YAZARLAR

■ Unutmayınız ki, Cumhurbaşkanı bile sınıfta öğretmenden sonra gelir.

***

Mustafa Kemal Atatürk diyor ki;

Muallimler! Yeni nesli, Cumhuriyetin fedakâr muallim ve mürebbilerini sizler yetiştireceksiniz. Ve yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.

Nitekim elverişsiz ekonomik ve sosyal koşullar içinde bile Öğretmenler yeni nesli kurmada temel taşı işlevi görmüşlerdir.

Yalnız ülkemizde değil, dünyanın her yerinde, öğretmen sözcüğü, özveriyle, saygınlıkla özdeşlemiştir. Bu bağlamda da yine Atatürk’ün görüşlerinin altını çiziyoruz.

Dünyanın her tarafında öğretmenler, insan topluluğunun en fedakâr ve muhterem unsurlarıdır.

Hz. Ali, öğretmenliğin bir Tanrı sanatı olduğuna vurgu yaparak “Bana bir harf öğretenin kulu kölesi olurum” demekte ve yalın doğruyu dile getirmektedir.

Öğretmenlik, aynı zamanda evrensel bir değeri de ifade etmektedir;

■ Dünyada her şeye değer biçilebilir, ama öğretmenin eserine değer biçilemez. Çünkü onun eseri, hem her şeydir ve hem de hiçbir şeydir.

Öğretmenler yılda bir gün değil, her gün anılmalı, bu sevgi pınarı sonsuza dek, bir musiki ahenginde şırıl şırıl akmalıdır.

***

Kişilerin yaşam çizgilerinde öğretmenlerin önemli ve öne çıkan kimi anıları ve tutkuları vardır. Yaşlar, ilerlemiş de olsa, öğretmen anıları, tazeliğini sürekli korumaktadır.

Türkler, ilk önceleri Göktürk ve Uygur alfabelerini kullanmışlardır. 8. Yüzyıldan itibaren, İslamiyet’in kabul edilmesiyle birlikte Uygur alfabesi bırakılarak Arap alfabesine geçilmiştir.

Kurtuluş Savaşı’nı kazandıktan sonra,

29 Ekim 1923’te Cumhuriyet’i kuran Ulu Önder Atatürk, askeri, ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda birçok yeniliği birden başlatmıştır. Bu yeniliklerden biri de, 1 Kasım 1928 tarihinde çıkarılan 1353 sayılı yasayla, Arap alfabesi yerine Latin alfabesinin kabulü olmuştur. Yeni harflerin öğrenilmesi ve okur-yazar sayısının artırılması için büyük bir seferberlik başlatılmış, 24 Kasım 1928 tarihinde açılan, Millet Mektepleri’nde yurttaşlara okuma yazma öğretilmiştir.
Millet Mektepleri’nin açılışı ve Atatürk’ün Başöğretmenliği kabul etmesi nedeniyle, 24 Kasım, 1981 yılından bu yana her yıl “Öğretmenler Günü” olarak kutlanmaktadır.

Ulusların çağdaşlık düzeyine ulaşması eğitim ve öğretimin kaliteli ve bilimsel yöntemlerle yürütülmesi ile olanaklıdır.
Eğitim sorunlarını çözen uluslar; kültür, sanat, bilim, teknoloji ve ekonomik alanlarda kalkınmış ve ilerlemişlerdir.
Öğretmenler; insanları eğiten ve onlara yaşamı ve çeşitli bilgileri öğreten, meslek edinmelerine katkıda bulunan, çocuk ve gençlerin eğitim-öğretimlerine rehberlik eden, yön veren saygın kişilerdir.

Köy Öğretmeni Şefik Sinig, gözlerini yaşama yumarken, son söz olarak çiçeklere benzettiği öğrenicilerini istemiştir;

Bana çiçek getirin,

Dünyanın bütün çiçeklerini buraya getirin.

Nüfus kimliğinde “Konya” yazan şair Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın dizelerinde öğretmen;

■ A’dan başlar aydınlık,
Bir taş koyar bütün yapılarda temele öğretmen,
Soluğudur düşüncenin buğdaydan yalaza dek.
Yeryüzünde ne varsa ondan gelmelidir,
Yüz yüze, el ele öğretmen.”

Öğretmenler günü kutlu olsun. Tüm öğretmenlerimin ellerinden öperim.

BİR DAMLA:

■ Milletleri kurtaranlar öğretmenlerdir.

■ Bir topluluk ulus olabilmek için mutlaka eğiticilere, öğretmenlere muhtaçtır. Onlardır

■ Öğretmen bir kandile benzer, kendini

tüketerek başkalarına ışık verir.

■ Gelecek nesiller öğretmenlerin omuzları üzerinde yükselecektir.

> Yeni Meram >Yazarlar > BANA BİR HARF ÖĞRETSE BİLE
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.