YAZARLAR

Her bayram sonrası klasik söylemdir;
Bayram nasıl geçti?

Çetele tutarız, olanlara bakarız, oranlama yaparız, özcesi toplum mühendisliğine soyunuruz. Çoğu kez aynı noktaya varırız;

Geçmiş yıllarla aynı; daha doğrusu cümleyi şöyle noktalarız; ayniyle vaki…

Son paragrafla neler yazacağımı aşağı yukarı anlamışsınızdır sanrım.

Değişen fazla bir yok Vuslatlar, yine başka baharla kaldı Şarkılar yine onu söylüyor.

“Kış geldi, firak açmadadır sineme yara
Vuslat yine mi kaldı güzel başka bahara
Bari bulayım söyle de sen derdime çare
Vuslat yine mi kaldı güzel başka bahara”

Geçen yıllara göre tek değişiklik, çözüm süresi beklentisiyle şehit haberlerin azalması buna karşın terörün soğuk yüzünü yine de değişik biçimlerde göstermesi…

Karayollarında barış sağlanamadı; yollar yine kan gölü, yine acılar, yine gözyaşları.

Kimi siyasal aktörler bayram demedi, seyran demedi, yine belden aşağı vurmaya devam etti…

■ Tüm uyarı ve önlemlere karşın kurban işlemi, orada, burada, şurada yine sür-git devam edip gitti, hijyen olgusu yine rafa kaldırıldı.

■ Ayni filmi yine izledik, büyükbaş kurbanlıklar kaçtı, insanlar kovaladı, imdada yine uyuşturucu iğneler yetişti.

Dünya’da en önemli olay;

■ Afganistan’ın Logar Valisi Cemal, camide yaptığı konuşma sırasında mikrofona yerleştirilen bir bombanın infilak etmesiyle yaşamını yitirdi. Cemal, Devlet Başkanı Karzai’ye yakınlığıyla tanınıyor. Ülke’de en önemli olay;

■ Milliler Hollanda’ya 20 yenildi, mucize gerçekleşmedi, Terim’in Avcı övgüsü hava aldı, Brezilya yolu tamamen kapandı.

Konya’da en önemli olay;

Dış İşleri Bakanı Davutoğlu’nun Konya’da yaptığı açıklamadan altı çizilecek cümleler;

■ Niye son dönemde Sayın Başbakanımıza, bendenize ve Sayın MİT Müsteşarımıza yönelik uluslararası bir kampanya yürütülüyor sorusunu kendinize sorun, cevabı burada arayın. Onlar ne yaparlarsa yapsınlar, bundan sonra Türkiye eski Türkiye olmayacaktır. Yine onlar ne yaparlarsa yapsınlar, madem çıta bu kadar yükselmiştir, dünyada ve ülkemizde hiçbir mesele Türkiye olmadan konuşulmayacak, konuşulmasına izin vermeyeceğiz.

Her Bayram sonrası bir özlem dile getirilir;

Nerede o eski bayramlar?

Özellikle yaşı ilerlemiş olanlar özlemi daha çok duyar Bayram deyince, hep çocukluk günlerimizi anımsar, nostaljik duyguların özlemiyle içimize konuşuruz;

“ Nerde o, eski Bayramlar?”

Kendimizi hep deli- fişek genç, çocuk görüyoruz! Böyle psikoloji içine girince de eski cicili-bicili bayramları arıyoruz.

Bayram geçip gitti ama “biz yine bayramın ipine sarılalım. Bayram şekeri niyetine bir

Nasreddin Hoca öyküsüyle nokta koyalım;

Nasreddin Hoca Akşehir’de çok sayıda diğer komşuları ve eşiyle birlikte kapı karşı komşusuna bayram ziyaretine gitmiş. Ev sahibi komşu memleketinden getirdiği koca bir bal peteğini ortaya getirerek ikramda bulunmuş. Konuklar baldan bir iki kaşık alıp çekiliyormuş. Bal peteğine en son Nasreddin Hoca daldırmış. Bir, iki, üç… derken peteğin yarısına gelince ev sahibi dayanamayıp Hoca’yı uyarmış;

“Aman hocam, fazla yemeyin, sonra içiniz yanar.”

Nasreddin Hoca bu hiç durur mu? Lafı hemen yapıştırmış;

“Kimin içi yanar, onu Allah bilir!”

Bir damla:“Can bula cananı bayram o bayram ola,
Kul bula sultanı bayram o bayram ola,
Hüsn-ü keder def ola, dilde hicap ref ola,
Cümle günah af ola bayram o bayram ola.Cümle günah efola bayram o bayram ola
Lütfi ya lütfü kerim erişe rahm ü rehim
Bermurade de fehim bayram o bayram ola.”

> Yeni Meram >Yazarlar > BAYRAM BASIL GEÇTİ?
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.