YAZARLAR

“Bir başkent daima başkenttir. Ne kadar susturulursa susturulsun yine konuşur.”

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın, hayatının tesadüfleri olan Ankara, Erzurum, Konya, Bursa ve İstanbul şehirlerini anlattığı deneme türü eseri olan ‘Beş Şehir’ kitabında geçiyor bu cümleler.
Selçuklu döneminin Konya’sından bahsedilirken sarf edilen bu cümleler bugün dilimizden düşmüyor. Bildiğiniz üzere hafta sonu  Konya’nın Türkiye Selçuklu Devleti’ne başşehir oluşunun 923. yılı dolayısıyla “Selçuklu Payitahtı Konya” temasıyla kutlama programı düzenlendi.
Geçtiğimiz yıllara göre birçok ilke sahne olan programda, Türkiye Selçuklu Sultanlarına Saygı Nöbeti, Selçuklu Gülbank Duası, Selçuklu Nevbet Merasiminin yanı sıra bir çok etkinlik gerçekleştirildi.
1097 yılı Haziran sonlarında ilan edilen ‘Başşehir’lik o ruhu barındırarak bugünlere kadar uzandı geldi…
Düzenlenen program profesyonelce hazırlanmış ve günümüze tarihi bir nebze de olsa yansıtmış içerikle takip edenleri duygulandırdı.
Gerçekten Konya olarak zengin bir geçmişe ve kültüre sahip bir şehiriz. Özellikle yurt dışına gidenlerimiz bilir, birçok ülke geçmişinde kültüründe olmamasına rağmen birçok program, festival düzenler. Ve bu geleneksel hale gelerek her yıl binlerce, on binlerce turist çeker.
Tarihi açıklamalarına bakıldığında ise çok istisnadır kendileriyle bütünleşen bölümleri, oysa bizim o kadar çok zengin içerikli tarihimiz var ki hangisini yaşatırsak yaşatalım hepsi kendi başına bir program olarak karşımıza çıkabiliyor.
Hafta sonu gerçekleşen programa baktığımda olayın vefa bölümünün ötesindeki tiyatral kısmı gerçekten film sahneleri gibi izleyenleri pür dikkat kendine bağlıyor.
Başşehir ilanını bile böyle bir programla anlatılırken bizim buradaki eksikliğimiz bu tür programları öncelikle genele yayamamış olmamız.
Yani bu programları bir turizm programı ile de birleştirmemiz şehrimize büyük bir katkı sağlayacaktır. Mesela en basitinden geçtiğimiz yıllarda İsviçre’de bulunduğum bir dönemde tesadüfen katıldığım bir program oldu.
Fastnacht festivali adı altında düzenlenen etkinlikte o şehrin insanlarının maskeleri ve kendilerine özgü giysileri ile oluşturdukları kortej büyük bir kitle tarafından izlenirken birçok ülkeden bu festival için özel turlar düzenlendiğini öğrendim.
Festivalin oluşum nedeni ise “kışı kovalamak”. Düşünün şimdi adamlar tarihsel kaynağı olmayan bir etkinlikle on binlerce turist çekerken şehrine biz yüzlerce yıl önce gerçekleşen bir etkinliğin kutlamasına kendi şehrimizdeki vatandaşları dahi çekemiyoruz.
Bu yıl belki korona önlemleri kapsamında davetli sayısı sınırlı olarak tutuldu ancak bundan önceki yıllarda da şehrin ilgisinin çok olduğundan bahsedecek bir resim göremedim.
Bu gerçekten acı bir durum, her platformda ifade ettiğimiz ön önemli konu şehrimizin turizm potansiyelinin ortaya çıkartılıp bunun şehre katkı olarak geri dönmesi olmuştur. Ancak gelin görün ki bu konuda daha çok mesafe almamız gerekiyor.
Dolayısıyla şehrin kazanımları için yapılması gerekenlerin başında bu tür etkinliklere öncelikle kendi şehrimizin insanının katılımını sağlayıp ardından festival havası ile turizme kazandırıp binlerce kişinin katılımı ile bunu duyurabilmek olmalıdır.
Bu bağlamda başarıya ulaşmış olan festivallerimiz de yok değil, mesela Akşehir’de gerçekleşen Uluslararası Akşehir Nasreddin Hoca Şenliği her yıl üzerine koyarak, büyüyerek gerçekleşiyor. Bu yıl da 5-10 Temmuz tarihleri arasında 61.’si düzenlenecek olan Uluslararası Akşehir Nasreddin Hoca Şenliği yine ülkemizin en köklü festivallerinden biri olarak icra edilecek. Bu anlamda emeği geçenleri kutluyor, bu tür festivallerimizin uluslararası platformlarda da adından artarak bahsedilmesini diliyorum.
Kalın sağlıcakla…

> Yeni Meram >Yazarlar > “Bir başkent daima başkenttir”
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.