YAZARLAR

■ Bayram gecesini, sevabını sırf Allah’tan bekleyerek ibadetle geçiren kişinin kalbi, bütün kalplerin öldüğü o günde ölmez!

***

Bir ramazanı daha orucuyla, bayramıyla geride bıraktık. Ardından Kurban telaşı ve bayram sevinci hazırlığı başlayacak.

Bayramlar, tövbe ederek günahlardan, hak sahipleri ile helâlleşerek kul haklarından kurtulmak ve büyüklerin, ana-babanın, dualarını almak için fırsattır. Yüce Rabbimiz kullarına nice kutsal gün ve geceler armağan etmiştir. Ramazan ve Kurban Bayramları da bu yüce armağanın içinde yer almaktadır.
Ana-baba yaşamlarını sürdürüyorsa, izinlerini almak için uğraşmalıdır. Ana ve babasını razı eden kimse için, Cennette iki kapı açılır. Onların elleri öpülüp, duaları alınmalı, haklarını helâl ettirmelidir. Bunun araçlarından biri de bayramlardır.

Eşrefoğlu Rûmî diyor ki;
■ Akıllılar dünyada şu üç şey ile uğraşırlar, bayram ederler:

1-Dünya seni terk etmeden sen dünyâyı terk edesin.
2-Her şeyden kurtulasın.
3-Rabbinle buluşmadan, Rabbin senden râzı olsun.

■ Günah işlemediğimiz gün de, bizim bayramımızdır!
■ Dünya yaşamında oruçlu gibi ol. Ölüm geldiğinde bayram sevinci içinde ol. Halktan yırtıcı hayvandan kaçar gibi kaç ve dilini koru. Gereksiz şeylerden kaçın.
Sırrî-yi Sekâtî anlatır:
“Bir bayram günü Hz. Ma’rûf’u hurma toplarken gördüm; -Bunları ne yapacaksın? diye sordum. -Şu çocuğu ağlarken gördüm ve niçin ağladığını sordum. Bana anne ve babasının olmadığını, arkadaşlarının yeni giysi ve oyuncakları bulunduğunu kendisinin olmadığını söyledi. Şimdi bunları toplayıp satacağım, ağlamayıp oynaması için ona oyuncak satın alacağım. Bunun üzerine;
-Bu işi bana bırak deyip çocuğu alıp götürdüm. Yeni güzel elbiseler ve oynaması için oyuncak aldım. Çocuk mutlu oldu. Bundan sonra kalbime bir nur geldi, kalbim parladı ve hâlim bambaşka oldu.
İmâm-ı Şâfiî’nin öğrenicileri anlatır;

■ Bir bayram günü İmâm-ı Şâfiî hazretleri ile beraber mescitten çıktık. Bir sorun hakkında söyleşiyorlardı. Evlerinin kapısına gelince, hizmetçi kişi kendisine bir kese altın getirip, efendisinin selâmı olduğunu ve bunu kabul etmesini istedi. İmâm-ı Şâfiî keseyi kabul etti. Biraz sonra biri gelip dedi ki;
– Efendim, bir çocuğum oldu fakat yanımda hiç param yok. Sizden Allah rızası için biraz para istiyorum!

İmâm, keseyi açmadan, olduğu gibi kişiye verdi. Oysa, kendisinin de hiç parası yoktu.
■ Şumeyt bin Aclân bir bayram günü eğlenen kalabalığa bakarak uyardı;
■ “Eskimeye mahkûm bir elbise ve bir süre sonra böceklerin yiyeceği et olan şu insanları görüyor musun?”

Şumeyt bin Aclân, bu yaklaşımıyla kabre girecek insanın gaflet içinde eğlenip oynamasına olan hayretini bildiriyordu.

Behlül-i Dânâ, Sıkça yinelerdi;

■ Bayram, yeni elbiseler giyenler için değil, ilâhî azâptan emin olanlar içindir.
Bayram, bineklere binenler için de değil, hatâ ve isyanı bırakanlar içindir.

Kim bayram günü 300 kez ‘sübhanallahi ve bihamdihi’ der ve bunu Müslümanların ölülerine armağan ederse; her mü’minin kabrine 1000 nur girer ve o kişi vefat ettiği zaman Cenab-ı Hak kendisinin kabri içinde 1000 nur verir.

BİR DAMLA:

Kim bayram günü 300 kez ‘sübhanallahi ve bihamdihi’ der ve bunu Müslümanların ölülerine armağan ederse; her mü’minin kabrine 1000 nur girer ve o kişi vefat ettiği zaman Cenab-ı Hak kendisinin kabri içinde 1000 nur verir.
■ Bastığın yer bayram olsun.

> Yeni Meram >Yazarlar > BAYRAMDAN BAYRAMA
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.