YAZARLAR

■ Ramazanın başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ise, Cehennemden kurtuluştur.

■ Cennette Reyyân denilen bir kapı vardır. Oradan sadece oruçlular girer. Oruçlular girdiler mi artık kapanır, kimse oradan giremez.

***
Bir başkadır, benim memleketimde ramazan/ramazanlar. İftarı ayrı güzel, sahuru ayrı güzeldir Yılın en sıcak ve en uzun ramazanını yaşamımıza karşın, yakınmıyor, aydınlığına ve rahmetine

sarılıyoruz. Paylaşımı, dostluğu, içtenliği, saygı ve sevgiyi aradığımız ve bulduğumuz adreslerde gönüllerin serinliğini yaşıyoruz.

Sıcaklar, mevsim normallerinin üzerinde seyrediyor, terliyor susuyor, yakınmıyoruz.

Kimi verilere göre, oruç tutanların sayısı 40 milyon kişiyi geçmiş. Çocuk ve hastaları dikkate almadığımızda ülkemizde oruçlu sayısının hayli yüksek olması, kuru sıcağı da derin susuzluğu da alıp götürüyor

Ramazan, her yıl geriye geriye doğru gider, başka anlatımla her yıl ramazan bir öncekine göre 10 gün önce başlar. Bunu şöyle okumak da olanaklıdır;

Mayıs’ın serinimsi ramazanını 2018 yılında yaşayacağız.

Bir ilginç saptama ve hesaplama daha;

Ramazan, 35 yılda tekrar aynı aya rastlayacak; 18 yaşında olanlar 53, 48 yaşında olanlar ise 83 yaşına geldiklerinde Ramazan’ı Ağustos ayında yaşayacaklar.

Ramazan, barış, kardeşlik, mutluluk, bereket, esenlik ve eşitlik ayıdır. Sözün burasında, davul çalmada kadın erkek eşitliğini simgeleyen bir haber;

■ Isparta ’da sahur davulcuları arasına, ramazanlar tarihinde ilk kez, bir de kadın davulcu katıldı; üstüne üstlük 9 çocuğu da olan bir kadın. Gerçi 6 yıldan beri her ramazanda, niyetlileri sahura kaldırmak için davul çala çala dolaşıyormuş ancak ne var ki kameralara yeni görüntülemiş; bu nedenle d gazetelere haber olarak yansımış.

Kadın davulcu 9 çocuğuyla geçim sıkıntısı içinde olduğuna vurgu yaparak konuşmuş;

“Davul çalmayı meslek haline getirmek ve ramazan dışında da bu sanatı icra etmeyi düşünüyorum.”

■ Ramazan günü Koca Ragıp Paşa’nın konağında yapılan sohbet esnasında Ragıp Paşa Şair Haşmet’e sormuş;

– Senin de borcun var mı Haşmet?’

Şair Haşmet, III. Mustafa’nın veziri Koca Ragıp Paşanın sorusuna yanıt verir;

– Evet efendim, mahalle bakkalına bin kuruş, kasaba beş yüz kuruş borcum var!

Ragıp Paşa anlaşılmadığını düşünerek açıklamayla birlikte soruyu yineler;

– Oruç borcun var mı, onu soruyorum!

Şair Haşmet’in yanıtı ince bir kıssadır;

– Paşam! Oruç borcunu Allah sorar; sizin soracağınız sadece kul borcudur.
■ Bir gün Naim Hoca`ya sormuşlar;

– Denize girersek oruç bozulur mu?

Naim Hoca şöyle yanıt vermiş;

Ula uşahlar, Ramazanda denize girerseniz orucunuz bozulmaz. Amma deniz size girerse bozulur. Ona göre…
■ İki softa, “Ramazanda bedava yiyip içeriz” diye Bektaşi köyüne konuk olurlar. İçlerinden biri tuvalete gider. Bektaşi, softaları kontrol için odada kalana sorar,

– Senin arkadaşın nasıl bir adam? Bilgisi

var mı, yok mu?

O da kendini üstün göstermek ister;

-Bırak şunu, eşeğin tekidir!

Bektaşi, diğer softaya aynı soruyu yineler;
– Senin arkadaşın nasıl bir adam? Bilgisi var mı, yok mu?

Yanıt gelir;

– Bırak şunu, öküzden farkı yoktur!

Sofra kurulunca arpa ve samandan başka bir şey göremeyen softalar hayretle sorar;

– Bunlar ne erenler?

Bektaşi gülerek yanıtlar;

– Biriniz eşek, ötekiniz öküz. Sizin için bunlardan daha iyi azık olur mu?

BİR DAMLA:

İnsan, ancak çalıştığını kazanır.

> Yeni Meram >Yazarlar > BİR BAŞKADIR BENİM MEMLETİMDE RAMAZANLAR!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.