin ne denli ulvi söylenmediği gerçeği ortadadır.

> Yeni Meram >Yazarlar > BİR İHTİFALDE DAHA MEVLANA VE ATATÜRK DİYORUZ !!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.