YAZARLAR

Siyaset dünyasından bir yıldız daha kaydı;

Aydın Menderes’i yitirdik!

Yaşamının en olgun döneminde, 65 yaşında yaşama veda eden Sevgili Aydın bir Konya sevdalısıydı. Konya’nın tüm sorunlarıyla yakından ilgilenirdi. Akil insan da derler, önemli dünya ve yurt sorunlarında görüş ve bilgisine başvurulurdu. Kibirden uzak, alçak gönüllü tam anlamıyla bir beyefendiydi.

Konya Milletvekilliği döneminde tanıştık, dost olduk ve bu yakınlık giderek pekişti.

Hastaneye kaldırılmadan önce zaman zaman telefonla arar, hal ve hatır sorardı.

Ankara’da, TRT eski Genel Müdürü aziz dostum Sayın Prof. Dr. Şaban Karataş’ın

eşgüdümünde, dönemin İç İçleri Bakanı merhum ağabeyim Dr. Faruk Sûkan’ın da katılımıyla toplanır, Konya sorunlarını ele alır, çözüm önerilerini değerlendirirdik.

Menderes ailesinin talihsizliklerinden maalesef o da soyutlanamadı ve Merhum Menderes’in üç oğlundan tek hayatta kalan sevgili Aydın da ebediyete uzanıp gitti.

***
Aydın Menderes 1946 yılında Başkent’te doğdu, Ankara Koleji’ni bitirdikten sonra yüksek öğrenimini Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’nde 1968 yılında tamamladı. Siyasete 1970 yılında Aydın’da Demokratik Parti’nin il başkanı olarak giren Menderes, 1977 yılında Adalet Partisi Konya Milletvekili ve 1978 yılında aynı partinin Genel İdare Kurulu üyesi oldu; 1993 yılında kurucusu olduğu Büyük Değişim Partisi’nin genel başkanlığına seçildi. 1994 yılında bu partiyle birleşen Demokrat Parti’de genel başkan oldu. 1995 yılında Refah Partisi’nden İstanbul milletvekili seçilen Menderes, 1996’da aynı partinin genel başkan yardımcılığına getirildi. Fazilet Partisi’nden 1999’da İstanbul milletvekili olan Menderes, aynı yıl partisinden istifa etti. 3 Kasım 2002’de DYP’den Aydın milletvekili adayı olan Menderes, DYP’nin 3 Kasım 2002 seçimlerinde barajı aşamaması üzerine siyaseti bıraktı.

Menderes, Yeni Asır’da köşe yazarlığı yapıyordu; 20 Kasım’da yazdığı “Millet ve tarih” başlıklı son yazısında 19. Yüzyıl’ın düşünürü Ernest Renan’ın “Toplumları, üretilen bir tarih meydana getirir” sözünü anımsatıyor ve şöyle devam ediyordu;

Güç kimde ise gerçek onun dediğidir. Bunu da Alman Nazi yanlısı Karl Schmidt 1920’lerde söylemiştir. Önce bu söze karşı çıkanlar daha sonra bunu kabul ettiklerini itiraf etmişlerdir. İstisnaları vardır. Ancak sözün özeti ‘Güç kimin elindeyse tarih yazımı da onun elinde demek, yanlıştır. Renan da yanılmıştır.”
Ortadoğu’daki gelişmeleri de değerlendiren Menderes, görüşünü şöyle belirtmiştir:

“Uzun söze artık lüzum yoktur. Başbakan Erdoğan’ın son açıklamaları ve Amerika’nın tutumu gerçeği ortaya koymuştur. Türkiye Ortadoğu bölgesinin yeni egemen gücü olacaktır. Bunun kapsamını ve anlamını zaman ortaya koyacaktır. Bu kararı Amerika vermiş, Türkiye de kabul etmiştir. Bu tek başına ne iyi ne de kötü bir şeydir. Önemli olan bu anlaşmanın şartlarıdır. Eğer şartlar Türkiye’nin lehine ise bu onun için doğru bir anlaşmadır. Bu işten karlı çıkar. Aksi halde zarar eder. Bunu biz kişisel olarak önceden bilemeyiz. Zira takdir Yüce Allah’ındır.”

O, nazik ve ince etik değerlere içten saygılı, üretken, çalışkan akpak örnek bir insandı

Menderes ailesinin acısını paylaşır, aziz ölüye Tanrı’dan mağfiret niyaz ederiz. Adı gibi kabri de aydın olur, inşallah!

■ İstediğin gibi yaşa, bir gün öleceksin! Kimi seversen sev bir gün ayrılacaksın! Ne yaparsan yap, bir gün hesabını vereceksin!

BİR DAMLA:

CAN ÖLMEZ!

Ten fanidir, can ölmez
Çünkü, gitti geri gelmez
Ölür ise ten ölür
Canlar ölesi değil…

> Yeni Meram >Yazarlar > AYDIN MENDERES VE KONYA
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.