YAZARLAR

■ Meclis, konuşma ve basın hürriyetlerini kısan kanunlar yapamaz.
***

Basın Bayramını geride bıraktık. En çok konuşulan ve tartışılan konulardan biri de Basın Özgürlüğünün nereye koştuğudur?

Biz de değil ABD, AB ve Batı ülkelerinde sürekli tartışma konusunu oluşturuyor; konu demokrasimizin negatif hanesine yazılıyor.

Basın Özgürlüğünde196 ülke arasında 112. sıraya taşınırken, Dünya Ekonomik Formu 2010 küresel bilgi teknolojileri raporunda daha vahim bir tablo çiziliyor;

138 ülke arasında 135’inciyiz!

Basın’da derin ayrışma gözlenmektedir;

Yandaş Basın

Besleme Basın

Benim basınım, senin basının.

İktidar yanlısı basın; Muhalefet Basını.

Nesnellik ölçütü basının bu duruşuna göre değişmektedir. Gerçek olan şu ki, doğru birdir ve öyle olmalıdır;

■ Doğru olan, haklı olandır.

Basının özgürlüğü tartışılmaktadır;

■ Hesabı temiz olan muhasebeden korkmaz.

***

Basın Özgürlüğü konusunu sorgularken bir özeleştiri yapmak gerek;

Bu konuda basınımızın suçu yok mu?

Olmaz olur mu, var! Sevgili Hıncal Uluç,

köşesinde aynı konuyu dile getirdi;

■ Andrew Finkel, New York Times’da Türkiye’de basın özgürlüğünü anlatan enfes bir yazı kaleme aldı.. Yıllardır yaşadığı ülkemizde, sadece gördükleri, şahit olduklarını değil, kendi başına gelenleri de özetleyerek, bu ülkede medyanın nasıl baskı altında olduğunu anlattı. İktidarların baskısından söz etti, reklam veren şirketlerin baskısından söz etti. Patronların baskısından söz etti. En acısını sona sakladı..
“Asıl suçlu, Türkiye’nin dördüncü gücünün kendisidir. Jöle gibi yumuşak omurgalı medyanın kendisi ülkedeki en etkili sansürcüdür..”
Gazeteci Pierre Lazareff’in “Fransa’da Basın Rezaletleri” yapıtında günümüz sorunlarına ilişkin satırbaşları da var.

Pierre Lazareff, II.Dünya Savaşından önce Paris-Soir Gazetesinin Genel Yayın Yönetmenliğini yaptı, savaş sonrasında da ABD ‘ne giderek yerleşti. Büyük yankı uyandıran “ Fransa’da Basın Rezaletleri“ adlı yapıtını orada kaleme aldı;

Bazı şeylerin kızmadan, fakat çekinmeden de söylenmesi gerektiğine inandığım için bu kitabı yazdım. Susmanın neden olacağı felaketleri önlemek için bu kitabı yazdım.
Çoğulcu demokrasilerde basın, Yasama, Yürütme ve Yargı erklerinden sonra 4.güç olmuş, kamuoyunu oluşturma ve yansıtma işlevi de daha önem kazanmıştır.

Lazareff diyor ki;

Demokratik bir rejimde basın yalan söylerse, rejim de ölüme mahkûm olur.
Ülkemizde, maalesef halen hapiste olan gazeteciler var. Kimi politik aktörler“Onlar gazetecilikten değil başka suçlardan içerideler.” diyerek sorunu ötelemek istiyor.

Ne var ki, görünen köy kılavuz istemiyor ve bir sorunun yanıtı beklemeye alıyoruz;

Basını özgürlüğü konusunda nereye doğru koşuyoruz; sorusuna iyimser yanıt vermek

İçin, ileri demokrasiye uygun düzenlemeler yapılması ve uygulanması gerekmektedir.

■ Basından yoksun olan ülkeler, adaletin yararlarından yoksun olurlar.

■ Basın Özgürlüğü öyle bir özgürlüktür ki, onsuz diğer özgürlüklerin hiç biri yaşamaz.

BİR DAMLA:

Ehl-i irfân arasında aradım kıldım talep

Her hüner makbûl imiş, illâ edep, illâ edep.

> Yeni Meram >Yazarlar > BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ NEREYE?
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.