YAZARLAR

Yine gömgök dere batmış çıka geldi çemene

Nevbahâr erdi deyü verdi haberler sünbül

Beden-i pâki neden böyle olurdu hoş-bû

Olmasa müşg ü gülâb ile muhammer sünbül.

Sümbül, yine gömgök tere batmış olarak kırlara çıkageldi de çığlık çığlığa insanlara şu haberi ulaştırdı: ‘Gözünüzü açın, ilkbahar geldi!’. Eğer şu sümbülün hamuru misk ve gülsuyu ile yoğrulmuş olmasaydı berrak bedeni nasıl böyle temiz kokabilirdi ki?”

***

Mevsim bahara evrilirken, yağmur taneleri de yeryüzüne karşı selama duruyor.

Ağaçlara özsuyu yürüyor.

Tomurcuklar çiçeğe, güle dönüşmenin sancısı ve heyecanı içindedir.

■ Erişti nevbahar eyyamı
Açıldı gül-ü gülşen.

Açıldı dilberin ruhsarı
gibi laleler güller.
Çerağan vakti geldi
lalezarın didesi ruşen.

Her yaşın, kendine özgü bir güzelliği olduğu gibi her mevsimin de çekici yönleri vardır. Bu gerçek doğanın insanlığa sunduğu değişmez bir yasadır. Mevsim bahar, ilkbahar!

En süslü, en görkemli, en şiir, en çoşkulu, en umut dolu bir mevsim içreyiz;

■ Bahar; insanın çocukluğuna başkaldırması, isyan etmesidir. Bütün kadınların küçük bir kız, bütün erkeklerin küçük bir oğlan çocuğu olduğu, birlikte “yaramazlık” ettiği mevsimdir. Havada dolaşan bu nedensiz sevinç yaramazlık isteğinden başka bir şey değildir.

Bir başka görüş;

Her bahar doğa gençleşir, biz yaşlanırız.
“Bahar yorgunluğu” dediğimiz de bizim baharla uyumsuzluğumuzdur.
Aslında biz sevgiyi unutmanın bedelini ödüyoruz. Bedel, baharı hastalık olarak yaşamaktır. İnsanın doğayı ve baharı fark etmemesi çok garip gelmiyor mu?
Belki de “bahar öyle kendiliğinden geliveriyor” diye umursamıyoruz.
Sevgiyi de öyle yapmadık mı?
Sevgiyi izne bağlamadık mı? Sevgiyi alıp satmadık mı? Sevgi de bahar gibidir. İnsanın, “Acaba ben de sevebilecek miyim?” diye tasalanması boşuna. Sevgi hep vardır ama insanın onu fark edecek, onu incelikle tutacak insanlığını arar.
Sevgi bahar gibidir.
İzin istemez ve değerini bilenindir.

Baharın rengi, biraz da edebiyatıdır. Divan şirinde “doğa” sıkça işlenir.

Bahar ve kışı yansıtan şiirlere ayrı adlar bile verilmiştir. Baharı anlatan şiirlere bahariye, kışı anlatanlara da şitaiye denmiştir.

Bahar, şair için sevinç kaynağıdır. Bu mevsim için yapılan benzetmelerden biri sultandır. Örneğin, bahar sultanı ordusunu toplar, kış sultanına hücum ederek onu yener. Baki’nin “Bahar Kasidesi”, en güzel bahariye örneğidir. Bahar betimlenirken gül, bülbül, lâle, sümbül, çimen gibi sözcüklere sıkça başvurulmuştur.

Divan şairine göre bahar, yaşam ve canlılığın kaynağıdır. Kış ise can sıkıcı ve bunaltıcıdır; zalim bir padişaha benzetilir.

■ İlkbahar bir genç kız, yaz bir ana, sonbahar bir dul, kış da üvey anadır.

BİR DAMLA:

BAHAR

Tennure giymiş ağaçlar, aşk niyâz eder Mevlânâ
İçimdeki Nigâr başka bir nigârdır
İçimdeki sema’a nece yıldızlar akar
Ben dönerim, gökler döner benzimde güller açar
Güneşli bahçelerde ağaçlar halaka-ssemâvâti- vel’ard’h
Yılanlar ney havalarını dinler tennure giymiş ağaçlarda
Çemen çocukları mahmur câaan seni çağırıyorlar
Yolunu kaybeden güneşlere bakıp gülümserim
Ben uçarım, gökler uçar

> Yeni Meram >Yazarlar > BAHARA SELAM
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.