YAZARLAR

BAYRAM, BARIŞA VE HOŞGÖRÜYE AÇILAN KAPI OLSUN!-Erol Sunat-Yeni Meram Gazetesi

Bayram neşedir, sevinçtir. Küslükleri, dargınlıkları, kırgınlıkları sona erdirmektir. Barışmaktır. Gönül kapılarımızı ve kollarımızı ardına kadar açmaktır.
Bayram bir olmaktır, beraber olmaktır, bayramın neşesini taşıma ve ulaştırmaktır.
Mübarek Ramazan ayında, oruçlar tuttuk, teravih namazları kıldık, kötü sözlerden, yanlış hareketlerden, kalp kırmaktan uzak durduk.
Her niyette, her namazda gözlerimiz dolu dolu dualar ettik. Şükrettik, hamdettik halimize. Bizden çok daha zor durumda olanları hatırladık.
Kalplerimiz mum misali yumuşadı.
Taş bildiğimiz kalplerimizin hükmü sona erdi.
Gözlerimiz gözyaşlarını zapt edemez hale geldi.
Her Ramazanda, yufkalaşan, kendine gelen, kendini bulan yüreklerimiz, iple çektiği Ramazana kavuştuktan sonra, Bayramla buluşuyor.
Bayram, Ramazanın mükafatı. Sabrın, hoşgörünün, tevazunun, içtenliğin ve samimiyetin Rabbimiz katında karşılığının alındığı en müstesna günlerin adı.
Bayram barışmaktır demiştik sevgili okurlar, barış yapmaktır, el uzatmaktır, kapınıza gelene kapıyı açmak, sürdürülen anlamsız küslüklerin bitmesinin, bitirilmesinin vaktidir ve tam zamanıdır.
Bayram kalplerin iyice yumuşadığı, gurur ve kibrin inadından vazgeçtiği, pişmanlıkların gözyaşlarına karıştığı anların habercisidir.
Hasetliklerin, fesatlıkların, kıskançlıkların, çekememezliklerin Bayram karşısında hükmü yoktur.
Fikrinden dolayı, partisinden dolayı, incir çekirdeğini doldurmayan meselelerden dolayı, bayramlaşmayacak mısınız bugüne kadar dostum, kardeşim, arkadaşım, komşum, asker arkadaşım, okul arkadaşım dediğiniz insanlarla?
Bizler barışmak için değil, küsmek için bahaneler aramaya çalışanlara dönmüşüz de haberimiz yok!
Bayramlarda yalnız kalmayı seven ve buna kendini alıştıranlar var!
Ben kimseye gitmem, kimse de bana gelsin istemem. Yolda, dışarıda, bakkalda, markette rastlarsam, iyi bayramlar der geçerim diyenlerde çoğaldı.
Evlatlar maile bayram tatilinde, telefonlu bayram kutlamaları oldukça geçerli.
Mesajlı bayram kutlamaları herkesin vazgeçilmezi.
Bayramın o ulvi ve yüce kavramını ne dinlemek, ne de bilmek isteyen var!
Ramazanda her gece bir başka iftar programına katılanlar, iftarlarda verdiği pozları paylaşanlar, Bayramın ilk günü ülkemizin bir tatil köşesinden, bayramda şuradayız diye bayramlık pozlarını paylaşacaklar!
Analar, babalar, kardeşler, akrabalar o karelere bakıp bakıp eskiden çok daha fazla hüzünleniyorlardı.
Şimdi ise; iyi yaptılar, zaten çok bunalmışlardı, tebdili mekanda ferahlık vardır diye boşa söylememiş atalar, bak şu torunların memnun hallerine diye teselli oluyorlar!
Ana ve baba olmak kolay değil!
Rahmetli babaannem, bayram için bütün aile evine gittiğimizde, “ Evler doldu taştı!” diye gözlerinin içi gülerdi.
Bayram sabahında, analarında babalarında gözleri evlatlarını arar o evin içinde, o sofranın başında!
Bunu ne oğullar, ne kızlar, ne damatlar, nede gelinler anlamak istemiyorlar!
Herkes bir yerlere gitti, biz niye buradayız, neden bir yerlere gidemedik isyanlarını duymayan, bilmeyen yok. Bak bu bayram burada kalmasına kaldık, Kurban Bayramında dünyada burada durmam diyen seslerin gümbürtüsü arife gününden duyulmaya başladı!
Bayramda tatile gitmek isteyenlerin, kendilerine göre gerekçeleri, mazeretleri, dayanakları bir hayli çok!
Yeni nesil, gönül alma, gönülleri yapma, gönüllere girme konusunu sanki, hafife alıyor gibi!
Bayram kavramını, tatil algısına kurban eden turizmciler, tur şirketleri, bayram eşittir tatil anlamına gelen algı zaferleriyle, bayramın o mana yüklü kavramını tepe tepe gömdüler, üzerine de, prestijli yollar, otobanlar yapıp, bayramın mecrasını, otellere ve tatil merkezlerine döndürdüler.
Bizlerin, elinde ve dilinde, sevdiklerimizi, evlatlarımızı bizden çekip alan “adı bayram” olan ve artık bize ait bir kavram olup olmadığına akıl sır erdiremediğimiz bir kelime kaldı!
İnsanlar yaşlandıkça daha da duygusal oluyor sevgili okurlar.
Birçok dostumuz bu konuda oldukça dertli, ancak evlatları alınmasın, üzülmesin diye yüzlerine memnuniyet ve tebessüm maskelerini takarak bu onlarsız geçirdiğimiz kaçıncı bayram diyerek, kendi kendilerine dertleşip oturuyorlar!
Evlatlar, bu konulardan haberleri yokmuş gibi davranmaktan kendilerini alamıyorlar. Tatil yerine vardıklarında ise her şeyi unutuyorlar!
Eskiden şöyleydi, böyleydi diye başladığımızda işin içinde çıkmak mümkün değil. Bir dostum, Hocam dedi, ben artık böyle şeylere takılmıyorum. Az biraz hanım üzülüyor amma ana yüreği o kadar olacak. Nerede olduklarını biliyoruz. Torunlarla, gelinle, telefonla konuşuyoruz. Herkes hayatından memnun, şikayet eden yok. Onlar o şekilde mutlu oluyorsa, bizde mutluyuz!
Sevgili okurlar!
Rabbim, sizlere, sevdiklerinize, sizi sevenlere sağlıklı huzurlu ömürler nasip etsin. Gönlünüz, haneniz, bayram olsun. Bayram, barışa ve hoşgörüye açılan kapı olsun. Hepinizin Ramazan Bayramı mübarek olsun efendim.

> Yeni Meram >Yazarlar > BAYRAM, BARIŞA VE HOŞGÖRÜYE AÇILAN KAPI OLSUN!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.