YAZARLAR

Bankalar hayatımızın bir parçası. Onlarsız olunamayacağını onlarda biliyorlar, bizde. Aslında biz olmasak, onlarda olmazdı çok daha doğru bir yaklaşım.

Birbirimize ihtiyacımız çok. Hele günümüzde etle tırnak gibi olmuşuz. “Biz ayrılamayız” şarkısını söyleyenler bile var!

Çünkü işin içinde para denen somut mu, soyut mu olduğu bugün bile tartışılan bir meta var.

“Ne seninle, ne sensiz” der gibi bir durumdayız

Bir çok insan haftanın bir kaç günü değişik vesilelerle bankalardalar. Hatta hergün bankalarla işi olan, banka şubesinde görevli personelle kanka olan, akraba olanlar var.

Benim bankam diyebilecek kadar, samimiyet oluşmuş durumda aramızda.

Babalarımızın bankaları olan bankalar, bugün bile bir çoğumuzun vaz geçmediği, değiştirmek aklına dahi gelmediği bankalar.

Son yıllarda bankalarla aramızdan karakediler geçmeye başladı.

Müşterisinin sıkıntısını yüzünden anlayan, kredi açan, ayda şu kadar, şu kadar öde bütün derdin bu muydu diyen o baba misali, halden anlayan Banka Müdürleri devri çoktan tarih oldu!

Bankalar alacağına Şahin, vereceğine serçe gibi davranma eğilimlerine girdiler.

Verilen krediler için alınan dosya masrafları bildiğiniz gibi kredi alan müşteriye iade ediliyor.

Bindereden su getirilerek iade edilen, numunelik bir kaç olayın dışında iplere un sermelerle, aylar sonrasına ertelemelerle geçen garip bir dosya masrafı iadesi gündemde.

Bıktırıcı, can sıkıcı, uğraştırıcı bir iade macerası. Biz böyle bir cenderede bu insanları bunalttıkça yarısından fazlası bu işten vazgeçer mantığı üzerine kurulmuş bir senaryo yürürlükte sanki!..

*/*/*/*/*

Bankalarımız verdikleri tüketici kredileri için almış oldukları dosya masraflarını iade noktasında işi olabildiğince ağırdan alıyorlar ve almaya devam ediyorlar. Bu konuda hukuk mücadelesi vermek gerekiyor. Hemde az uz bir mücadele değil!

İyi de neden?

Dosya paralarının iadesi noktasında, neden hukuk mücadelesi yapılsın?

Hükümetimiz alacağı bir kararla, bankalara verilecek gerekli talimatlarla, insanların kanunen hak ettikleri dosya ücretlerini hesaplarına geçmesini sağlayamaz mı?

Ya da Bankalar, bu yiğitlikte benden olsun deyip, dosya masrafını iadeye hak kazananların cep telefonlarına bir mesaj göndererek, dosya masrafı olarak iade edilecek şu kadar miktar hesabınıza geçmiştir diyemezler mi?

Bu iş bu kadar zor mu?

Yorgunu yokuşa sürmenin adına, hak arama dendiği nerede görülmüş?

Türkiye’de görülüyor sevgili okurlar.

Bankaların sorma ver diye haberli, habersiz bugüne kadar almış olduğu paraya kimse ses çıkarmıyordu. Sesini çıkaranları da kimse kaale almıyordu!

“Bulmuşsun bir alâ koyun, ye etini sırt üstü doyun” tarzında bankaların eline düşmüş ve kurtulamasın diye nice renkli bağlarla sıkı sıkıya bağlanmış olan insanlar, hak arama mücadelesini kazanmalarına rağmen bankaların elinden hak edilen alacaklarını alamıyorlar!

Bu iş traji-komik bir vaka!

Hukuk, dosya masrafının iadesine karar vermiş, emsal davalarla bu işler teyit edilmiş olmasına rağmen, bankaların insafına terk edilme durumunu içimize nasıl sindirebildiğimiz dört dörtlük bir tez konusu!

İnsanımızı üzmeyin artık.

Kazanılmış bir hakkın, üstüne üstlük bir hukuk mücadelesi daha veriliyor.

Yani katmerli hukuk davası gibi anlamsız bir şey!

Adam Bankaya gidiyor, bankanın haksız aldığı dosya masrafının makbuzunu istiyor ve alamıyor.

Alamayınca, avukata gidiyor ve avukatla makbuzu alırken zafer kazandığını düşünüyor, ancak bankalar bu işe pek memnunlar. Hemde mutluluktan ağızları kulaklarında.

Bu parayı size vereceğim amma, burnunuzdan da fitil fitil getireceğim havalarında.

Millette avukatla da olsa paramı aldım diye neredeyse halay çekecek!

*/*/*/*/*

Bankalar, bir çok konuda imdadımıza koşmadılar değil. En yakın akrabalarımız, en yakın dostlarımız paraları varken yok dediklerinde, en bunaldığımız, en sıkıştığımız dönemlerde verdikleri kredilerle bir çoğumuzun nefes almasına sebep oldular.

Bunları bu ülkede kimse inkar etmiyor.

Sevgili Bankalar! Bu insanlar madem bize mecbur, madem seslerini çıkaracak halleri yok, koruyanları, kollayanları, gözetenleri, haklarını arayanları da yok, para alırken, para çekerken, kart parası, sorgulama parası, aylık faiz, çekim ücreti, gecikme faizi vesaire… vesaire… diyerek alalım alacağımızı mantığı ile gıkını bile çıkaramayan banka müşterilerinden az para almadınız. Kala kala bir dosya parasına kaldıysanız, kapatın gidin o bankaları!..

Dosya parasını bu kadar mesele yapmanızı bu ülkede kimse anlayabilmiş değil!

Bir çok insanımızın bu anlamsız hukuk savaşını bankalarda tekrar tekrar yaşamak istemediğini, bankalardan bu durumu sorarken yaşamayı arzu etmediği sıkıntıyı hükümetimiz görmek zorunda.

Bir çok insan bankalara bu yüzden gidip makbuz istemiyor! Hukuk mücadelesi sonunda kaç ay sonra alacağı meçhul olan bir parayı alma eğilimi göstermiyor.

Bu durumda bankalarımız zil takıp oynasalar yeri! Bu gidişat devam ettiği müddetçe, alacaklı olanların büyük bir kısmı haketmiş oldukları parayı almaya gitmeyeceklerinden o para bankalara kalacak!

Değilse gazetelerimizde ve ekranlarımızda, yapmış olduğu hukuk savaşını kazanan bir kaç banka müşterisi ve cevval avukatların isimleri haber mantığı çerçevesinde verilip geçecek!

Ancak, mağduriyetler devam edecek.

Bu konuda kafa yoran, mücadele eden Tüketici Hakları Dernekleri, hükümet nezdindeki çalışmalarını Bankaların dosya paralarını müşterilerinin hesaplarına aktarmaları noktasında çalışmalar yapmalılar diye düşünüyorum.

Hükümetimizinde, vatandaşını bankalar karşısında ezik, başı önde, boynu bükük, çaresiz, kimsesiz, desteksiz bırakmamasını temenni ediyorum!..

> Yeni Meram >Yazarlar > Bankalar…Bankalar!..
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.