YAZARLAR

Bayramlar, sevinç günleridir, kavuşma günleridir, barışma günleridir, kaynaşmanın, kucaklaşmanın, hasret gidermenin, bir araya gelmenin, bir ve beraber olmanın günleridir.

Bayram günlerinde kırgınlıklar, dargınlıklar ve küslükler bitmeli, bitirilmeli. Üç günlük dünyadan, küs gitmenin, dargın gitmenin, incinen bir gönülle gitmenin kime ne yararı var! Bayram günleri yemin ve şartlara tövbelerin edildiği, vicdan muhasebelerinin yapıldığı günler olsaydı keşke!

İnsan hatasını anlamış yanlışından dönmüşse, kollar açılmalı, yüzler gülmeli. Bayram günü açılmayan kol, gülmeyen yüz, buyur etmeyen dil, ne işe yarar hiç düşündünüz mü?

Bin kere yanlışından dönse, bin kere kabul etmem diye mi karşılayacaksınız, kapınıza geleni. Bitsin artık bu katır inatları, bitsin artık bu deve kinleri!

Bayram günleri, pişmanlıkların gözyaşlarıyla kabul edildiği, öze ve sevgiye geri dönüşlerin, kendine gelişlerin, günleri değil mi?

Bayramları, el uzatma sebebi olarak, uzatılan elleri tutma sebebi olarak, davet edilmeye, davetlere icabet etmeye ve etekteki taşların arife gününden itibaren dökülme sebebi olarak neden kabul edemiyoruz?

Rabbimizin tertemiz yarattığı, içinde misler gibi kokan, sevgiyle büyüyen sayısız çiçekler yetişmesine imkan tanıdığı gönül bahçelerimizde ki, kara çalıları, kara dikenleri, ayrık otlarını, haset ve fesat tohumlarını, kin çiçeklerini, gurur, kibir ve kıskançlık zakkumlarını söküp atmanın fırsatıdır bayramlar.

Amma velakin; Bayram geldi diye barışan kaç küs gördünüz? En son hangi bayramda küs olanlardan barışan birilerine şahit oldunuz?

Bu sorular hep cevapsız, hep cevapsız!

Ey!.. Ölüme-dirime gelmesin, salımdan tutmasın, kapımı çalmasın diyen!

Kendinde misin?

Kaç bayramlar geldi, geçti, soğumadı mı yüreğin?

Günde beş vakit kıldığın namazlar, hiç kaçırmadığın sohbetler, yumuşatmadı mı yüreğini? Neden hiç yumuşamıyor yüreğim diye sordun mu, kendine?

Bir kaç kez hacca, on küsurdan fazla da umreye gitti diyorlar senin için!

Kanlı gözyaşları döktüğünü, afv ve mağfiret dilediğini gören, duyan o kadar çok şahidin varken, bu küslükler sana yakışıyor mu?

Kabe’de ve Ravza’da verdiğin sözlerde ne zaman duracaksın?

Ey!.. Söz verenleri, verdikleri sözlerden caydıranlar, caydırmaya kalkanlar!

El ne der, elalem ne der diyenler?

Siz doğrusunu, olması gerekeni, size yakışanı yapmayı düşündünüzde, olur mu böyle şey diye konuşanlar, dedikodu edenler, kınayanlar yüzünden yapmıyor ve inatlarınızda ısrar ediyorsanız, bırakın o dost dediklerinizi, akraba diye bağrınıza bastıklarınızı!

Küslükleri bitirdiğiniz takdirde, size tavır alacaklarını aleni söyleyenler, Rabbim ne der diye, hiç düşünmezler mi?

Yumuşayan kalplerin önüne geçenler, iki dünya bir araya gelse barışmayacaksın diye analık hakkımı helal etmem diyen analar, sana en ufak bir hakkım geçtiyse helal etmem diye direten hanımlar, kız kardeşler, yengeler, teyzeler ve halalar!

Bir barış, bizleri yok bil diyen, babalar, amcalar, dayılar ve erkek kardeşler!

Hz. Pir, “Yarabbi kalplerimizi mum gibi yumuşat!” derken ne anlatmak istiyor diye hiç düşündünüz mü?

Dua edelimde, bu mübarek bayramlar yumuşatsın yüreklerimizi, dediğiniz olmadı mı?

Hani Mümin, mümin kardeşiyle üç günden fazla küs durmayacaktı!

Zekalarını ve dikkatlerini küslük ve dargınlıkları sürdürmenin en ince ayrıntılarına ve ima yüklü sözlerine odaklamış, her fırsatta gündeme getirerek, unutulmamasını sağlayan ve tazeleyen insanların küslüklerden beslenmesini gönül bahçelerinde dal-budak sarmaya başlayan zehirli sarmaşıklara benzetebilirsiniz.

Gönül bahçelerinde açan güllerin, sümbüllerin, lalelerin, zambakların, leylakların, menekşelerin arasında ne işi var ayrık otlarının, ne işi var zehirli sarmaşıkların, ne işi var karaçalıların, dikenlerin?

Rabbim bu güzel bayramlar hürmetine, her birimizin gönlünde açan sevgi çiçeklerini, hoşgörüleri ve anlayışları engelleyecek ne varsa, daha yeşermeden kurutsun inşallah!

Sevgili okurlar; Rabbimiz, yaşadığımız Türk ve İslam Coğrafyasına huzur bahşetsin. Akan kanları durdursun, anaların, babaların, eşlerin, kardeşlerin gözyaşlarını dindirsin, masum ve günahsız çocuklar ölmesin!..Hepinizin kurban bayramı mübarek olsun!

> Yeni Meram >Yazarlar > Bayramlar yumuşatsın yüreklerimizi!..
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.