YAZARLAR

ABD tüm dünya ülkelerini LİBYA’daki olaylara birlik olmaya çağırıyor!

Katliamı durdurun!

Kıyımlara tavır koyun!

Vahşete karşı koyun!

Kim söylüyor bunu, ABD’ mi…?

Yok olamaz, bir yanlışlık var bunda!

ABD’nin güdülediği, yönettiği, tüm katliamlarında “Demokrasi getiriyoruz” masalı ile yönlendirdiği NATO askerlerinin AFGANİSTAN’da düzenledikleri ortak operasyonda 64 sivilin öldüğü gazetelerde yazılmadı mı? Bunların çoğunun kadın ve çocuk olduğu belirtilmedi mi?

Ne işi vardı ABD’nin Afganistan’da?

ABD; öldürdü mü… Adı Demokrasi.

Hoşuna gitmeyen, ekonomisini, yer altı zenginliklerini sömürmek için ABD’nin uydurduğu öykülerle ülkeleri karıştırılınca savunmaya geçen yöneticileri “vahşet uyguluyor” diye servis eder.

Ama çok iyi oldu.

Belki İslam Alemi akıllanır.

Belki ABD hayranı yöneticiler akıllanır.

Irak’taki vahşeti seyreden Orta Doğu ve Arap liderleri akıllanır.

Onlarca sivili, kadını, çocuğu öldürdü ABD.

Ne Mısır’dan, ne Libya’dan, Yemen’den, Iran’dan, Ürdün’den, Suriye’den, Fas, Cezayir, Kuveyt ve Türkiye’den tepki olmadı. Üstelik hava sahaları açılarak destek olundu.

Alma mazlum ahını çıkar aheste aheste.

Susma! Sustukça sıra sana gelecek!

Gülme komşuna, gelir başına!

İşte bu ATASÖZLERİNİ bilmeyenler sıranın kendilerine geldiğini, geleceğini, işi biten ABD’nin sadece bir düğmeye basarak bütün ülkeleri, o cahil, bilimsellikten uzak ulemayla, din adamlarının fetvalarıyla yol haritalarını çizen insanları nasıl sokaklara döküp ve yıllarca kendi çıkarı için kullandığı liderleri de “”deliğe süpürüverdiğini” görürler ve hazırlıklı olup, ülkelerinde bilime, ilme, fenne önem verirler.

Ülkelerinin kurumlarını, doğal kaynaklarını yabancı sermayeye bedava dağıtmazlar.

Artık herkes bunu bilmeli.

Önce tarımın, hayvancılığın, ihracatın, fabrikaların, basın kuruluşların emperyalizmin yani sömürgeciliğin eline geçiyor.

Sonra toprakların birer birer satılıyor.

Sonra etrafın ateş çemberi ile sarılıyor.

Sonra da istediği oyunu ülkende oynuyor.

Uyanık olmak da ülke insanına düşüyor.

Ne güzel söylemiş, söylemiş de…kim duymuş! Yine de yazacağım.

Mustafa Kemal Atatürk; Kürt Said gibi kişileri; MÜRŞİD kabul edenler için 1933 yılında şöyle sesleniyor:

“Bazı şeyler vardır ki bir kanunla, emirle düzeltilebilir. Ama bazı şeyler vardır ki kanunla, emirle milletçe omuz omuza boğuştuğunuz halde düzelmezler. ADAM FESİ ATAR ŞAPKAYI GİYER; AMA ALNINDA FESİN İZİ VARDIR. SİZ SARIKLA GEZMEYİ YASAKLARSINIZ, KİMSE SARIKLA DOLAŞAMAZ, AMA BAZI İNSANLARIN BAŞINDAKİ GÖRÜNMEYEN SARIKLARI YOK EDEMEZSİNİZ. ÇÜNKÜ ONLAR ZİHNİYETİN İÇİNDEDİR. ZİHNİYET BİNLERCE YILIN BİRİKİMİDİR. BU BİRİKİMİ BİR ANDA YOK EDEMEZSİNİZ. ONUNLA SADECE BOĞUŞURSUNUZ. YENİ BİR ZİHNİYET, YENİ BİR AHLAK EDİNİNCEYE KADAR BOĞUŞURSUNUZ.”

İSLAMİYET’in ve TÜRK MİLLETİ’nin en büyük düşmanları; Emperyalist devletlerle işbirliği yaparak, tarih boyunca dayanışma içinde hareket eden BÖLÜCÜLERLE, SİYASAL İSLAMCILARDIR…Cennetin kapılarının en çok onlara kapalı kalacağına inanıyorum…BÖYLE BİR GÜNAHI AFFETTİRECEK DUA YOK ÇÜNKÜ…

Dileğim İslam Alemi’nin akıllanıp ders almasıdır.

> Yeni Meram >Yazarlar > BAK ŞU KONUŞANA!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.