YAZARLAR

■ Bir ömrü nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz. Nasıl ölürseniz öyle de dirilirsiniz!

***

İstanbul Zincirlikuyu Mezarlığı girişinde gelenleri bir ayet karşılar;

■ Her canlı ölümü tadacaktır.

Konya semalarından düzgün, birikimli aydın bir yıldız daha kaydı; her canlı gibi Ahmet Attila Gücüyener de ölümü tattı.

Sevgili Ahmet’in ölüm haberini Ankara’da Yeni meram’dan öğrendim. Konya’daki cenaze törenine katılamadığım ve tabutuna omuz veremediğim için ayrıca çok üzgünüm. Sevgili Ahmet benim değer verdiğim, sevdiğim bir dosttu. İyi eğitim almış, sıcak, sevecen bir kişi, Gücüyener ailesinin entelektüel bireyiydi. Görüşür, konuşur, dertleşirdik. Etik, sevgi ve saygı kurallarına özen gösteren tam bir Konya beyefendisiydi. Kimseyi kırmazdı; sıcak, ince ve güler yüzlü bir kişilik sergilerdi.

Sevgili Ahmet 69 yıllık yaşam sürecinde hep çalıştı, koştu ve üretti. Öncelikle meslektaşımızdı saygın bir gazeteciydi. Yeni Konya’da Yazı İşleri Müdürlüğü yaptı. Gün Kitabevinin sahibiydi, okurdu, okumaya, kitaba öğrenmeye tutkundu, Başarılı iş adamı yönü de vardı Büyük bir un fabrikasının sahiplerinden biriydi. İleri derecede İngilizce bilirdi , kimi uluslararası

Kurum ve kuruluşların temsilciliğini yaptı.

İnsanlarımızı, yakınlarımızı, dostlarımızı birer ikişer, toprağa veriyoruz, çoğuyla vedalaşamaya bile olanak bulamıyoruz.

Bizim de aile Mezarlığımız Üçler, bu nedenle de değerli dostumun kabrini sıkça ziyaret etme tesellimiz var. Bir başka teselli de Yunus’un dizelerinde;

Ten fanidir, can ölmez
Çün, gitti geri gelmez
Ölür ise ten ölür
Canlar ölesi değil.

Ana rahminden geldik pazara

Bir kefen aldık döndük mezara.

Büyük düşünür Şems-i Tebrizi diyor ki;

■ Ne diye böbürlenip büyükleniyorsun. Doğumun bir damla su, ölümün bir avuç toprak değil mi?

Bu bir doğa yasadır;

Doğacak, yaşayacak, sonra da öleceğiz;

■ Muhibbî, sâdığı yeğdir, kişinin akrabasından

Padişah olsan da derler ‘Er kişi niyetine!

Dede Korkut öykülerinin en sonunda Korkut Ata eline kopuzunu alır ve der ki:

“Gelimli gidimli dünya âhir son ucu ölümlü dünya.”
Kısa süre önce yaşamını yitiren Steve Jobs’in eski konuşması bir kez daha anımsandı;

“Ölüm, hayatın en iyi icadıdır.”

Cemal Süreye demiş;

“Her ölüm erken ölümdür.”

Bir de Bâki’ye kulak verelim;

“Bâki kalan bu kubbede bir hoş sedâ imiş.”

Sevgili Ahmet de bu dünyada hoş sedalar bırakarak gitti.

Bu acı kayıptan dolayı Gücüyener, Demirok, Berk, Varol, Arıcan ve Özkara ailesinin acılarını paylaşır, aziz ölüye Tanrı’dan mağfiret niyaz ederiz. Toprağı bol ve aydınlık olsun…

BİR DAMLA:

■ Nasıl istersen öyle yaşa, fakat bil ki, bir gün mutlaka öleceksin.
Kimi seversen sev ama unutma ki, bir gün ondan ayrılacaksın.
Dilediğin gibi davran, lâkin şu da her zaman hatırında olsun ki, her yaptığının karşılığını mutlaka göreceksin.

■ Olmaz dediğin ne varsa hepsi olur. Düşmem dersin düşersin, şaşmam dersin şaşarsın. Öldüm der durur, yine de yaşarsın.

> Yeni Meram >Yazarlar > ATTİLA GÜCÜYENER VE ÖLÜM!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.